Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılmalıdır.Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin verir.Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlüdür. Uyuşmazlık hâlinde kararı mahkeme verir. Mahkemenin kararı kesindir.Özel denetçi, şirketin özel
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, davalı şirketin 29.600.000,00 TL toplam sermayesi içinde 2.960.000,00 TL’lik sermayeye karşılık gelen 592 adet hissesine sahip olduğunu, diğer bir ifade ile davalı şirket sermayesinin %10'nun müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketin diğer ortaklarının ise; ...Holding (13.465.000,00 TL karşılığı 2.693 adet hisse), ... (6.070.000,00 TL karşılığı 1.214 adet hisse), ... (4.145.000,00 TL karşılığı 829 adet hisse), ... (2.960.000,00 TL karşılığı 592 adet hisse) şeklinde olduğunu, davalı şirketin dava konusu dışındaki 01/08/2013 tarihli 2012 yılı Olağan Genel kurul toplantısında gündemin 10. sırasında alınan karar uyarınca 3 yıl süre için görev yapmak üzere müvekkili, dava dışı ... ve yine dava dışı...'nün yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, başka bir deyişle 01/08/2013 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulunun görev süresinin dava konusu olan 31/10/2014 tarihli genel kurul toplantısı sırasında da devam ettiğini, 01/08/2016 tarihinde sona ermesine de 2 yıllık süresinin olduğunu, davalı şirket ortaklarından ...'ın Beyoğlu ... Noterliğinden 30/09/2014 tarih ve...yevmiye sayılı ihtarnameyi davalı şirket yönetim kuruluna gönderdiğini, bu ihtarında; davalı şirkette 514 hisseye sahip olduğunu, pay sahibi ve 1.derecede imza yetkisi olan ...'ın sağlık nedenleriyle yatarak tedavi altında olduğunu, bu nedenle, davalı şirketin işleriyle ilgilenememesi ve imza sirkülerinde birinci grup konular arasında yer alan işlerde ... olmadan imza atılamadığından bahisle yönetim kurulu üyelerinin ve imza yetkilerinin yeniden belirlenmesi için ihtarda yer verdiği gündem ile TTK. 441. madde uyarınca Genel Kurulun Olağanüstü toplantıya çağrılmasını talep ettiğini, ancak ihtarnamede o zaman yönetimde olan yönetim kurulunun görevini yapmadığı veya şirketi gereği gibi yönetemediğine yönelik bir iddianın olmadığını, esasen ...'ın yönetim kurulunda dahi olmadığını, bunun üzerine davalı şirketin o dönemdeki yönetim kurulu toplantıya çağrılmadan ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olan müvekkili toplantıya hiç davet edilmeden, diğer iki yönetim kurulu üyesi tarafından 09/10/2014 tarihinde 5 nolu karar alınarak genel kurulun olağanüstü toplantıya davet edildiğini, kural olarak yönetim kurulunun, yönetim kurulu başkanının daveti ile, aksine ağırlaştırıcı bir hüküm yoksa, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanıp toplantıda hazır bulunanların çoğunluğu ile karar aldığını, oy çokluğu ile karar alınabilmesi için yönetim kurulunun kanuna ve usule uygun şekilde toplanmış olması gerektiğini, somut olayda yönetim kurulu başkanı tarafından toplantıya davet edilmeden kanuna ve usule aykırı şekilde karar alındığını, böyle bir durumda, dava konusu olağanüstü genel kurulu toplantıya davet etmeyi kararlaştıran 09/10/2014 tarihli ve 5 nolu yönetim kurulu kararının, TTK'nın 390/4 hükmü ile 391 ve 392/7 hükmü uyarınca, hukuken geçersiz olduğunu, somut olayda yönetim kurulunun TTK'nın 390/4. maddesi uyarınca toplantı yapmadan, evrak dolaştırarak karar aldığının da söylenemeyeceğini, davalı şirketin 31/10/2014 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu karar ile ..., ... ve ...'nün müvekkilinin 592 olumsuz oyuna karşılık 2 yıl süre ile görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliğine seçildiklerini, söz konusu kararın dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, yapılan olağanüstü genel kurulda şirket kurucusu ...'ın genel kurulda temsil edilemediği için oy kullanamaması da fırsata çevrilerek müvekkilinin görev süresinin bitimine 2 yıl varken dürüstlük kuralına aykırı şekilde yönetim kurulu üyeliğinden çıkarıldığını, 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 5 nolu karar ile yeni seçilen yönetim kurulu üyelerinin, şirketle işlem yapması, şirkete borçlanabilmesi ve şirketle rekabet etmesi için izin kararı verildiğini, bu kararın da kanuna, usule ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, müvekkilinin söz konusu karara muhalefet ettiğini beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca, davalı şirketin 09/10/2014 tarihli 5 nolu yönetim kuruluna çağrı kararının geçersizliğinin tespitine, geçeriz toplantıya çağrı katılım sonrasına ait 31/10/2014 tarihli olağanüstü genel kurulunda karara bağlanan 3 ve 5 nolu kararların da kanuna, usule ve dürüstlük kuralına aykırılıkları nedeniyle TTK'nın 445. 446 ve 436. maddeleri uyarınca iptaline, davalı şirket yönetim kurulunun görüşü de alındıktan sonra TTK'nın 449. maddesi uyarınca kanuna ve usule aykırı dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına, vekalet ücreti de dahil tüm yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.