1. Ceza Dairesi 2022/15623 E. , 2024/1255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sa
**1. Ceza Dairesi 2022/15623 E. , 2024/1255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmedilen ceza miktarına göre 1412 sayılı Kanun'un 318 ... maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2011 tarihli ve 2008/210 Esas, 2011/137 Karar sayılı kararları ile; a) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, b) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, c) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, d) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, Karar verilmiştir. 2. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2011 tarihli ve 2008/210 Esas, 2011/137 Karar sayılı kararlarının, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.02.2014 tarihli ve 2012/3107 Esas, 2014/905 Karar sayılı ilâmı ile; "1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08/06/2010 gün, 2010/1-35-140 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanıklar yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığının bulunduğunun kabulü gerektiğinden; aynı olayda yargılanan ve suçu birlikte işledikleri iddia olunan sanıklar Sencer, ..., ... ... ve ... arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiiler yerine aynı müdafii tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK'nun 152. maddelerine aykırı davranılması, 2- ... Devlet Hastanesinin mağdur ... ile ilgili 22/02/2008 tarihli 1150 sayılı raporuna göre; mağdurda sağ paryetal minimal depresyon fraktürü ve travmatik sak saptandığı, kafa kemiği kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu, mağdurun ... tehlike geçirdiği, post travmatik epilepsi riski nedeniyle mağdurun bir yıl takibinin gerektiği, bu sürenin sonucunda karar verilebileceği anlaşılmakla; mağdurun yaralanmasının epilepsi hastalığına neden olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre; sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2014/97 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararlarıyla önceki hükümlerde direnilmesi ile; a) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, b) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, c) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, d) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, Karar verilmiştir. 4. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2014/97 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararlarının sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiileri, sanık ... tarafından temyizi üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tevdii edilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 01.10.2019 tarihli ve 2017/1-488 Esas, 2019/570 Karar sayılı kararı ile; "... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2014 tarihli ve 97-156 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, sanık müdafilerinin sadece bozmaya ilişkin diyeceklerinin sorularak Cumhuriyet savcısının bozmaya ilişkin görüşü ile esasa ilişkin mütalaası alındıktan sonra, CMK'nın 216/1. sırasında belirtlien sıraya da uyulmaksızın sanık müdafilerine başka bir hususta savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması" nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 5. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2019/728 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararları ile; a) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, b) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, c) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, d) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, öldürme kastı bulunmadığına, gerekçesiz şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayin edildiğine, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. C. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık hakkında mevcut delillere göre beraat kararı verilmesi gerektiğine, iddia edilen eylemin yaralama vasfında olduğuna, şartları oluştuğu halde haksız tahrik indiriminin uygulanmadığına ilişkindir. D. Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suça sürüklenen çocuk hakkında mevcut delillere göre beraat kararı verilmesi gerektiğine, şartları oluştuğu halde haksız tahrik indiriminin uygulanmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik soruşturma ile karar verildiğine, lehe hüküm taleplerinin karşılanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde gece saat 22:00 sularında katılanın ... ilçesinde bulunan ... isimli balık lokantasına gittiği, orada birkaç tane bira içtiği sanık ...'nın ise arkadaşları sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'u askerden izinli olarak gelen arkadaşları ...'e yemek söylemek için davet ettiği ve aynı restaurantta birkaç masa ötede oturdukları, aradan belli bir zaman geçtikten sonra gecenin ilerleyen saatlerinde her iki tarafın da alkollü vaziyette nedeni anlaşılmayan bir sebeple birbirlerine sataştıkları bu sataşma neticesinde katılanın restaurantın dışına çıktığı, onu müteakiben öncelikle sanık ...'in dışarı çıktığı, katılan ile aralarındaki tartışmanın büyüdüğü ve kavgaya dönüştüğü, restaurant içindeki sanık ...'in arkadaşları olan diğer sanıklar ... ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ...'nin de dışarı çıkarak bu kavgaya iştirak ettikleri, kavga esnasında sanıklardan ... ...'ın yerden aldığı ve kaldırım döşemek amacıyla kullanılan taşı katılanın kafasına vurduğu ve katılanın yere düşmesi sonucunda diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocukların hep beraber katılanın üzerine hücum ettikleri, tekmelerle ve taşlarla katılanı darp etmeye devam ettikleri, kavganın başlangıcında katılanın da elinde iki adet bıçak olduğu ve sanıklar ve suça sürüklenen çocuğa doğru bu bıçağı salladığı ancak hiçbir sanığın bu bıçaklar ile yaralanmadıkları, kavga sırasında sanıklar Sencer, ... ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'nin katılanı yere düşürüp ciddi şekilde darp ettikten sonra oradan ayrıldıkları, kavganın başlangıcında ve devamında sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun katılana karşı aynı irade ile birlikte hareket ederek darp ettiklerinin açıkça anlaşıldığı, katılanın sanıklar tarafından ağır şekilde darp edilmeleri neticesinde ambulansla hastaneye kaldırıldığı, muayenesi ve verilen adlî rapor içeriğine göre, başta sağ palyetal minimal depresyon fraktürü ve tarvmatik sak saptandığı, bu yaralanmasının ... tehlike geçirmesine neden olduğu, kafa kemiğinin kırıldığı, kırığın ... fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğu, postravmatik epilepsi riski nedeniyle bir yıl takibinin gerektiğinin belirtildiği, katılanın 22.09.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre dava konusu olay (22.01.2008) tarihinde müracaat ettiği hastanede çekilen grafilerinde kafatasında sağ paryetal çökme kırığı ve travmatik subaraknoid kanama tarif edildiği, 30.01.2008 tarihinde epileptik atak geçirdiği, tedavi ile nörolojik defisitsiz olarak taburcu edildiği, 26.02.2021 tarihinde kurulca yapılan nörolojik muayenesinde de epilepsi hastalığı olduğunu destekleyecek muayene, tetkik ve bulgular izlenmediği cihetiyle, epilepsi hastalığı olduğunu gösteren bulgu bulunmadığı, olay (22.01.2008) tarihli tıbbi belgelerde tarif edilen sağ parietal kemikte çökme kırığı ve travmatik subaraknoid kanamanın oluştuğunun mahkemece kabulü halinde; yaşamını tehlikeye bir durum olduğu, üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerde tarif edilen ve 26.02.2021 tarihinde kurulda yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin belirli bir mesafeden belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edildiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tespit edilmediği ve olayın bu şekilde gerçekleştirilmiş olduğu belirtilmiştir. 2. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında hangi taraftan geldiği tam olarak belirlenemeyen bir sataşma ile taraflar arasında sürtüşme yaşandığı, bu sürtüşme esnasında tarafların birbirlerine küfür ve hakaret ettikleri, bunun akabinde katılanın lokantayı terk ederek dışarı çıktığı, sanık ...'in ilk olarak katılanı takip ederek dışarı çıktığı ve dışarıda katılan ile aralarında kavga başlaması üzerine lokantadaki sanık ...'in arkadaşları olan diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun da doğal olarak dışarı çıktıkları ve bu kavgaya ortak oldukları, katılana yönelik saldırılarını aynı irade ile devam ettirdikleri, olayın oluşu ile sanıkların tevilli anlatımları ve tüm dosya içeriği ile bu durumun sabit olduğu kanaatine ulaşıldığı, her ne kadar sanık ... dışındaki sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun lokantadan çıkmadıkları ve hatta Sencer'in de olaya karışmadığına dair bazı tanıklar savunma tarafınca gösterilmiş ise de gösterilen tanıkların bir çoğunun olaya dair bilgi ve görgülerinin bulunmadığı, olayın gelişimini ve sonucunu tam olarak görmedikleri ve son olarak mahkemeye sanıklar müdafii tarafından dinlenmek üzere hazır edilen tanık M.S.'nin mahkeme huzurunda tanık olarak beyanının alınması talep edilmiş ve dinletilmiş ise de bu tanığın beyanlarının yine savunma avukatınca hastane kayıtları ve ambulans kayıtları ile zaman itibari ile teyit edilmesi istenmiş, bu amaçla yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda tanık beyanı ve savunma avukatının ileri sürdüğü hususların doğrulanmadığı böyle bir kaydın anılan tanığa ait yapılan isim araştırması üzerinde rastlanmadığı sonucuna ulaşıldığı, ayrıca yargılamanın süreci göz önünde tutulduğunda son aşamaya gelinen bir durumda bu türden bir tanığın olaya dair ayrıntılı ve somut şekilde beyanda bulunmasının da inandırıcı olarak kabulü yönünde olumlu kanıya ulaşılamadığından sanıklar müdafiince ileri sürülen ve dinletilen tanık beyanlarına bu açıklamalar ışığında itibar edilmediği belirtilmiştir. 3. Katılana karşı sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun aynı iştirak iradesi ile saldırdıkları, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun içlerinden birkaçının yerden aldıkları taş ve sert cisimlerle katılana vurdukları, saldırıda kullandıkları taşın niteliği ve katılana yönelik seçtikleri hedef bölge itibariyle bu darbelerin katılanı öldürmeye elverişli olduğundan şüphe bulunmadığı gibi sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun taşlarla ve katı cisimle katılanı darp ettikten sonra yere düşen katılana tekmelerle vurup her birinin darp etmeye devam ettikleri, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun kullandıkları vasıtanın öldürmeye elverişli olması, darbelerin şiddeti ve adedi, bu darbeler neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmanın ... tehlike arz etmesi, kafa bölgesinin ciddi şekilde yaralanmış olması (ağır 5 ... derecede kırık oluşacak şekilde), kafa tası kemiğinde çökme meydana gelmiş olması ve katılanın ambulans tarafından hastaneye zamanında kaldırılmaması halinde ölmesinin kuvvetle muhtemel bir durum olduğunun belli olduğu, tüm bu hususlar göz önünde tutulduğunda sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun katılana karşı gerçekleştirdikleri eylemde kasıtlarının öldürmeye yönelik olduğunda şüphe bulunmadığı kanaatine varılarak eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirildiği belirtilmiştir. 4. Sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, adlî raporlar, uzmanlık raporları, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur. 5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu katılanın yaşamsal tehlike geçirecek, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek kemik kırığı meydana gelecek, yüzünde sabit iz oluşacak nitelikte yaralandığı olayda; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesinin ikinci fıkrası ile yapılan uygulama sırasında aynı Kanun'un 61 ... maddesindeki ölçütlerden meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek üst sınıra yakın düzeyde ceza tayini yerine yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmolunarak sanıklar ve suça sürüklenen çocuğa eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, dosya kapsamında eksik araştırmanın söz konusu olmadığı, savunma hakkının ihlal edilmediği, eylemin sanıklar ve suça sürüklenen çocuk tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların (1) nolu paragrafta belirtilen eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca sanıklar ve suça sürüklenen çocuk lehine asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan ceza miktarı itibariyle lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirmeye ilişkin hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2019/728 Esas, 2022/45 Karar sayılı kararlarında sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.