T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/185 - Karar No:2025/980 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.4 md) ESAS NO : 2024/185 KARAR NO : 2025/980 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2020/19 E-2023/719 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinde…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/185 - Karar No:2025/980 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.4 md) ESAS NO : 2024/185 KARAR NO : 2025/980 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2020/19 E-2023/719 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; ... Parselde yer alan “... İnşaat AVM ve Konut Projesi Alüminyum Doğrama İşleri Yapım Sözleşmesi” kapsamında alüminyum doğrama, kompozit, ışıklık, korkuluk işleri için taraflar arasında 25.10.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, şantiye alanında ve fabrika sahasında imalata başlandığını, ancak davalı şirketin imalat alanlarını zamanında teslim etmemesi nedeniyle işin gecikmesine ve eylemli feshine sebep olduğunu, işin devamı sırasında avans olarak ve barter ödemesi olarak taahhüt edilen iki adet dairenin teslim edilmediğini, yapılan imalatlara ilişkin hakedişlerin geciktirildiğini, her bir hakediş kapsamına giren işlerden önemli kesintiler yapılarak ödeme tutarının azaltıldığını, ödeme için verilen çeklerin sözleşmede belirtilen tarih ve vadelerde düzenlenmediğini, 22.11.2018 tarihinde müvekkil şirket yönetici ve şantiye sorumlularının fiziki saldırı içeren sözlerle şantiyeden zorla uzaklaştırmak suretiyle işin devam etmesinin imkansızlaşması sonucu Ankara 25. Noterliği'nin 27.12.2018 tarih ve 28991 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, 14.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/8 D.İş sayılı dosyasında 21.01.2019 tarihi itibariyle işin seviye tespitinin yapıldığını ve sonuç olarak sözleşmeye konu şantiye sahasından ayrıldığı tarihte davalı şirketten toplam 2.767.969,17 TL + KDV alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, sözleşmede belirtilen 31.07.2018 tarihinde tamamlanması gereken imalatların gecikmesinin nedeninin elektronik posta yazışmalarında görüleceği üzere davalı iş sahibinden kaynaklandığını, davalının şantiye alanını imalata uygun teslim edememesi nedeniyle alacaklı temerrüdüne düştüğünü, işin devamı sırasında hakedişlerin hiçbir zaman süresinde ödenmediğini, avans olarak düzenlenen barter ödemesinin yapılmadığını, sözleşme dışı imalat bedellerinin ve bir kısım hakedişlerin ödenmediğini, teminat kesintilerinin iadesi gerektiğini, müvekkilinin şantiyede kullanacağı imalatların bir kısmını şantiye alanına getirdiğini, diğer kısmını fabrika sahasında hazır beklettiğini, uzun süre davalı şirketin şantiye alanını imalata elverişli hale getirmesini beklediği süre içerisinde iş kaybına uğradığını, bu iş nedeniyle istihdam ettiği çalışanlara yapılan ödemeler nedeniyle de fazladan yapılan harcamalara katlanmak durumunda kaldığını, makul bekleme süresinin fazlasıyla aşıldığı bu durumun davalı şirketin işi eylemli olarak feshettiğinin bir göstergesi olduğunu ve müvekkilinin bu konuda uğradığı müspet zararın karşılanması gerektiğini belirterek taraflar arasındaki 25.10.2017 tarihli sözleşmenin davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davalı şirket tarafından haksız yere eylemli olarak feshedildiğinin tespitini, davalı şirketin haksız eylemli feshi nedeniyle müvekkili şirketin fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik KDV hariç 1.000,00 TL müspet zararının dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalı şirketin eylemli feshi kabul edilmediği takdirde, müvekkil şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespitini, müvekkili şirketin haklı feshi nedeniyle şimdilik KDV hariç 1.000,00 TL müspet zararının 27.12.2018 fesih tarihinden itibaren avans faiziyle, müvekkili şirketin haklı feshi nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik KDV hariç 1.000,00 TL menfi zararının sözleşmenin 27.12.2018 fesih tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini, şimdilik KDV hariç 1.000,00 TL sözleşme dışı ek imalat bedellerinin ek imalat tarihlerinden itibaren, 6 ve 7 no'lu hakediş bedellerinden şimdilik 400.000,00 TL + KDV'nin hakediş tarihlerinden itibaren, hakedişlerinden yapılan KDV hariç toplam 158.910,76 TL nakdi teminat kesintisinin kesinti tarihlerinden itibaren avans faizi ile şimdilik KDV hariç 10.000,00 TL barter kesintisinin