4. Hukuk Dairesi 2015/13718 E. , 2017/6068 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar... A.Ş. ve ... tarafından, davalılar ... Bas. Yay. San. Tic. A.Ş. ve ... aleyhine 08/10/2013 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz…
**4. Hukuk Dairesi 2015/13718 E. , 2017/6068 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar... A.Ş. ve ... tarafından, davalılar ... Bas. Yay. San. Tic. A.Ş. ve ... aleyhine 08/10/2013 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, davalı şirketin sahibi bulunduğu "Aydınlık" gazetesinde yayınlanan ve diğer davalı ... tarafından kaleme alınan 24/07/2013 tarihli “Lozan'da Neler Döndü?" başlıklı yazıda, hukuka aykırı şekilde müvekkillerini hedef alan küçültücü, karalayıcı, ticari itibarlarını zedeleyici, kişilik haklarına saldırı niteliğinde söz ve ifadelere yer verildiğini belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalılar vekili, müvekkili ... tarafından kaleme alınan köşe yazısında yer verilen ifadelerin tümünün düşünce ve ifade hürriyetinin var olma nedenini en iyi şekilde ortaya koyan örneklerden olduğunu, davacıların kendi eylem ve söylemleri nedeniyle dava konusu eleştirilerin muhatabı olduklarını, davacıların yapmış oldukları yayınları ile tarihi çarpıtarak bilimsellliği bulunmayan gerçeklere aykırı ve yanlış bilgiler ile halkı yanıltma amacı güden eylemleri karşısında müvekkili yazarın görevini yaptığını, halkın bilgilendirme hakkı çerçevesinde gerçek ve doğru bilgiyi okurlarına çarpıcı bir şekilde sunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava dilekçesinde belirtilen ifadelerin davalı köşe yazarının eleştirisini içerdiği; kişisel değer yargısı niteliğindeki bu ifadelerin eleştiri sınırlarını aşan küçültücü ve hakaret niteliğinde olmayıp davacı tarafın kişilik haklarına saldırı amacı taşımadığı, eleştiri sınırlarını aşmadığı, davacı tarafın yayın ve yazılarının bu duruma neden olduğu ve eleştirildiği, bu haliyle dava konusu yazıda hukuka aykırılık unsurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve