7. Ceza Dairesi 2022/8007 E. , 2024/1594 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/426 E., 2020/810 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön …
**7. Ceza Dairesi 2022/8007 E. , 2024/1594 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/426 E., 2020/810 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; verilen cezayı kabul etmediğine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık hakkında (Kapatılan) Askerî Yargıtay 1. Dairesinin 10.04.2013 tarihli ve 2013/637 Esas, 2013/615 Karar sayılı ilamıyla bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olması karşısında tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan incelemede; sanığın, 14.01.2012 tarihinde çıkmış olduğu çarşı izninden aynı gün saat 17.30’ya kadar dönerek Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 22.01.2012 tarihinde saat 21.30’da emniyet güçleri tarafından yapılan kimlik kontrolünde aranmadığı halde asker firarisi olduğunu söyleyerek teslim olduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ve 73 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında özetle; nişanlısının ailesiyle yaşadığı problemler sebebiyle atılı suçu işlediğini ve eskiden bally kullandığını beyan etmiştir. Kovuşturma aşamasında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; suç tarihlerinde davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tam olduğu, askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyetinin tespiti için gözlem altına alınmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2018 tarihli ve 2018/5 Esas, 2018/593 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen firar suçu mazeret kabul etmeyen suçlar arasında bulunduğundan; askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın beyanlarının mahkemece mazeret olarak kabul edilmeyerek, 14.01.2012-22.01.2012 tarihleri arasında kesintisiz süren ve kendiliğinden teslim olmakla son bulan suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.