Başvuru, haksız şekilde idari gözetim altında tutulma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; haksız şekilde idari gözetim altında tutulma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/4/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Irak uyruklu başvurucu hakkında DEAŞ silahlı terör örgütünün üyesi olduğuna ilişkin istihbari bilgilerin bulunduğu gerekçesiyle Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış ve başvurucu 30/12/2019 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu ifadesinin alınmasının ardından 7/1/2020 tarihinde serbest bırakılmıştır. Samsun Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce 8/1/2020 tarihinde başvurucu hakkında kamu düzeni açısından tehdit oluşturduğu gerekçesiyle sınır dışı etme ve altı ay süreyle idari gözetim kararı alınmıştır. Göç idaresince verilen sınır dışı etme ve idari gözetim kararlarında; Samsun İl Emniyet Müdürlüğünün 8/1/2020 tarihli ve "Kamu Güvenliği" başlıklı yazısı ile 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b), (d) bentleri ve maddesinin (2) numaralı fıkrasına dayanılmıştır. Sınır dışı kararında, başvurucunun vatandaşı olduğu ülkeye veya transit gidebileceği bir ülkeye ya da güvenli üçüncü bir ülkeye sınır dışı edileceği belirtilmiştir. Başvurucu, işlemlerin tamamlanmasının ardından Kocaeli Gündoğdu Geri Gönderme Merkezine teslim edilmiştir. Öte yandan Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/1/2020 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararda istihbari bilgi dışında başvurucu aleyhine delil bulunmadığı ifade edilmiştir.A. Sınır Dışı Kararına Karşı Açılan İptal Davası Süreci Başvurucu, sınır dışı işlemine karşı 31/1/2020 tarihinde Samsun İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkeme 13/2/2020 ve 16/9/2020 tarihli ara kararlarıyla; sınır dışı kararının başvurucuya tebliğ edilip edilmediğinin ve başvurucunun Türkiye'ye girişinin yasaklanmasına ilişkin herhangi bir karar bulunup bulunmadığının davalı idareye sorulmasına, ilgili belgelerin de yasal süreler içinde davalı idare tarafından gönderilmesine karar vermiştir. Dava, inceleme tarihi itibarıyla derdesttir.B. İdari Gözetim Kararına İtiraz Süreci Başvurucu müteaddit defa idari gözetim kararına itiraz etmiş ve itirazları reddedilerek idari gözetimin devamına karar verilmiştir. Başvurucu son olarak 19/3/2020 tarihinde idari gözetim kararına itiraz etmiştir. Başvurucu; itiraz dilekçesinde, idari gözetim kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, içinde bulunduğu durum nedeniyle sınır dışı edilemeyecekler arasında bulunduğunu, bu nedenle hakkındaki idari gözetimin sona erdirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Samsun Sulh Ceza Hâkimliği 31/3/2020 tarihinde başvurucunun itirazının reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Hâkimliğimizce itiraza tabi maddi vakıa incelendiğinde itiraz eden hakkındaki Samsun Valiliği Göç İdaresi İl Müdürlüğünce gönderilen tüm evrakların tetkiki sonunda itiraz edenin 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun maddesinin (d) bendini (kamu düzeni-kamu güvenliği açısından tehdit oluşturanlar, kaçma-kaybolma riski bulunanlar) ihlal ettiğinden dolayı itiraz eden hakkında sınır dışı kararı alındığı ve idari gözetime tabi tutulduğu, bu bağlamda itiraz eden hakkında idari gözetim şartları halen devam ettiği anlaşılmakla itiraz eden vekilinin talebinin reddine ... [karar verilmiştir.]" Anılan karar başvurucuya 1/4/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/4/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Şekip Karkur, B. No: 2020/7458, 2/6/2020, §§ 18-