kesinti tarihlerinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilinin talep ve dava etmiştir. Davacı vekili; 28/09/2022 tarihli talep artırım dilekçesinde, davalı şirketin haksız eylemli feshi nedeniyle 1.000,00 TL müspet zararının dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini, mahkemece davalı şirketin eylemli feshi kabul edilmediği takdirde, müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL müspet zararın, müvekkilinin hakediş alacağı, sahada demonte bulunan malzeme bedeli, fabrikada bulunan malzeme bedellerine karşılık toplam 2.414.154,40 TL'nin 27.12.2018 fesih tarihinden, 172.059,93 TL'nin ek imalat tarihlerinden ve nakdi teminat kesintisine karşılık 158.910,76 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren olmak üzere toplam 2.745.125,09 TL'nin belirtilen tarihlerden itibaren işlevecek avans faizleri birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle davacının inşaatın hali hazırdaki durumunun ve seyrinin bilincinde olduğunu, inşaat sahasını dolaştığını, gerekli kontrol ve denetimleri yaptığını ve taahhüt ettiği işleri tamamlaması için gerekli süreyi hesapladığını; müvekkili şirketin sözleşmenin imzalandığı tarihte AVM blokunun betonarmesi yani kabası bitmiş olarak, davacı şirketin işe başlamasına engel olmayacak halde yer teslimi yaptığını, beton döküm tutanaklarına bakıldığında 12.12.2017 tarihinde 33. kat betonu dökülerek kaba inşaatın tamamının taahhüt edildiği şekilde tamamlandığını, zemin kat B-C blok markiz çelik imalatlarının da 20.01.2018 tarihinde tamamlandığını, davacı şirketin yüklendiği edimleri süresi içerisinde ve sözleşme koşullarına uygun olarak ifa etmemesinin müvekkil şirketten kaynaklı bir gecikmeye bağlı olmadığını, sözleşmede barter kesintisinin yapılması ile ilgili düzenleme olduğunu, avans niteliğinde olmadığı, davacının yapacağı hakedişlerinden %26'lık kesintinin dairelerin bedellerini karşılaması halinde talep hakkının doğacağını, ancak sahada tamamlanan imalattan yapılan kesintinin sözleşmede belirlenen dairenin bedelini karşılamadığını; onaylanan hakedişlerin sözleşmede belirlenen sürelerde ve mutabakat çerçevesinde ödenmiş olduğunun muhasebe ve banka kayıtları ile belirleneceğini, işi süresinde tamamlayamayan davacı şirket in şifahi olarak uyarıldığını, davacı şirketin çeşitli mazeretler ürettiğini, bunun üzerine Ankara 50.Noterliği'nin 22.11.2018 tarih ve 17769 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini ve işin süresi içerisinde bitirilmemesi sebebiyle işin gecikme cezası uygulanarak devam edeceğini, işin ivedilikle bitirilip teslim edilmesi gerektiğini ve çeklerin iadesini talep ettiğini; iş bu ihtarnameye cevap verilmemesi üzerine Ankara 50.Noterliği'nin 03.12.2018 tarih ve 18017 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile “işin bir ay içerisinde tamamlanıp teslim edilmesi gerektiği, aksi halde sözleşme hükümlerine göre 3. kişiye namı hesaplarına tamamlatılacağı” nın bildirildiğini, davacı şirketin şantiyeyi terk etmesi ve işi durdurması üzerine, 3. kişilerle yapacağı sözleşmeye delil tespit etmesi açısından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/466 D.İş dosyasında yapılan 18.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda sahadaki durumun tespit edildiğini; davacı şirketin edimini süresinde ifa etmemesi ve sözleşmeyi haksız feshetmesi ile, inşaatın tamamlanma süresinin uzadığını ve diğer taşeronlarla sorunlar yaşandığını, kiracılarla yapılan sözleşmelerin feshedildiğini, maddi kayıp yanında ticari itibarının ve güvenirliğinin de sarsıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/472 Esas Sayılı Davasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/10/2017 tarihinde taraflar arasında "... İnşaat AVM ve Konut Projesi Alüminyum Doğrama İşleri" konulu eser sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmeye göre davalının "... parselde yer alan ... ... Karma Proje İnşaatı Alüminyum Doğrama Kompozit, Işıklık, Korkuluk İşlerini" ifa etmeyi taahhüt ettiğini, davalının sözleşmeye göre imalatları en geç 31.07.2018 tarihinde geçici kabule hazır hale getirerek işverene teslim etmesi gerektiği halde 22.11.2018 tarihine gelindiğinde işin seviyesinin taahhüt edilenin çok altında kaldığını, ayrıca sahadaki imalat ve montajında projeye uygun olmadığını, bu nedenle Ankara 50.Noterliği'nin 22.11.2018 tarih ve 17769 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı tarafından ihtarnameye cevap verilmediğinden ve