7. Ceza Dairesi 2021/10243 E. , 2021/12937 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Olay tarihinde sanığın muavin olarak görev yaptığı otobüste yapılan aramada bagaj kısmında 3 koli içerisinde toplam 1470 paket kaçak sigaranın ele geçiri…
**7. Ceza Dairesi 2021/10243 E. , 2021/12937 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Olay tarihinde sanığın muavin olarak görev yaptığı otobüste yapılan aramada bagaj kısmında 3 koli içerisinde toplam 1470 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği, sanığın soruşturma aşamasında sigaraların kendisine ait olduğunu kabul etmesine karşın kovuşturma aşamasında sigaraların aslında otobüsün şoförü olan ...'a ait olduğunu, soruşturma aşamasında şoförün kendisini işten çıkarmakla tehdit ettiği için sigaraların kendisine ait olduğunu söylemek zorunda kaldığını, şu anda şoföründe bunu kabul ettiğini, diğer muavin ...'ın da bunu bildiğini ifade etmesi karşısında; otobüsün şoförü olan ...ve Star Batman firmasında muavinlik yapan ... tanık sıfatıyla dinlenerek, gerektiğinde suç duyurusunda bulunulup dava açılması sağlanarak dosyaların birleştirilmesinin ardından sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 02.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.01.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/486 Esas sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin 28.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.02.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3-Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, 4-Sanık hakkındaki gün adli para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi sırasında uygulama maddesinin TCK'nun 52/2. maddesi yerine 50/1. maddesi yazılarak CMK'nun 232/6. maddesine aykırı davranılması, 5-TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi, 6-Dava konusu kaçak sigaranın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de karar verilmesi, 7-Sanıktan ele geçen eşyanın niteliği ve eylem tarihine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun da davaya katılan olarak kabul edilip, hangi katılan kurum lehine hükmedildiği belli olmayacak ve infazda sıkıntıya neden olacak şekilde " 1.500 TL maktu ücreti vekaletin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine" şeklinde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.