İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının ... tarihli tensip zabtının 13 nolu ara kararında, "Davacılardan ...'in görev süresi dolsa dahi davalı şirketin en son genel kurulda seç…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/247 - 2026/598 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/247 KARAR NO : 2026/598 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas DAVACILAR :1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli), Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyum Atanması) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 23/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/03/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının ... tarihli tensip zabtının 13 nolu ara kararında, "Davacılardan ...'in görev süresi dolsa dahi davalı şirketin en son genel kurulda seçilen yöneticisi olup, davacı ile davalı şirketin temsili açısından menfaat çatışması olduğu, şirkete tebligat yapılması ve temsil kayyumu tayin edilmesi gerektiğinden davacılar vekiline bu dosyaya yönelik temsil kayyumu davası açması ve dosya numarasını bildirmesi için 4 hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde davalı şirkete temsil kayyumu atanması için dava açmadığı ve dosya numarasını bildirmediği takdirde HMK 114/d maddesi kapsamında taraf temsili dava şartı olduğundan 114/d maddesi delaletiyle 115/2 maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği hususunun ihtarına, " şeklinde ara karar kurulduğu, davalı vekilince belirtilen ara karardan rücu edilmesine yönelik talepte bulunulduğu, ilk derece mahkemesince bu defa da ... tarihli celsede "Mahkememizin ara kararı uyarınca davacı tarafa temsil kayyumu tayini için dava açılması süresinin davalı şirketin yetkililerinden bir tanesinin davacı ... olup, şirket yetkilisi açısından davacı olarak kendi şirketi aleyhine dava açılması halinde çıkar çatışması olup olmadığından değerlendirilmesi açısından temsil kayyumu atanması için süre verilmiş olup, diğer davacı ortaklar şirketin temsilcisi olmadıklarından ve bu nedenle şirketle aralarında çıkar çatışması olmasından bahsedilemeyeceğinden davacı tarafından açılan davada şirkete temsil kayyumu atanmasına karar verilse dahi diğer davacılar yönünden temsil kayyumu şirketi temsil edemeyeceğinden ve sadece şirket yönünden temsili gerektiğinden mahkememizin şirket yetkilisine yönelik temsil kayyumu atanması için dava açılmasına yönelik ara kararının usul ve yasaya uygun olduğundan ve bu ara kararından dönülmesini gerektirecek bir husus olmadığından davalı vekilinin ara karara yönelik itirazının REDDİNE, " şeklinde ara karardan rücu edilmesine yönelik itirazın reddine karar verildiği, davalı vekilince itirazın reddine yönelik ara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ilk derece mahkemesinin ... tarihli ara kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temsil kayyumu atanmasının TMK 426'da düzenlendiğini, bu hükme göre tüzel kişilerde temsil kayyumu atanması kanuni temsilci zaten olmakla birlikte belli bir işte bu temsilci ile temsil olunan arasında menfaat çatışmasının varlığı durumunda söz konusu olacağını, anonim şirketlerde temsil kayyumluğunun kurulması bakımından ilk şartın anonim şirketin ticaret hayatına devamı sırasında şirketin çıkar grupları arasında somut bir olay kapsamında menfaat çatışmasının meydana gelmiş olması olduğunu, ikinci şartın ise menfaat çatışmaları sebebiyle anonim şirketin temsilinde boşluğun meydana gelmiş olması olduğunu, bir anonim şirkette temsil kayyumluğunun kurulması için özellikle yönetim kurulu ile anonim şirketi söz konusu olay veya davada temsil edemeyecek konumda olması gerektiğini ancak bu iki şartın bir araya gelmesi sonrası mahkeme tarafından anonim şirkette temsil kayyumluğu tesis edileceğini, genel kurul kararının iptalini dava ettiğinde veya pay sahiplerinin yönetim kuruluna karşı sorumluluk davası açtığında yönetim kurulu her iki tarafta da olamayacağı için şirketin söz konusu dava ve olaylarda temsilden kaynaklı menfaatinin tehlikeye düştüğünü, temsil kayyumluğunun anonim şirkette kurulabilmesinin bütün yönetim kurulu üyelerinin ilgili davada anonim şirkette kurulabilmesinin bütün yönetim kurulu üyelerinin ilgili davada anonim şirkete karşı taraf olduğu davalarda mümkün olduğunu, davada temsil kayyumu için şartlar oluşmadığını, bu nedenlerle; istinaf talebinin reddine dair istinaf talebinin kabulü ile kararın bozulmasına, celsede alınan 12 nolu kararın bozularak tensip zaptının 13 nolu ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas sayılı ara kararı sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Talep, tensip zabtının 13. Maddesinde davacılara temsil kayyımı tayini hususunda davacılara dava açmak için verilen süreye yönelik ara karardan rücu edilmesine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin tensip zaptının 13 nolu ara kararından rücu edilmesine yönelik davalı vekilinin talebinin, duruşmada alınan 12 nolu ara kararla reddine karar verildiği, davalı vekilince bu ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ilk derece mahkemesince istinaf talebinin reddine karar verildiği ve bu ek karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde, ilk derece mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara yönelik istinaf yoluna başvurulabileceği açıklanmıştır. Somut olayda ilk derece mahkemesince verilen ara kararın istinafı kabil bir karar olmadığı, her ne kadar mahkemece anılan ara kararda yasa yoluna ilişkin bir açıklama yapılmamış ise de, bu durumun ara kararın istinaf edilemez nitelikte bir ara karar olmasına etkisi bulunmadığı, ilk derece mahkemesince istinaf başvurusunun reddine dair verilen ek karar yerinde bulunduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)- ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olarak 23/03/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır