21. Hukuk Dairesi 2008/292 E. , 2008/4751 K. "" Mahkemesi : Kocaeli 1. İş Mahkemesi Tarih : 21.11.2007 Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 20.229.93 YTL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve ve davacı vekilinc…
**21. Hukuk Dairesi 2008/292 E. , 2008/4751 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Kocaeli 1. İş Mahkemesi Tarih : 21.11.2007 Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 20.229.93 YTL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve ve davacı vekilincede duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.3.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Av. N. Ö.ile karşı taraf vekili S.E. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Dava nitelikçe iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesine ilişkindir. Davacının 27.01.1995 günü iş kazası geçirdiği 01.02.1996 tarihine kadar tedavi gördüğü ve 04.02.1996 tarihinde maluliyeti cihetine gidildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık bu tür davalarda B.K.’nun 125. maddesi gereğince uygulanmakta olan zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığı gibi davalının zaman aşımı savunmasına hangi nedenle itibar edilmediği açıklanmadan davanın süresinde açıldığı kabul edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere zaman aşımına ilişkin süre, failin zararı öğrendiği tarihten başlatılmalıdır. Somut olayda zararın ne zaman öğrenildiği önem kazanmaktadır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açılması ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartların öğrenilmiş olması demektir. Eğer zararın genişliğini tayin eden husus gelişmekte olan bir durum ise zaman aşımı bu gelişme sona ermedikçe başlayamaz. Zararı öğrenme zararın kesin şekilde belli olduğu tarihtir. Diğer bir deyişle sigortalıya bağlanacak gelir ve hüküm altına alınacak tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle işçide oluşacak meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir duraksamaya yol açmayacak biçimde saptandığı tarihten itibaren zaman aşımının başlatılması gerekir.