4. Hukuk Dairesi 2022/15646 E. , 2023/9433 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/136 E., 2022/164 K. ASIL DAVADA; BİRLEŞEN DAVADA; (Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/440 Esas sayılı dosya) BİRLEŞEN DAVADA; (Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/433 Esas sayılı dosya) HÜKÜM/KARAR : Asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına birleşen davaların ayrı ayrı reddine Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada kurum zararından kaynaklanan alacak davasınd
**4. Hukuk Dairesi 2022/15646 E. , 2023/9433 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/136 E., 2022/164 K. ASIL DAVADA; BİRLEŞEN DAVADA; (Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/440 Esas sayılı dosya) BİRLEŞEN DAVADA; (Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/433 Esas sayılı dosya) HÜKÜM/KARAR : Asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına birleşen davaların ayrı ayrı reddine Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada kurum zararından kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Karar asıl ve birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; 11.07.2013 tarih ve 50 sayılı teftiş raporuna istinaden, davalı Tarsus Yinede Sevgi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi tarafından öğrencilerin örgün eğitim saatleri dışında ders alması gerekirken öğrencilere düzenlediği günlük çalışma saatlerinin ... Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin günlük çalışma saatleri ve devamsızlık takibi başlıklı 25/2 maddesinde belirtilen hükme aykırı olduğunu, buna göre öğrencinin örgün eğitimde kayıtlı olduğu okul saatleri ile özel eğitim merkezindeki çalışmaların aynı saatte yapıldığını, yürürlükte olan mevzuat gereğince verilmesi gereken belgelerin ödeme evraklarına eklenmediğini ve okula devam etmesi gereken öğrencilerin okula devam etmediği halde eğitim verilerek 99.950,70 TL ücret tahakkuk ettirildiği iddiasıyla uğranılan zararın giderimini istemiştir. 2. Davacı vekili birleşen Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/440 Esas sayılı davanın dava dilekçesinde; asıl davada davalı Tarsus Yinede Sevgi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ve merkezin müdürü ... tarafından, 10.01.2014 tarihli 6/2 sayılı teftiş raporuna istinaden Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 29/g fıkrasının ihlal edilerek kayıtlı oldukları okula devam etmeleri gereken öğrencilerin okula devam etmedikleri halde Mayıs 2012 ile Haziran 2013 tarihleri arasında bu şekilde 61.855,80 TL ücret tahakkuk ettirildiği iddiasıyla kurum zararının giderimini istemiştir. 3. Davacı vekili birleşen Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/433 Esas sayılı davanın dava dilekçesinde; asıl davanın davalısı Tarsus Yinede Sevgi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi tarafından öğrencilere ... Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 25/2 maddesine aykırı olarak, öğrencinin kayıtlı olduğu okul saatleri ile aynı saatte ders yaptığının Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişlerince tespit edildiğini, davalı Rehabilitasyon Merkezinin fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan mevzuat gereğince verilmesi gereken belgeleri ödeme evraklarına eklemediği ve devam etmesi gereken öğrencilerin okula devam etmediği halde eğitim verilerek ücret tahakkuk ettirildiğinin tespit edildiğini, bu sebeple 99.950,70 TL kamu zararının oluştuğunu, merkezin kurucusu davalı ...'ın zarardan sorumlu olduğunu belirterek, kamu zararı olan toplam 99.950,70 TL'nin davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Asıl ve birleşen davalardaki davalılar cevap dilekçelerinde; davacının iddialarının haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, çocuğun örgün eğitime devam etmemesinin onun özel eğitim rehabilitasyon eğitimi almasının önünde engel oluşturmadığını, öğrencilerin okula devam edip etmediklerinin denetiminin davacıya ait olduğunu, e-okul ve MEBBİS sistemlerinde davacının onayını alarak gözetim ve denetimi ile işlemlerin yapıldığını belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.09.2015 tarihli ve 2013/335 Esas, 2015/631 Karar sayılı kararı ile; davalı Tarsus Yinede Sevgi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezinin tüzel kişiliğinin olmadığı, bu sebeple pasif dava ehliyetinin bulunmadığı, tarafların taraf ehliyetine sahip olmaları hususunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının d bendinde dava şartı olarak düzenlendiği, davalı Tarsus Yinede Sevgi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin tüzel kişiliğinin olmaması sebebiyle medeni hukuk anlamında taraf ehliyetinin bulunmadığı, bu nedenle bu davalı yönünden açılan davanın dava şartı bulunmadığından reddi gerektiği, 17.06.2015 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/8621 soruşturma sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davaya konu özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetinin, özel eğitim alması gereken okul çağındaki çocuklara verilmiş olduğu, verilen eğitimin mevzuata uygun olarak davalılarca yerine getirildiği, özel eğitim hizmeti alan çocukların MEBBİS sisteminde okula kayıtlarının bulunduğu, örgün eğitime devam edip etmediklerinin takibinin davalıların sorumluluğunda olmadığı, ödeme tarihinde yürürlükte olan Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliği'nin 