T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1002 KARAR NO : 2025/1105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2025 NUMARASI : 2025/10 Esas 2025/35 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1002 KARAR NO : 2025/1105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2025 NUMARASI : 2025/10 Esas 2025/35 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/09/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; Çankaya/Ankara mevkinde ve 19/06/2022 tarihinde davalı şirkete ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre karşı tarafa ait aracın, tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, müvekkiline ait ... plaka sayılı araçta reel değer kaybı, hasar kaybı ve hak mahrumiyeti kaybı meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla HMK madde 107 uyarınca şimdilik 100,00 TL hak mahrumiyeti kaybının, 100,00 TL hasar bedelinin ve 100,00 TL reel değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı karşı davacılar ... ve ... Tur. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, kusur raporunda davacıya ait ... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, davacıya ait ... plakalı aracın davalı şirkete ait ... plakalı araca tam kusurlu olarak çarpması ile müvekkile ait araçta hasar meydana geldiğini, trafik kazasının 19/06/2022 tarihinde değil 05/07/2022 tarihinde meydana geldiğini, davalıların trafik kazasının meydana gelmesinde kusuru olmaması nedeniyle değer kaybı, hasar kaybı ve hak mahrumiyeti tazminatından sorumlu olmadığını, asıl davanın reddine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile; karşı davalının tam kusurlu olması sebebiyle müvekkiline ait araçta meydana gelen zarar nedeniyle kaza tarihi olan 05/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 100,00 TL değer kaybı bedeli, 100,00 TL hasar kaybı bedeli, 100,00 TL aracı kullanamama tazminatı bedelinin karşı davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı - karşı davalı ... vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Karşı davalı ... karşı davaya karşı herhangi bir cevap sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, asıl dava konusunun davacıya ait ... plakalı aracın ticari olarak işletilen yolcu otobüsü, karşı dava konusu ... plakalı aracın aynı şekilde ticari araç olması nedeni ile asıl ve karşı davanın ticari mahiyette olduğu, konularının maddi tazminat talebine ilişkin bulunduğu, asıl ve karşı dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın eklenmediği, dosyasının mahkemeye Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/11/2024 tarih ve 2022/363 esas, 2024/480 karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 09/02/2022 tarih ve 2021/1760 esas-2022/102 karar sayılı kararında, "Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren bir davanın görevli olmayan bir başka mahkemede açılması durumunda da arabuluculuğa başvuru şartının aranması gerektiği, aksi halde taraflarca görevli olmayan bir başka mahkemede arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla dava açılmasına yol açılması durumunun söz konusu olacağının " belirtildiği, temyiz edilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/10/2023 tarih ve 2022/2421 esas, 2023/5898 karar sayılı ilamı ile (görevsiz mahkemeye açılan dava tarihi olan), "12/12/2019 dava tarihinden önce arabuluculuk sürecinin bitirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin" usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek istinaf mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19/12/2023 tarih ve 2023/4107 esas - 2023/4318 karar sayılı kararında da; "6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından" istinaf kararının onanmasına karar verildiği, usul ekonomisi gereğince arabuluculuk dava şartının, davanın görevli mahkemenin esasına kaydından önce giderilebileceğine dair içtihatlar bulunmakta ise de, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan davanın yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğu, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasının hükmüne göre arabuluculuk son tutanağın dava dilekçesine eklemesinde zorunluluk bulunduğu, usul ekonomisi ilkesinin Kanun'un açık hükmünün önüne geçemeyeceği, aksinin kabulünün taraflarca arabuluculuk dava şartını aşmak amacıyla görevli olmayan mahkemede dava açılmasına yol açacağı, kaldı ki asıl davada arabuluculuk son tutanağının görevsizlik kararı üzerine dosyanın 06/01/2025 tarihinde mahkemenin esasına kaydından da sonra 17/01/2025 tarihinde düzenlendiği, karşı davada ise arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı gözetildiğinde bu dava şartı eksikliğinin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle; "A) Asıl davanın, arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, B) Karşı davanın, arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası ile HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı/karşı davalı ... ile davalı/karşı davacı ... ve ... ve karşı davalı ... arasında tazminat alacağına ilişkin Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2022/363 E. , 2024/480 K. Sayıyla görülen dava dosyasında mahkemece ''Görevsizlik'' kararı verilmiş olup, karar gereği dosya ''Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri'' birimine gönderildiğini, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi' ne 2025/10 E. ile tevzi edilen dosyada kendilerine ''Bildirimin tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağının sunulmasına ilişkin'' muhtıranın 14/01/2025 tarihinde tebliğ edildiğini ve arabuluculuk son tutanağının mahkemeye 21/01/2025 tarihinde sunulduğunu, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının mahkeme dosyasına sunulmuş olmasına karşın yerel mahkemece, davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE karar verildiğini, görevsiz mahkeme sıfatıyla davaya bakmış olan Asliye Hukuk Mahkemesi' nde zorunlu arabuluculuk şartı bulunmamakta olup dosya görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildikten sonra ilgili uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ve Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kesin süre dolmadan ve esasa girilmeden arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2020/1713 E. - 2020/1569 K. sayılı dosyasında görevli mahkemenin karar tarihinden önce arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulduğunu, bu nedenle davanın usulden reddedilemeyeceğine hükmedildiğini, görevli mahkemede esasa girilmeden önce arabuluculuk işlemi tamamlandığından dava şartı yerine getirilmiş olup işin esasına girilmesi gerektiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2023/616 E. - 2023/2371 K. sayılı ilamında; "Eldeki davanın, 16.07.2021 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Mahkemece ilk duruşmada 15.03.2022 tarihinde Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeksizin 31.05.2022 tarihinde kesinleştiği, tevzinin Tüketici Mahkemesine 02.06.2022 tarihinde yapıldığı, Tüketici Mahkemesince 08.06.2022 tarihinde davacı tarafa arabuluculuk tutanağını sunması için 1 haftalık kesin süre verildiğine ilişkin muhtıra çıkarıldığı, davacı tarafça 20.06.2022 tarihli arabuluculuk tutanağının sunulduğu, arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin 30.05.2022, bittiği tarihin 20.06.2022 olduğu görülmüştür. Buna göre İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı ancak tüketici mahkemesine verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine arabulucuk sürecinin başlatıldığı, eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan tüketici mahkemesinde esasa girilmeden önce arabuluculuk işleminin tamamlandığı böylece usul ekonomisi gözetildiğinde dava şartının yerine getirildiği kabul edilip işin esasına girilerek hasıl olacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmediği” nin belirtildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Asıl ve karşı dava. trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, görevsizlik kararı verilmesinden sonra işin esasına girilmeden önce arabuluculuk dava şartının tamamlanıp tamamlanamayacağı noktasında toplanmaktadır. Konuyla ilgili olarak değişik yargısal içtihatlar bulunmaktadır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/3201 Esas, 2024/4336 Karar sayılı ilamında; “7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.” denilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2024/4395 Esas, 2024/8194 Karar sayılı ilamında ise; “Görevsiz mahkemede dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olmasına rağmen dosyanın görevli mahkeme esasına kaydedilmesinden önce arabulucuya başvurulmuş ve sürecin sonuçlanarak anlaşamama son tutanağının düzenlenmiş olması durumunda, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilmektedir.” Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2757 Esas, 2022/17299 Karar sayılı ilamında da, “…Eldeki dosyada istisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işleminin tamamlandığı anlaşıldığından mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken tekrar davacıdan arabuluculuk Yasası gereklerini "anlaşmazlık tutanağının getirilmesi" istemek Yasanın uygulanmasındaki amacına da uygun düşmeyeceğinden, somut olayda HMK'nin 115/3. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.” denilmektedir. Dairemizce, görevsizlik kararı verilmesinden sonra dosyanın görevli mahkeme esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuk başvuru koşulunun yerine getirilmesi halinde dava şartının yerine getirilmiş sayılacağının kabulü mahkemeye erişim hakkı ve usul ekonomisi yönünden isabetli bulunmakta olup, somut olayda ise belirtilen süreden sonra arabuluculuk başvurusunun yapıldığı anlaşılmakla usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. . Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.