3. Hukuk Dairesi 2024/2157 E. , 2025/1402 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/731 E., 2024/762 K. İHBAR OLUNAN : ERGO Sigorta A.Ş. DAVA TARİHİ : 06.11.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/624 E., 2023/589 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kab…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2157 E. , 2025/1402 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/731 E., 2024/762 K. İHBAR OLUNAN : ERGO Sigorta A.Ş. DAVA TARİHİ : 06.11.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/624 E., 2023/589 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin kalçasında bulunan siğiller için 09.01.2018 tarihinde davalı şirkete ait Liv Hospital Hastanesine giderek davalı kadın doğum uzmanı Berk tarafından muayene edildiğini, müvekkilinin doktorun sorusu üzerine bekar ve bakire olduğunu belirttiğini, ancak doktorun kendisinin rızasını almadan ve bekar bir kadına yapılmaması gereken genital ultrason yolu ile kendisini muayene ettiğini, müvekkilinin eve geldiğinde kanaması olması ve acı hissetmesi nedeniyle doktoru aradığını, ertesi gün tekrar muayeneye gittiğinde davalının kızlık zarının bozulmadığını söylediğini, müvekkilinin üç gün sonra Medicalpark Hastanesine giderek burada tekrar muayene olduğunu ve doktorun kızlık zarında 3-4 günlük yırtılma olduğunu tespit ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin aynı gün savcılığa giderek şikayetçi olduğunu, savcılıkça 14.01.2018 tarihinde sevk edilerek genel adli muayenesinin yapıldığını, sağlık alanında herhangi bir müdahalenin ancak kişinin bu müdahaleye özgürce muvafakat etmesinden sonra yapılabileceğini, bu rızanın aydınlatılmış rıza olması gerektiğini, müvekkilinin muhafazakar bir çevrede yetiştiğini, bu durumun ailesince hoş görülmeyeceğini, evlendiğinde bu nedenle aşağılanacağını düşündüğünü ileri sürerek 500.000 TL manevi tazminatın 09.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevaplarında; muayenenin hemşire refakatinde yapıldığını, muayene öncesi yapılan görüşmede davacıya şikayetine konu olan siğillerinin cinsel ilişki yoluyla bulaşabileceğini ve kendisinin aktif bir cinsel yaşamı ve partnerinin olup olmadığı hususunun sorulduğunu, davacının cinsel ilişki yaşadığı partnerinin olduğunu söylediğini, davacıya genital siğil (papillom) hastalığına neden olan HPV tipleri ile rahim ağzına bulaşarak rahim ağzı kanseri yapan HPV tiplerinin farklı olduğu, bu nedenle rahim ağzından da örnek alınması gerektiği, bu örneğin alınması sırasında bir vajinal muayene yapılarak plastik bir fırça yardımıyla hücrelerin toplanmasının zorunlu olduğunun anlatıldığını, davacının da bu işlemi kabul ettiğini, muayenenin en az yarım saat sürmüş olması nedeniyle bu süre boyunca davacının rızası dışında işlem yapılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, genital muayenede hymen üzerinde parsiyel deflorasyon gözlemlendiğini belirterek, davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturmada alınan adli tıp raporunda, HPV enfeksiyonunun cinsel yolla veya cinsel yollar dışında çevresel nedenlerle gelişen bir hastalık olduğunun tıbben bilindiği, davacının Özel Liv Hospital Ulus Hastanesine 09.01.2018 tarihinde vulvar bölgede siğil nedeniyle başvurduğu, perine muayenesinde hymen 6 ve 9 yönlerinden deflore izlendiği, hastadan vaginal smear alındığı ve vaginal USG yapıldığının kayıtlı olduğu dolayısıyla hastanın vaginal muayeneyi kabul ettiğinin anlaşıldığı, kişinin dava konusu olaydan 3 gün sonra Medicalpark Hastanesinde 12.01.2018 tarihinde yapılan muayenede vulvada commissura posteriorda condyloma haricinde bulgu tanımlanmadığı, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde muayenesinde hymende kaideye uzanan saat 6 yönünde üzeri punktual kanamalı çentik izlendiği kayıtlı olmakla beraber muayene tarihi olmadığı da göz önüne alındığında mevcut verilerle iddia edilen hususlarda değerlendirme yapılamadığı, sorulan hususların adli tahkikatla aydınlatılmasının gerektiği yönünde görüş bildirildiği, tanık hemşire Dilek'in, doktorun simir örneği alınan aleti hastaya gösterip bu alet ile örnek alınacağını söyledikten sonra işlemi yaptığını beyan ettiği, davalı doktor hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan açılan kamu davasının beraatle sonuçlandığı ve kararın kesinleştiği, Ceza Mahkemesi dosyası, davacı hakkında alınan raporlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı doktorun ayıplı hizmet verdiğinin ispat edilemediği ve kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip, hükme esas alınmaya yeterli olduğu, davacının genital bölgesinde çıkan siğillerle ilgili dosyada mevcut bulunan adli tıp kurumu tarafından düzenlenen raporda özellikle davacıda oluşan HPV virüsünün çoğunlukla cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edildiği, çok nadir çevresel faktörlerden oluşabileceğinin belirtilmesine, ayrıca davacının davalı doktora muayene olduğu 09.01.2018 tarihli epikiriz formunda davalı doktorun saati saatine yazdığı raporda, hastanın perine muayenesinde Hymen 6 ve 9 yönlerinde deflore izlendiğinin yazıldığı, tanık olarak dinlenen dava dışı doktorun davacının yapılan muayenesinde kızlık zarında doğal bir çentik gördüğünü, bunun doğuştan olabileceği gibi yeni olmayan bir ilişkiden de kaynaklanmış olabileceğini beyan ettiği, mahkeme kararının gerekçesinde, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; iddialarını tekrarlayarak, müvekkiline vajinal muayene yapılacağının açıklanmadığını, müdahale edilmeden önce hastanın aydınlatılmış rızanın alınması gerektiğini, aydınlatılmış rızanın alındığının davalı tarafından ispatlanması gerektiğini, rızanın hastanın jinekolojideki koltuğa oturmadan önce alınması gerektiğini, davalı tanığı Dilek’i müvekkilinin daha önce görmediğini, tanığın müvekkilinin rızasını da duymadığını beyan ettiğini, genel adli muayene raporunda “çentik şeklinde punktual kanama” ifadesinin yer aldığını, bunun yeni kanama olduğu anlamına geldiğini, davalı doktorun şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat ettiğini, mahkemenin yeterli incelmeyi yapmadığını ispat yükünü davacıya yüklediğini, bam kararında siğillerin sadece cinsel yolla bulaştığından söz edildiğini, ancak adli tıp raporunda farklı yollarla bulaşmasının da mümkün olduğundan söz edildiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen borcuna aykırı davranması nedeniyle meydana gelen manevi zararın tazmini istemine İlişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye göre ve özellikle davalı doktor tarafından tutulan epikriz raporunda perine muayenesinde hymende deflore izlendiğinin yazılı olduğu, tanık olarak dinlenen hemşirenin muayenede bulunduğunu, doktorun hastaya küçük bir aletle vajinaya bakacağını ve smear örneği alacağını söyledikten sonra spekulüm ve fırça yardımı ile sürüntü aldığını, sonrasında ultrason probunu kullandığını, kendisinin hymenin yırtık olduğunu gördüğünü, muayene sırasında da hastanın kanamasının olmadığını, doktorun yapacağı işlemleri hastaya anlattığını beyan ettiği, tanık olan dava dışı doktorun beyanında tarafından yapılan muayenesinde de hymende doğal bir çentik görüldüğünü bunun yapısal olabileceği gibi yeni olmayan bir cinsel ilişkiden kaynaklanmış da olabileceğini söylediği, davalının ceza yargılaması sonucunda beraat ettiği ve diğer dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hymende izlenen deflorenin muayene sonucunda meydana gelmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.