şantiyede herhangi bir çalışmaya başlanılmadığından Ankara 50.Noterliği'nin 03.12.2018 tarih ve 18017 yevmiye numaralı ihtarnamesinin düzenlendiğini, sözleşmeyle üstlendiği tüm imalat ve montajların 1 ay içerisinde tamamlanması gerektiğini, aksi halde yaptıracakları imalat tespitinden sonra işin 3. kişiye namı hesabına yaptırılacağını, tüm zarar, kira kaybı, artan iskan harçları, 3. kişilerle yapılan sözleşmelerin ifa edilememesi nedeniyle uğranan zararların talep edileceğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin, davalı şirketin işi ifa etmeyeceğini 04/12/2018 tarihli ihtarnamesi ile öğrendiğinden, işin halihazırda seviyesinin belirlenmesi için Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/466 D.iş sayılı dosyasında 12/12/2018 tarihinde tespit talebinde bulunduklarını, 24/05/2019 tarihli tespit raporuna itirazları üzerine 10/09/2019 tarihli ek rapor düzenlendiğini, davalı tarafın talebi üzerine Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/8 D.iş sayılı dosyasına sunulan 14/02/2019 tarihli tespit raporuna da itiraz edildiğini, davalının edimini ifa edemeyince gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak sözleşmeyi feshettiğini, yaptığı imalatların ayıplı olduğunu, kompozit kaplama işlerini, döşeme üstü cam korkuluk işini ayıplı imal etmesi ve montajında hatalı olması sebebiyle, tümünün sökülerek 3. kişiye fahiş farkla yaptırıldığını, bu zarardan davalının sorumlu olduğunu; radyüs camların yerde olmasına rağmen montajının ayıplı iş nedeniyle yapılamadığını, davalı şirketin sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 563.163,00 TL gecikme cezası, 10.000,00 TL davalı tarafından bırakılan işin 3. kişiye tamamlatılmasından kaynaklı zarar, 10.000,00 TL davalı tarafından sözleşmesinin süresinde ifa edilmemesinden kaynaklı 3. kişilerle yapılan sözleşmelerin feshi ve kira kaybından kaynaklı zarar olmak üzere toplam 583.163,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ; imalat yapılacak alanların kendilerine tesliminde gecikme yaşandığının iç elektronik posta yazışmalarında görüleceğini, asıl davada belirtildiği üzere Ankara 14.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/8 D.İş sayılı dosyasında alman bilirkişi raporu kapsamında 21.01.2019 tarihi itibariyle işin seviyesinin tespit edildiğini, cam korkulukların tamamının doğru montajlandığını, özellikle radyuslu bölge kompozit numunesinin davacının kendisi ve firma yetkilisi tarafından sahada görülüp onaylandığını; ilgili bölgelerin tüm kompozit imalatlarının müvekkil fabrikasında stokta tutulduğunu, proje süresince 6 no.lu hakedişe kadar işveren tarafından hiçbir itirazda bulunulmadığını, nefaset kesintisi uygulanmadığını, imalatların kabul edildiğini, Ekim 2018 imalatlarının yer aldığı hakedişin 02.11.2018 tarihinde şantiye ekibine e-mail ile gönderildiğini, KDV dahil 1.176.965,92 TL. tutarındaki bu hakedişin hiçbir gerekçe gösterilmeden bir kısım imalatların kapsam dışına atıldığını, KDV dahil 959.925,61 TL olarak bağlandığını, müvekkil tarafından bu tutara 31.10.2018 tarih ve 080078 sayılı fatura düzenlendiğini, faturanın diğer faturalarda olduğu gibi 21.11.208 tarihinde şantiye muhasebesine elden götürüldüğünü, faturanın iade edilmek istenmesi ve çek verilmemesini müvekkilinin kabul etmemesi üzerine 22.11.2018 tarihinde müvekkil şirket yetkililerinin şantiye alanına girmesinin yasaklandığını, davacı işverenin anılan hakedişe dayalı olarak müvekkil şirkete “gider payı” olarak KDV dahil 3.446,46 TL tutarlı 000498 sayılı ve 31.10.2018 tarihli faturayı düzenlediğini ve tahsil ettiğini bu durumun 6 no.lu hakedişin ödenmesi konusunda davacı şirketin haksız olduğunu ortaya koyduğunu, davacı iddiasında yer alan A Blok radyüslü imalat örneğinin şantiyede yapıldığını, diğer tüm imalatların alt konstrüksiyonu ile birlikte, bükülmüş ve montaja hazır olarak fabrikada hazır olduğunu, batı cephesi pencere önü korkuluklarında imalatının bittiğini ancak 22.11.2018 tarihinde şantiyedeki fiili durum nedeniyle montajının yapılamadığını, B ve C bloklarda bulunan radyüslü kompozitlerin montajının tamamlandığını, müvekkili şirketin dava sürecinde dahi iyi niyet ortaya koyduğunu, işi tamamlamak üzere 3. kişi şirkete bitmiş doğrama ve korkuluk malzemelerini maliyet fiyatları ile verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"Asıl dava; öncelikle sözleşmenin davalı şirket tarafından haksız yere eylemli olarak feshedildiğinin tespiti ile müspet zararın tazmini, bu talep kabul edilmediği taktirde davacı şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespiti ile müspet zararı, menfi zararın, sözleşme dışı imalat bedellerinin, 6-7 nolu hakediş bedellerinin, nakti teminat kesintisinin ve barter kesintisinin tahsili istemine, Birleşen Dava; sözleşmenin haksız feshi nedeniyle gecikme tazminatı, dava dışı ücüncü kişilerin kira sözleşmelerini feshetmeleri nedeniyle oluşan zararın tazmini, davalı tarafından eksik bırakılan ve ayıplı imalatların giderilmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/466 D.