(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/7571 E. , 2013/9823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Dava dilekçesinde, babalığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı kayyım vekili, anne ile davalının evlilik dışı beraberliğinden küçüğün doğduğunu belirterek babalığın tespitini
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/7571 E. , 2013/9823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Dava dilekçesinde, babalığın tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı kayyım vekili, anne ile davalının evlilik dışı beraberliğinden küçüğün doğduğunu belirterek babalığın tespitini istemiştir. 1-Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesinde; ''Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet Savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.'' hükmü yer almaktadır. Mahkemece davanın Cumhuriyet Savcısı, Hazine ve anneye ihbarı sağlanmadan yargılamanın sonuçlandırılması, 2-Dava açan kayyım sulh hukuk mahkemesince soybağının reddi davası için görevlendirilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 459. maddesinde; “Belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyım, vesayet makamının talimatına aynen uymak zorundadır.” 477/1. maddesinde ise; “Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.” hükmü düzenlenmiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, davacı kayyımın babalık davası için temsil yetkisi bulunmamaktadır. Babalık davası için kayyım atanması sağlanmadan hüküm kurulması, 3-Mahkemece DNA incelemesine ilişkin rapor aldırılmadan, davalı ve annenin davadan önceki bir tarihte şahsi başvuruları ile alınan raporla yetinilmesi, 4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi” gerekli olduğu hükme bağlandığı halde, mahkemece babalığın tespitine ilişkin hüküm fıkrasında çocuk ve baba sıfatının karıştırılmasına yol açacak şekilde karar verilmesi,Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.