29/g maddesinin bu şekilde yorumlanmasının gerektiği, yine 5378 sayılı Engelliler Kanunu'nun 15 inci maddesindeki "Hiç bir gerekçe ile engellilerin eğitim alması engellenemez." düzenlemesi dikkate alındığında, davalılar tarafından yapılan özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle; asıl dava yönünden davalı Tarsus ...'nin tüzel kişiliğinin olmaması sebebiyle davada taraf ehliyetinin olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davaların subut bulmaması nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 06.12.2017 tarihli ve 2016/2414 Esas, 2017/7957 Karar sayılı ilamı ile; davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden; mahkemenin 17.06.2015 tarihli bilirkişi raporunu hükmüne dayanak aldığı anlaşılmıştır. Söz konusu bilirkişi raporunun incelenmesinde, dosyanın esasına dair teknik bir inceleme yapılmak yerine tarafların iddia ve savunmaları özetlenerek ilgili mevzuat maddeleri de eklendikten sonra, özel eğitim verilen çocukların örgün eğitime devam edip etmedikleri konusunun belgelendirilmesi hususunun özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetinin verildiği gerçeğini etkilemediği, eğitimin mevzuata uygun olarak verildiğini, MEBBİS bilişim sistemi ile anlık kontrol edilerek sistemin işlediğini, bu hususların 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunu'nun 15 inci maddesinde yer alan hiç bir gerekçe ile engellilerin eğitim almasının engelenemeyeceği hükmüne uygun olduğunu, davalı tarafın haklı olduğunu, davalıların davacı ... Bakanlığına birleştirilen dava dosyaları da dahil olmak üzere her üç dosyada da borcunun bulunmadığı yönünde ve davanın reddi gerektiği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Dosyada mevcut bilirkişi raporu uyuşmazlığı çözecek nitelikte değildir. Davaya konu olay nedeniyle davacı idare müfettişlerince yapılan denetimler sonucu hazırlanan 17.06.2015 tarihli geniş kapsamlı soruşturma raporu ve eklerinin de dosyada mevcut olduğu görülmüştür. Ayrıca birleşen Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/440 Esas sayılı dosyasında ; davalılar Tarsus ... ile ... olarak belirtilmiş ise de, dava konusu alacak miktarı ile ekli klasörün Özel Kırışlar Özel Eğitim Uygulama Merkezine ait olduğu ve teftişe konu miktarın 24.445,53 TL olduğu, her ne kadar yargılama sırasında sehven isim yanlışlığı yapıldığı belirtilerek düzeltilmiş ise de alacak miktarı ile dosya içeriğinin örtüşmediği, birleşen dosyanın dayanağı olan teftiş dosyasının da dosya arasına alınarak, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin alacağı destek eğitiminin türü ve süresi konusunda RAM raporunun belirleyici olduğu da gözetilerek, her bir öğrenciye ait RAM raporlarının dosyaya kazandırıldıktan sonra, dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii ile talebe konu ödemelerin yapıldığı öğrencilerin her biri için gün ve saat karşılaştırması da yapılarak, ayrıntılı, açık, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli rapor alınıp dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davacının birleşen davalara yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamında asıl dava yönünden davacının tüm temyiz itirazlarının reddedildiği dikkate alınarak asıl davada verilen karar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, birleşen dosyalar yönünden dayanak olan teftiş dosyası ve özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin alacağı destek eğitiminin türü ve süresi konusunda her bir öğrenciye ait RAM raporlarının dosyaya alınması ile alanında uzman bilirkişi heyeti raporu alındığı, bilirkişi raporunda davalının yürüttüğü işlemde haklı olduğu, davacı ... Bakanlığına üç dosya yönünden de borcunun bulunmadığı, davalının hizmetini yerine getirdiği kanaatine varıldığı, ayrıca 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun'un 15 inci maddesinde yer alan "Hiç bir gerekçe ile engellilerin eğitim alması engellenemez." hükmüne uygun olduğunun belirtildiği dikkate alındığında raporun denetime açık, Kanun'a ve usule uygun, hükme esas alınabilir nitelikte olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleştirme kararının yerinde olmadığını, asıl dava ile birleşen davalar arasında hukuki ve fiili bir bağlantının olmadığını, kararın hatalı olduğunu, özel eğitim öğrencilerinin örgün eğitimde kayıtlı oldukları saatler için özel eğitim saatlerinin aynı olduğunu, davacı idarenin ücret tahakkuk ettiğini, yönetmelik hükmü gereği zorunlu eğitime devam edildiğinin belgelenmesi gerektiğini, davalı tarafından ilgili belgelerin davacıya gönderilmediğini, davacının zarara uğradığını, engelli bireyin hem örgün eğitime hem de rehabilitasyona devam etmesinin amaçlandığını, ancak bunun yapılmayarak davacının zarara uğratıldığını, bu nedenle davaların reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı idare tarafından davalı özel eğitim kurumuna yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun 15 inci maddesi, ... Özel Eğitim Kurumları Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının g bendi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporunun denetime elverişli, açık, anlaşılır ve uyuşmazlığın çözümüne elverişli olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca asıl ve birleşen davalarda davacı ...'ndan harç alınmamasına, Dosyanın Mahkemesi'ne gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.