İş sayılı ve 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/8 D.iş sayılı dosyaları dosyamız arasına alınmış, mahallinde yapılan keşifler yapılmış, bilirkişi raporları düzenlenmiştir. Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/8 D.İş sayılı dosyasına sunulan 14.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; tespit isteyenin yaptığı ve ihzar ettiği işler icmaline göre; 6 nolu hakedişin (Taraflarca mutabık kalınan ancak ödenmeyen) 679.872,42 TL + KDV, 7 nolu hakedişin 548.410,00 TL + KDV, fabrikadaki hazır malzemelerin 550.015,06 TL + KDV, sahada hazır malzemelerin 163.335,87 TL + KDV, barter kesintisinin 826.335,82 TL + KDV olmak üzere toplam tutarın 2.767.969,17 TL + KDV olarak tespit edilmiştir. Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/466 D.İş sayılı dosyasına sunulan 24.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşme eki taraflarca imzasız birim fiyatlara göre, taşeron firmanın dört adet ana iş grubunda KDV dahil 4.119.754,63 TL tutarında imalat yapıldığı, sözleşmenin barter usulü ile düzenlenmiş olduğu, taahhüt edilen dairelerin taşerona devredilip edilmediği veya nakit hakediş ödemelerinin miktarının dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılamadığı, 10.09.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda ise, metalik renkli ısı yalıtımı dahil kompozit panelin 68,10 m2, ısı yalıtım hariç panelin 2.195,66 m2, ahşap desenli ısı yalıtım dahil panelin 1.396,00 m2, ısı yalıtımı hariç panelin 209,21 m2 olduğu ve toplam imalat bedelinin KDV dahil 4.114.007,76 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Mahkememizce mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişiler tarafından düzenlenen 30/06/2021 tarihli raporda özetle; davacı ve davalı şirketin muhasebe usul ve ilkelerine uygun kayıt altına alınan 2017 ve 2018 yılı yevmiye defterlerinin T.T.K.'unun 64/III. maddesine göre yapılması gereken açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, sahiplerine lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı ... Alüminyum...Ltd Şti defterlerinin incelenmesinde; 31.12.2018 tarihi itibariyle ... .... A.Ş.'ye 3.171,98 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı ... ....A.Ş.'nin defterlerinin incelenmesinde; 31.12.2018 tarihi itibariyle ... Alüminyum...Ltd. Şti.'den 3.171,98 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtları birbirini teyit ettiği, Asıl Davaya İlişkin Olarak; dosya muhteviyatında, taraflar arasındaki elektronik posta yazışmalarından işin süresinin sözleşmede belirtilen tarihlerin dışında devam ettiği ve tarafların kabulünde olduğu, tüm imalatın teslim edilmesi gereken tarihten sonra, 03.08.2018 tarihli iç yazışma, 31.07.2018 tarihli dış cephe toplantısında “sağ yan cephe cam siparişlerinin açılacağı, B ve C blok korkuluk cam seçimlerinin yapılacağı, C blok düğün salonu giriş cephesi uygulama projesinin ... tarafından hazırlanıp, onaya sunulacağı, B blok AVM giriş cepheleri uygulama projesinin hazırlanıp, onaya sunulacağı...”,12.09.2018 tarihli toplantı notlarında şantiye sahasında çalışan tüm ekiplerin iş programının değerlendirildiği ve işlerin devam ettiğinin görüldüğü, işin sözleşmede belirtilen bitiş tarihinden yaklaşık iki ay sonrasında da devam ettiği, bazı imalatların üretimi için işverenin seçiminin beklendiği, işverenin sözleşmedeki teslim süresindeki gecikme nedeniyle yükleniciye herhangi bir ihtarının olmadığı, dosya içerisinde de işin devamı süresince eksik, noksan ve kusurlu imalatlara ilişkin bir tutanak olmadığı ve hakedişlerin düzenlenmiş olduğu dolayısı ile tarafların kabulü ile devam ettiğinin anlaşıldığı, ancak, Ankara 50.Noterliği'nin 22.11.2018 tarih ve 17769 yevmiye numaralı ihtarnamesinde Davalı/karşı davacı şirket (işveren) tarafından işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle gecikme cezası uygulanacağınin ihtar edildiği ve 0042236 numaralı 11.12.2018 vadeli 242.000,00 TL tutarında, 0043745 numaralı 16.01.2019 vadeli 234.500,00 TL.tutarında çeklerin iadesinin istendiği, bu tutarların 4 ve 5 numaralı hakediş bedelleri karşılığı verildiği, geri istenmesi ve gecikme cezasının bu aşamada talep edilmesinin sözleşmenin eylemli fesih sayılacağı kanaatinin oluştuğu, takdirin mahkemeye ait bulunduğu, davacı/K.davalı (YükIenici)’nin sözleşme karşılığı taahhüt ettiği imalatın 6. hakediş sonucunun işveren teknik ofisi tarafından miktar ve tutarının revize edildiği ve 13.11.2018 tarihinde “şantiyeye imzalı ve kaşeli gönderilmesi” istenen son durumun taraflarca kabul edildiğinin görüldüğü ve toplamda 3.178.214,55 TL tutarında imalatın yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, davacı/K.davalı (Yüklenici) tarafından çıkartılan kesin hesaba/ 7. hakedişe göre, toplam imalatın 3.726.623,00 TL olduğu, yani 548.408,45 TL daha imalat yapıldığının beyan edildiği, ancak sunulan tespit raporlarından ve yerinde yapılan incelemeler sonucunda, 2019/8 D.iş sayılı dosya kapsamında hazırlanan raporda gerçekleştirilen imalat tutarı toplamının 3.728.543,48 TL, sahada demonte vaziyette bulunan malzemeler toplamının 163.335,87 TL, fabrikada bulunan malzemeler toplamının ise 550.015,06 TL olduğunun belirtildiği, 2018/466 D.İş sayılı dosyasına sunulan raporda, tespit isteyen tarafın belirttiği genel imalat eksiklikleri de göz önüne alınarak gerçekleştirilen imalat tutarı toplamının 3.486.447,25 TL olduğunun tespit edildiği, heyetlerince de bu tespitin esas alındığını, bu tespitte sahada bulunan malzemeler yer almadığından 2019/8 D.İş dosya kapsamında yapılan tespitin taraflarınca esas alınmış ve sahada demonte vaziyette bulunan malzeme toplamının 163.335,87 TL olduğu kanaatine varıldığı, fabrikada bulunan malzeme tutarının ise 139.958,76 TL olduğu, seçimi yapılan ürünlerin ölçü ve renk seçimi ile yapılan imalatların projeye özgü olmasından, başka bir projede değerlendirilmesi teknik olarak mümkün olmadığı, barter kesinti tutarı ve nakdi temınat kesinti tutarı olan 985.246,55 TL'nin iade koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı, Birleşen Davaya İlişkin Olarak; her iki tarafında güven ilişkisi içerisinde yürüttüğü süreçte, bu ilişkinin zedelenmesi sonucu ortaya çıkan dava konusunda işverenin kusurlu olduğu ve gecikme tazminatı talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, davacı/karşı davalının, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin E-98986 sayılı yazısı ile B blok için 11.03.2020 tarihinde 5 no.lu belge ile 35 bağımsız ofis/işyeri için “Kısmi Kullanma İzni “ aldığı, aynı blok için 31.12.2020 tarihli 25 no.lu belge ile “Yapı Kullanma İzni” aldığı, ... ile yapılan kira sözleşmesi dışındaki diğer 3. Kişilerle yapılan sözleşmelerin, Yapı Kullanma İzni olmadan düzenlendiği, yani yapının kullanımının yasal onayı alınmadan düzenlendiği ve kiralayanlarında bu hususu bilerek kiraladıkları dikkate alındığında, davacının zarar talebinin uygun olmadığının düşünüldüğü bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi üzerine bilirkişiler tarafından düzenlenen 26/10/2021 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüşler tekrar edilmiştir. Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş, tarafların beyan ve itirazları üzerine gerçeğin daha ziyade tezahürü için yeni bilirkişi heyeti ile mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 01/02/2022 tarihli raporda özetle; Asıl davaya ilişkin olarak; davacı karşı davalının 27.12.2018 tarih ve 28991 yevmiye numaralı ihtarname de, sözleşmeyi fesh etme nedeni olarak belirttikleri hususların, hakedişlerin geç ödenmesi, yetkililerine yapılmış olan sözlü ve fiziki saldırı, hakedişlerden yapılan kesintiler ve alacaklı olmaları haricinde herhangi sözleşme ile bağdaştırılabilen bir neden olmadığının tespit edildiği, davalı tarafından davacıya keşide edilmiş olan, Ankara 50.Noterliği'nin 22.11.2018 tarihli ve 17769 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; işin gecikmesi için gecikme cezası talep edildiği ancak işin bu nedenle fesihin istenmediği, ihtarnamede geçen çeklerin davacının herhangi bir alacağı kalmadığından dolayı iade edilmesinin talep edildiği aksi durumda sözleşmenin fesh edileceğinin bildirildiğinin görüldüğü, ihtarname tarihi olan 22.11.2018 tarihinde davalı nezdinde davacının onaylanmış durumda ancak ödemesi yapılmamış 6 nolu KDV hariç 813.496,28 TL tutarında hakedişinin bulunduğu ve adı geçen çek bedellerinin davalı defterlerinde davacıya ödeme olarak 03.10.2018 tarihinde 242.000,00 TL ve 12.11.2018 tarihinde 234.500,00 TL olarak kaydedilmiş olduğunun tespit edildiği, 6 nolu hakediş dikkate alınmasa dahi bir an için çek bedellerinin ödenmediği durum göz önüne alındığında, davalının davacıya ihtarname tarihi itibari ile 473.328,12 TL borcu olacağının hesaplandığı, davalının ihtarname de fesih nedeni olarak belirttiği alacak hususunda haklı olup olmadığı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, ... şirketi tarafından hazırlanarak ... tarafından da 13.11.2018 tarihinde onaylanmış olan 6 nolu hakediş için ... tarafından ...'e kesilmiş olan bir faturanın dosya kapsamında bulunmadığı, bu durumda 6 nolu hakedişin ödeme tarihi, taraflar arasındaki sözleşme madde 9.1 uyarınca, ödeme tarihinin 12.01.2019 olacağı, yapılan inceleme sonucunda davacının fesih ihbarnamesi olan 27.12.2018 tarihi itibari ile hakedişlerin ödemesinde herhangi bir gecikme olmadığının tespit edildiği, yine ihbarname tarihi olan 27.12.2018 tarihinde 6 nolu hakedişin sözleşmeye göre ödeme süresinin daha gelmediği ve davalının davacıya ihbarname tarihi itibari ile muaccel bir hakediş borcu olmadığı, hakedişlerden yapılan barter kesintisi konusunda fesih ihbarnamesi tarihi itibari ile 6 nolu hakedişin sözleşmeye göre ödeme süresinin de daha gelmediği göz önüne alınarak, ilk 5 hakediş kapsamında 614.826,78 TL tutarında barter kesintisi bulunduğu ve bu kesinti tutarının, sözleşmenin ilgili maddesinde belirtilen en düşük bedelli olarak ... konutları G6-05 nolu taşınmazın bedeli olan 949.520,00 TL ye ulaşmadığı, fesih ihbarname tarihi itibari ile davacının barter kesintisi karşılığı ilgili taşınmazın devrini talep edebilecek durumda olmadığının düşünüldüğü, feshin haklı ya da haksız olduğu hususundaki takdirin mahkemeye ait bulunduğu, davacının müspet zararı bulunduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davalı/karşı davalının taraflar arasındaki sözleşme bedeline KDV dahil olduğu yönündeki iddiasına yönelik olarak, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin kapağında sözleşmenin bedelinin 1.152.537,30 € + 652.744,40 $ + KDV yazıyor olması ve taraflar arasındaki ilk 6 hakedişe KDV nin ayrıca ilave edilmiş olması nedenleri ile bu iddianın yerinde olmadığının düşünüldüğü, davacının taleplerinde bulunan barter kesintisinin, davacının yaptığı iş karşılığı alması öngörülen taşınmazlar için kesilmesi sözleşmeye bağlanmış olup, davacı bu taşınmazları teslim almaması nedeniyle bahsi geçen kesintilerin hesaplamada kesinti olarak dikkate alınmadığı, sahada demonte bulunan imalatlar, ölçü ve renk seçimi ile projeye özgü imalatlar olması nedeniyle başka bir yerde kullanımının teknik olarak mümkün bulunmadığı, davalı tarafın, davacı fabrikasında bulunan imalatların ayıplı olduğunu ve bu nedenle kabul edilmemiş olduğunu iddia ettiği, yapılan keşifte imalatlarda kabul edilmesine engel olmayacak bir kısım ayıp bulunduğunın tespit edildiği, bu ayıplar için malzeme bedelinden %10 oranında nefaset kesintisi yapıldığı, böylece davacı fabrikasında bulunan malzeme bedelinin 125.962,88 TL olarak belirlendiği, davacının ilk 5 hakedişinden 158.910,73 TL teminat kesintisi yapıldığ, teminat kesintisinin iadesi taraflar arasındaki sözleşmenin fesih durumuna bağlı olduğundan, teminatın iadesi hususundaki nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, davacının ilk 5 hakedişinden 614.826,78 TL tutarında barter kesintisi yapıldığı, bu barter kesintisinin yapılmış olan imalat tutarı hesaplamasında kesinti olarak dikkate alınmamış olduğundan ayrıca talep edilmesinin mükerrerlik yarattığı, Birleşen davaya ilişkin olarak; taraflar arasında düzenlenmiş olan 31.07.2018 tarihli dış cephe toplantısında, 32. Kat teras çelik projesinin ... mühendislik tarafında hazırlanacak olduğu, B ve C blok korkuluk cam seçiminin yapılacağı gibi ibareler bulunduğu, 31.07.2018 tarihi itibari ile davaya konu taşınmazın taraflar arasında bulunan sözleşme imalatların tamamlanması için yeterli seviyede bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, bahsi geçen cam seçimi, çelik projelendirme eksikliklerinin davalı/karşı davacı uhdesinde bulunduğu ve bu konular için davacı tarafa ayıp atfedilemeyeceğinin değerlendirildiği, toplantı tutanağı değerlendirildiğinde taraflar arasında imzalanmış olan 25.10.2017 tarihli sözleşme gereği davalı/karşı davacı tarafın uhdesinde yer alan yer tesliminin