8. Hukuk Dairesi 2019/1694 E. , 2020/4157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, 47 parselde tapuya kayıtlı 7 nolu bağımsız bölüm dükkanın 1/5 hissesinin davalı ve davacının paylı mülkiyet şeklinde paydaş olduğu
**8. Hukuk Dairesi 2019/1694 E. , 2020/4157 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, 47 parselde tapuya kayıtlı 7 nolu bağımsız bölüm dükkanın 1/5 hissesinin davalı ve davacının paylı mülkiyet şeklinde paydaş olduğunu, davalının 7 nolu bağımsız bölümü ticari işletme olarak kullandığını, davalıya Rize 1. Noterliğinin 09.11.2010 tarihli ve 8241 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek 2010 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2011 ve gelecek yıllara ilişkin kullanım ve kira bedellerinden müvekkilinin hissesine isabet eden kısmının ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafından davacıya ait Türkiye İş Bankası nezdindeki 0879187 numaralı hesaba 320,00 TL yatırıldığını, bu ödemeden başka bir ödeme yapılmadığını belirterek 7 nolu bağımsız bölüm dükkanın haksız işgalinden kaynaklanan ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafın dava ve ıslah dilekçesine karşı zaman aşımı itirazında bulunduklarını, zamanaşımına uğrayan talepler yönünden davanın reddine karar verilmesini, 03.06.2012 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak düzenlendiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenmiş olan aylık kira bedellerinin rayiç kira bedellerinin çok üzerinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, paydaşlar arasında çaplı taşınmaza yönelik ecrimisil istemine ilişkindir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı) Somut olaya gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 47 parsel sayılı taşınmazda yer alan 7 nolu bağımsız bölümün 1/5 hissesinin kayden davacıya, 1/5 hissesinin davalı Bilgi Mataracı’ya ait olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda izah edildiği üzere davalının kullanımında olan bağımsız bölüm için davacı paydaşın ecrimisil talep edebilmesi diğer paydaş davalıları intifadan men etmesi şartına bağlıdır. Davacı tarafından, davalıya Rize 1. Noterliğinin 09.11.2010 tarihli ve 8241 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek 2010 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2011 ve gelecek yıllara ilişkin kullanım ve kira bedellerinden davacının hissesine isabet eden kısmının ödenmesinin talep edildiği, bu ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih itibarıyla intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olduğunun kabulünün gerektiği, ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren dava tarihi olan 10.06.2011 tarihine kadar davacının hissesi oranında ecrimisil bedeli hesaplandıktan sonra davalının bu dönem için davacıya ödediği ecrimisil bedeli var ise bu miktar mahsup edilerek ecrimisil bedeli belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.