8. Hukuk Dairesi 2019/5666 E. , 2021/3504 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili; dava konusu binanın vekil edenleri tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etm…
**8. Hukuk Dairesi 2019/5666 E. , 2021/3504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili; dava konusu binanın vekil edenleri tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 3 katlı betonarme binanın davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. 1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhdesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu, muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin olamayacağı gözönünde tutulduğunda sadece davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; muhdesatların taşınmazın zemininden bağımsız mülkiyetinin olamayacağı düşünülmeksizin mülkiyet olgusu doğuracak biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme hükmünün 1 nolu bendindeki "3 katlı binanın davacılara ait olduğunun tespitine" ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine "3 katlı binanın davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine" ifadelerinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.