yapılmasının 31.07.2018 tarihinde dahi tam olarak tamamlamış olmadığının düşünüldüğü, bu hususlar dikkate alındığında, davalı/karşı davacının gecikme cezası talebinin yerinde olmadığı, dava dosyasının incelenmesine, davaya konu imalatların yapım aşamasında değişiklikler yapıldığının tespit edildiği, mahkemece davalı/karşı davalının bu iddiasında haklı olduğu takdir edilmesi durumunda, dava dosyasına dava dışı 3. firmalar ile ilgili hangi imalatların taraflar arasındaki sözleşmedeki hangi imalatlara karşılık yapıldığını gösterir tablo ile birlikte, 3. firmaların davalı/karşı davacıya kesmiş olduğu faturalar, bu faturaların bedellerinin ödendiğine dair belgeler ve sözleşmeler ile birlikte değerlendirmesi gerektiği, davaya konu işte davalı/karşı davacı uhdesinde bulunan bazı işler yönünden gecikmeler yaşandığı, bu gecikmelerin davacıya atfedilemeyeceği değerlendirildiğinden, davalı/karşı davacının gecikmeye bağlı kira kaybı talebinin yerinde olmadığı açıklanmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve teknik itirazları üzerine bilirkişiler tarafından düzenlenen 30/05/2022 tarihli ek raporda sonuç olarak, kök rapordaki görüş ve hesaplamalar tekrar edilmiştir. Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından sunulan 28/09/2022 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere, davalı şirketin haksız eylemli feshi nedeniyle müvekkili şirketin fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik KDV hariç 1.000,00-TL müspet zararının dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, mahkemece davalı şirketin eylemli feshi kabul edilmediği takdirde, müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin tespiti ile fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere şimdilik KDV dahil, 1.000,00-TL müspet zararın, sözleşmenin fesih tarihi olan 27.12.2018 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin hakediş alacağı, sahada demonte bulunan malzeme bedeli, fabrikada bulunan malzeme bedellerine karşılık toplam 2.414.154,40-TL'nin sözleşmenin feshi tarihi olan 27.12.2018 tarihinden, sözleşme dışı ek imalatlara ilgili 172.059,93-TL'nin ek imalat tarihlerinden ve hakedişlerinden yapılan nakdi teminat kesintisine karşılık 158.910,76-TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren olmak üzere toplam 2.745.125,09 TL'nin belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek avans faizleri birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itirazları sonucunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından düzenlenen 09/03/2023 tarihli raporda kök raporda yapılan değerlendirmelerde değişiklik yapılacak bir husus bulunmadığı bildirilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler nedeniyle yeniden oluşturulan bilirkişi heyeti ile mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 06/09/2023 tarihli raporda özetle ve sonuç olarak; Asıl dava bakımından; davalı tarafından sözleşmenin eylemli olarak feshedilmediği, fesih söz konusu olmadığından menfi ya da müspet zarar olmadığı, davacı tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği, davacının, sözleşme kapsamında yapılan imalat bakımından 1.218.285,70 TL, (KDV dahil), sahadaki montajı yapılmayan imalatlar bakımından 192.736,33 TL, (KDV dahil), Fabrikada bulunan imalatlar bakımından 576.844,20 TL, (KDV dahil), Sözleşme dışı imalatlar bakımından 172.059,93 TL (KDV dahil), barter kesintisi bakımından 614.826,78 TL, teminat kesintisi bakımından 118.235,92 TL olmak üzere toplamda 2.892.988,86 TL alacaklı olduğu, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedilmiş olması ve yeterli bilgi ve belgenin bulunmaması nedeni ile kar kaybı hesabının yapılamadığı, Birleşen dava bakımından; davacının, 03.12.2018 tarihli ihtarname ile davalıya süre vermiş olması ve taahhüt edilen işin yapılabilmesi bakımından kendi edimini yerine getirmede gecikmiş olması nedeni ile gecikme cezası talep edemeyeceğine, ancak sayın Mahkemece davacının gecikme cezası talep edebileceğinin takdir edilmesi halinde talep edilebilecek gecikme cezasının 561.864,63 TL olduğu, davalı tarafından taahhüt edilen işin yapılabilmesi bakımından gerekli olan imalatların yapımında davacının kendi edimini yerine getirmede gecikmesi nedeni ile kira kaybı talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeye göre işin en geç teslim tarihi 31/07/2018 olduğu halde, bu tarihten sonra düzenlenen hakedişlerden gecikme nedeniyle ceza kesilmediği gibi kusurlu