3. Ceza Dairesi 2021/14756 E. , 2023/1534 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2876 E., 2018/2418 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etmek HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’…
**3. Ceza Dairesi 2021/14756 E. , 2023/1534 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2876 E., 2018/2418 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etmek HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli, 2017/326 Esas ve 2017/185 sayılı Kararı ile sanık hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereği 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.12.2018 tarihli, 2017/2876 Esas ve 2018/2418 sayılı Kararı ile duruşma açılıp yapılan yeniden yargılama neticesinde ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında "silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 220/7 inci maddesi delaleti ile TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmesi nedeniyle TCK'nın 220/7 maddesi gereğince verilen cezadan 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince cezasından 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nın 62/1 maddesi gereği cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak mahrumiyetlerine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince temyiz davasının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi: 1-Talimatla Bank Asyada hesap açılmadığına, 2- Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yetecek delil bulunmadığına 3-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir Cumhuriyet savcısının temyiz istemi Sanık hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Bank Asyada mevcut 2015 yılında USD cinsinden para hareketliği görünen hesabının bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütü Uşak İl yapılanması içerisinde yönetici ve üye olarak bulundukları iddiasıyla kamu davası açılan bir kısım sanıklarla yoğun iletişim kaydının ve yine bu şahıslar ile birçok kez çeşitli otellerde konaklamasının olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı nedeni ile 667 sayılı KHK ile kapatılan Çağlayan İşçiler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine 2005- 2011 yılları arasında üyelik kaydı mevcut olup, 2008 yılında bu derneğin yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini üstlendiği, sanık hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişliğince yürütülen idari soruşturma neticesinde düzenlenen rapor itibariyle FETÖ/ PDY terör örgütüyle ilgi ve iltisakını kesmediğinden kamu görevinden çıkarılması kanaatine varıldığı, tanık E.M.'nin "başka kişilerden ve özellikle sanıkla ortak arkadaşları olan A.G., A. isimli kişiden sanığın cemaatten olduğunu duyduğu" yönünde anlatımının bulunduğu, sanığın örgüt yapılanması içerisinde yer aldığı yönünde idari soruşturma kapsamında beyanlarına başvurulan ve sanıkla aynı iş yerinde çalışan kişilerin anlatımıyla örtüşen tanık beyanının bulunması, hususları birlikte değerlendirildiğinde, süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden örgütsel tavır, eylem ve davranışlar ile sosyal ve yakın aile çevresinin örgüte yakın/ müzahir yapıda olması şeklindeki organik bağı gösteren delil ve olgular çerçevesinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde yer aldığı tespit edilen sanığın, üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği sonucuna varılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Tüm dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, sanığın Bank ... hesabını aktif şekilde kullanmadığı halde, bankaya el konulmadan önce yapılan çağrılara uyarak örgüt talimatı ile bilerek ve isteyerek iki adet dolar üzerinden katılım hesabı açtığı, sanığın örgüt liderinin talimatına uyarak örgütün finans kuruluşu olan Asa Katılım Bankası'na para yatırmak sureti ile silahlı terör örgütüne yadım etmek suçunu işlediği anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesinin kararının açıklanan gerekçelerle kaldırılmasına karar verilerek, sanığın sübut bulan silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde, b)Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Bank ... hesap hareketleri içeriklerinin örgütün talimat dönemlerine uygun olmadığı bu yönüyle terör örgütüne yardım etmek suçunun sübutu açısından hükme esas alınamayacağı nazara alındığında, sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile katılıp katılmadığına ya da örgüte bilerek ve isteyerek yardım edip etmediğine ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması bakımından, ifadeleri suçun sübutu/vasfının tayini açısından belirleyici delil niteliğinde olan ve sanık hakkındaki idari soruşturma kapsamında beyanda bulunan M.Y., Ö.F.A., İ.D., İ.E., N.P., F.P., A.A., E.A., R.D., O.Ö., M.V., Z.C.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip tüm beyan ve belgelerin CMK'nın 217 inci maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.12.2018 tarihli, 2017/2876 Esas ve 2018/2418 sayılı Kararı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmamakla 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği, sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına. 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/2 nci maddesi (b) bendi uyarınca dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.