Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1978 yılında Amerika'da kurulan ... firmasından ülkemize ithal ettiği bir çok ürünün Türkiye'de bağımsız distribütörlerle satışını ve dağıtımını gerçekleştiren bir firma olduğunu, ... ürünlerinin kozmetik, parfüm ve takviye edici gıdalar da kullanıldığını, online satışların www...com. www...com ve www...com sitelerinde yapılabileceğini, bu siteler dışında satış yapılmasını yasak olduğunu, TPE nezdinde Amerika'daki müvekkili adına ... mar
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... unvanlı şirketin, 1992 yılında ... ve ...co isimli iki markayı bünyesine katarak İtalya'da bahçecilik ve ormancılık sektöründe faaliyetlerine başlamış bir şirket olduğunu, ticari faaliyetlerini Türkiye’de distribütörlüğünü yapan diğer davacı müvekkili şirket aracılığı ile sürdürdüğünü, yerleşik içtihatlara göre tescilsiz sınai bir ürünün taklidi nedeniyle haksız rekabet hükümlerine dayanabilmesi için ürünün gerçek hak sahibinin davacı olması gerektiğini, bu kapsamda Çin Halk Cumhuriyeti’nde müvekkili ... adına kayıtlı olan tasarımın gerçek ve öncelikli hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, ürünler arasında iltibasa neden olacak derecede benzerlik mevcut olup, bu benzerliğin teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını, iltibasın varlığını gösteren bir diğer hususun ise, taklit ürün üzerinde yer alan logonunda müvekkiline ait logo ile benzerlik göstermesi olduğunu, davalı tarafından yapılan satış faaliyetleri sonucunda, müvekkilleri ... ve ... şirketlerinin tarifinin mümkün olmayan zararlar gördüğünü ve gösterdiğini, müvekkili ...'ın Türkiye sınırları içerisinde yapmış olduğu yatırım ve emeklerden, davalı şirketin haksız olarak yararlandığını, müvekkili ...’ın parça-aksesuar ve haksız rekabet konusu taklit ürününün tüm Türkiye’de tanınmasını sağladığını, davalı tarafın, müvekkilinin Türkiye’de ulaşmış olduğu müşteri memnuniyetinden ve itibardan haksız olarak yararlanırken, aynı zamanda müvekkillerinin itibarlarına da zarar verdiğini, müvekkillerinin gerek ürün kalitesi olarak daha dayanıklı ürünleri tüketici ile buluşturduğunu, gerekse de satış sonrası ağı ile tüketicilere geniş servis, bakım, parça değişimi gibi hizmetler de sunduğunu, taklit ürünü satın alan tüketicinin, kalitesiz ürünü kullanması sonucunda üründen memnun kalmadığını ve yaşadığı sorunların çözümü hususunda karşısında bir yetkili ve yahut hizmet bulunmaması nedeniyle, ürünün/testerenin genel anlamda kullanışsız olduğuna karar verdiğini, bu hususun, ürünün asıl sahibi olan ... açısından itibar kaybına neden olup, müvekkili ...'a ise pazarda pay kaybına neden olduğunu belirterek, davalının gerek elinde bulundurduğu taklit ürünlere, gerek bu ürünleri üretmekte kullandığı her türlü makine ve araçlara el konulması için tedbir kararı verilmesine, haksız rekabet konusu ürünlerin satışının durdurulması, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasına, davalı aleyhine, müvekkili ... adına şimdilik 5.000 TL değerinde maddi tazminata, davalı aleyhine, müvekkili ... adına 6.000 TL'lik manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu edilen ürünlerin satış ve pazarlamasını yapmasının tamamen yasal olduğunu, hem ürünlerin markası hem de tasarımı bakımından tescile dayalı bir kullanım söz konusu olduğunu, müvekkilinin satış ve pazarlamasını yapmış olduğu ürünlerin tamamının tescilli olduğunu ve huzurdaki davaya konu ürünler dışında da birden fazla tescilli markasının bulunduğunu, davacılar tarafından dava konusu edilen ürünlerin satışının halihazırda müvekkili şirket tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin dava konusu edilen ürünlerden ziyade kendisine ait olan, hem markasal bakımından hem de tasarım bakımından kendi tescilli ürünlerinin satış ve pazarlamasını yaptığını, bu nedenle ortada haksız rekabet teşkil edecek bir durum olmadığını, dava konusu edilen testere bakımından, ürünler arasında varsa bir benzerlik bunun tamamen teknik zorunluluktan kaynaklandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.