imalatlar nedeniyle de herhangi bir kesinti yapılmadığı, asıl davada davalı birleşen davada davacı ... AŞ'nin iş yerini imalata hazır hale getirememesi nedeniyle işin tamamlanmasının geciktiği, hakediş bedeli karşılığı düzenlenen çeklerin iadesinin de istendiği, oysa bilirkişi raporlarına göre, ödenmeyen imalat bedelinin bulunduğu, davacı yüklenici elemanlarının inşaat sahasına alınmadığı, davacı yüklenicinin de iş yerini görerek teslim almasına rağmen belirtilen tarihte işi tamamlayamaması nedeniyle sözleşmenin feshinde iki tarafında kusurunun bulunduğu, sözleşmenin feshi halinde müspet zarar talep edilemeyeceği, buna göre asıl davada bakiye imalat bedeli 1.029.711.05 TL, barter kesintisi bedeli 614.826,78 TL, sahada bulunan malzeme bedeli 192.736,33 TL, fabrikada demonte halde bulunan malzeme bedeli 576.844,20 TL, teminat kesintisi bedeli 118.235,92 TL ve sözleşme dışı malzeme bedeli 172.059,93 TL olmak üzere toplam 2.704.550.25 TL'nin tahsiline karar vermek gerekmiş, sözleşmenin feshinde birleşen davacı ... AŞ'nin de kusurunun bulunması nedeniyle birleşen davanın reddine..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada tesisi edilen kararın gerekçesinin düzeltilmesini talep ettiklerini, kararın gerekçesinde yer alan davacının da kusurlu olduğuna dair belirlemenin isabetli olmadığını, bilirkişi raporlarında da müvekkilinin değil davalının kusurlu olduğunun belirlendiğini belirterek, mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin feshi konusunda değerlendirmelerin hatalı olduğunu, davacının şantiyeden zorla uzaklaştırıldığına dair kabul, bilgi ve delil bulunmadığını, fesihte davacının kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin de kusurlu olduğunun kabul edilmesinin de hatalı olduğunu, hükümde davacının fabrikasında bulunan malzemelerin müvekkili şirkete iade edilmesi şartının konulmuş olmasının hem icrada güçlük yaratacağını, hemde müvekkilinin iş emrini vermediği ve kullanmayacağı ürünler için maddi külfet altına girmesine sebep olacağını, ayrıca ayıplı üretim olduğunun bilirkişilerce de tespit edildiğini, işin üçüncü kişiye tamamlatıldığını, bu nedenle malzemelerin verilmesini talep etmediklerini, işi tamamlayan kişinin davacıdan ürün satın aldığını, fabrikadaki ürünler projeye uygun olsaydı üçüncü kişinin onları satın alacağını, yapılan keşifte söz konusu ürünler jelatinli ve kapalı olduğundan tek tek bakılmadığını, hata ve ölçü yanlışlıklarının bu nedenle tespit edilemediğini, bilirkişi raporlarında imalat bedeli hesaplanırken 2018/466 D iş sayılı dosyasındaki tespitlerin esas alındığını, bu rapora itiraz ettiklerini, fiyatın yüksek belirlendiğini, sözleşmedeki fiyatlarla hesaplama yapılması gerektiğini, sözleşmede iş bedeli KDV dahil olarak belirlendiğini, bu nedenle ayrıca KDV eklenmesinin hatalı olduğunu, son bilirkişi raporunda belirlenen % 10 nefaset kesintisinin oldukça düşük olduğunu, ayıplı malzemelerin hesaplanıp iş bedeline dahil edilmemesi gerektiğini, davacının teminatı kesintisini iade almasının hukuken mümkün olmadığını, sözleşmede kesin kabulden iki ay sonra teminatların iade edileceğinin belirtiltiğini, ancak davacının işi kesin kabul aşamasına getirmediğini, bu nedenle teminatların iade edilemeyeceğini, müvekkilinin iş yerini zamanında hazır hale getirdiğini, 32. Kat çelik teras projesinin sözleşmeden bağımsız olarak davacıya sonradan verildiğini, gecikme iddiasında bu durumun kendilerince gecikme sebebi olarak değerlendirilmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği, HMK 297. madde de hükmün kapsamı, 298. madde de ise hükmün nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gereklidir. Mahkemece, hüküm kısmında davacı şirket fabrika sahasında bulunan malzemelerin davalı şirkete iadesine karar verilmiş ise de, bu malzemelerin miktarı ve vasıfları yazılmadığından infazın mümkün bir hüküm kurulduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece, davalıya verilmesi gereken malzemelerin cins, vasıf ve miktarının hüküm kısmında açıkça belirtilerek bir hüküm kurulması gereklidir. Açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının diğer nedenler incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2023 gün ve 2020/19 Esas 2023/719 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Taraflarca yatırılan peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, 5- Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 06/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip