10. Hukuk Dairesi 2023/1426 E. , 2024/5982 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1477 E., 2022/1911 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/368 E., 2021/319 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilme…
**10. Hukuk Dairesi 2023/1426 E. , 2024/5982 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1477 E., 2022/1911 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/368 E., 2021/319 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kazazede işçi ...'un, davalı iş yerinde 18.01.2016 tarihinde engelli olarak işe girdiğini, yasalar çerçevesinde kendisine uygun işin verilmediğini, davacının engel durumuna göre çalışması mümkün bulunmayan bobin operatörü olarak çalıştırıldığını, olay günü bobin sarma işlemi sırasında yerinden fırlayan bobinin müvekkilinin sol gözüne çarparak görme oranının %100 yok olmasına ve kör olmasına sebep olduğunu, müvekkilin maruz kaldığı bu sakatlığın mesleki yaşam ve ekonomik geleceğini etkilediğini, yaşam istek ve arzusunu azalttığını, psikolojik bunalıma sürüklediğini beyanla davacı kazazede işçi ... için 153.666,41 TL maddi tazminatın ve 70.000,00 TL manevi tazminatın, kazazede işçinin eşi davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın, kazazede işçinin çocukları davacılar ... ve ... için 7.500,00'er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir . II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının geçirdiği iş kazasında işverenin %90, davacının %10 kusurlu olduğu ancak davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının maddi, davacı eş ve çocukların manevi tazminat taleplerinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının maluliyetinin Kocatepe Sağlık ve Sosyal Güvenlik Merkezinde hazırlanan raporda %31 oranında maluliyet belirlendiğini, bu rapora göre zararın belirlenerek ıslah yapıldığını, akabinde Yüksek Sağlık Kurulunun raporunda artma kaydıyla %37,2 olarak belirlendiğini, Gaziantep 5. İş Mahkemesi 20177307 Esas sayılı dosyasında rücuen tazminat davası açıldığını, Adli Tıp Kurulundan alınan rapor doğrultusunda eskiye ait sol göz tam görme kaybı bulunduğu belirtilerek müvekkilinin maluliyetinin bulunmadığına karar verildiğini, çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu Üst Kuruldan rapor talep edildiğini, tedavi yapan doktorun defteri dahil tüm tıbbı evrakların gönderildiğini ancak Adli Tıp Üst Kurulun bu evrakları incelemeden karar verdiğini, kornea naklinden sonraki görme oranının %80'e ulaştığını, ancak Üst Kurul tarafından nakilden sonra davacının gözünü tamamen kaybetmiş gibi değerlendirildiğini, Adli Tıp Kurumunun bu yanlışlıktan dönmesi için rapor talep ettiklerini ancak mahkemece kabul görmediğini, davacının iş gücünü tamamen kaybettiğini, SGK'nın davacının emekliliğini iptal ettiğini, manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle davacı lehine manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, davacının bedensel bütünlüğünün zedelenmediğini, izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, zarar ile davalının sorumluluğu arasında illiyet bağının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın tümden reddini talep etmiştir C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme Eldeki davada, davacının 17.02.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 05.09.2016 tarih ve 008476 sayılı Sağlık Kurulu Kararına göre %31 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği, dosya içerisinde mevcut davaya konu iş kazasına ilişkin Gaziantep 5.İş Mahkemesi 2017/307 Esas sayılı rücuen tazminat talepli dava dosyasında davalı vekilince kurumca belirlenen orana itiraz edilmesi üzerine, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna dosyanın tevdi ile rapor aldırılması üzerine Kurumun 27.05.2019 tarih, 2019/9965 sayılı Kararında; sigortalının 17.02.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının, Çalışme Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde artma kaydıyla (13.03.2019) Gr4 II 1 35 B 41, E cetveline göre %37.2 olarak belirlendiği, devamında sigortalı hakkında verilen Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 03.06.2020 tarihli ve 8255 sayılı raporunda ise davacı hakkında daha önce kurulca yapılan değerlendirme ile artma kaybıyla maluliyet oranının %37,2 olarak tespitine ilişkin 27.05.2019 tarihli ve 2019/40-9965 sayılı kararın iptaline, sigortalının 17.02.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma gücü Kaybı oranı tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde düzeltme kaydıyla 31.03.2016 tarihinden itibaren maluliyetinin gerekmediğine oy birliği ile karar verildiği, yargılama aşamasında davalı talebi üzerine dosyanın sürekli iş göremezlik oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 16.12.2019 tarih, 20975 karar numaralı mütalaasında ise Kendisinde eskiye ait sol göz tam görme kaybı bulunan Veli oğlu 1991 doğumlu ...’un 17.02.2016 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı sol göz yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında kişinin keratoplasti operasyonu geçirdiği, kaza öncesi sol vizyonunun kurum muayene tarihindeki vizyonundan iyi olmadığı mevcut belgelerde tesbit edilmiş olup,geçirdiği iş kazasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığının belirlendiği yine talep üzerine bu kez ilgili dosyada Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor aldırıldığı adı geçen Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulunun 17.09.2020 tarih karar numaralı mütalaasında da ..."Kendisinde eskiye ait sol göz tam görme kaybı bulunan Veli oğlu 1991 doğumlu ...’un 17.02.2016 tarihinde maruz kaldığı iş kazasına bağlı sol göz yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında kişinin keratoplasti operasyonu geçirdiği, kaza öncesi sol vizyonunun kurum muayene tarihindeki vizyonundan iyi olmadığı mevcut belgelerde tesbit edilmiş olup,geçirdiği iş kazasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı " belirlendiği, Mahkemece anılan dava dosyası kapsamında aldırılan raporlara göre davacının davaya konu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğramadığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 1 inci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 19 ve 25 inci maddelerine göre meydana gelen iş kazasından sonra meslekte kazanma gücü kaybın oranının %10’dan fazla olup olmadığının veya ne miktarda olduğunun tespitinde izlenecek yol, 506 sayılı Kanun'un 109 (5510 sayılı Kanun'un 95 inci) maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Somut olaya dönüldüğünde davacıya ait tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde, Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesinin 08.04.2013 yatış ve 16.04.2013 çıkış tarihli epikrizinde; Göz polikliniğinde muayene edilen ve 1.göz servisine perforan göz onarımı+büllöz keratopati+psodöfaki tanısıyla yatırılan hastanın görmeler sağ tam, sol: ehp+p+,biornikroskopisinde sağ:konjonktiva doğal, kornea berrak, ön kamara derinliği doğal, pupil düzenli, lens:.berrak, sol konjonktiva doğal, kornea opak, ayrıntılar secilemıyor, lens:IOL santralize, fundus:sağ:makula papilla damar sinir ağı doğal,sol aydınlanmıyor olduğu, hastaya 09.04.2013 tarihinde sol keratoplasti yapıldığı, 09.04.2013: GAA sol gözde 4 adet 6/0 sütür ile limbus dışına Fleiringa halkası yerleştirildiği, Kornea santrali ve 16 radyal çizgi işaretlendiği,donör korneadan giyotin panç ile 8 mm buton hazırlandığı, alıcı korneadan vakum panç ile 7.5 mm buton çıkarıldığı, donör buton 4 adet 10/0 naylon kardinal sütürle yerine yerleştirildiği, 16 bayt 10/0 naylon kontinü sütür ile sütürasyonun tamamlandığı, kardinal sütürlerin alındığı, Fleiringa halkasının çıkarıldığı, subkonjonktival genta-dekort yapıldığı, kontakt lens takıldığının belirtildiği ancak anılan operasyon ve tedavi sonrasında davacının sol göz görme iyileşme durumu, kontrol muayene sonuçları ve ölçüm raporlarının dosya kapsamına getirtilmediği anılan evraklar değerlendirilmeksizin düzenlenen sürekli iş göremezlik oranı tespitine dair raporlara itibar edilerek karar verildiği anlaşılmakla eksik araştırma sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece yapılacak iş, davacılar vekilince iddia olunan 2013 tarihli operasyon sonrasına ilişkin tedavi evrakları, kontrol muayene evrakları varsa görme oranına ilişkin yapılan ölçüm raporları dahil olmak üzere ilgili kurumdan tüm tedavi evraklarını getirtmek ve davacının davaya konu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı hususunun celp edilecek tüm rapor ve tıbbi belgeler değerlendirilmek suretiyle Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor aldırmak, raporlar arasında çelişki olması durumunda ise Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılarak çelişkilerin giderilmesinin de gözetilmesine dikkat edilerek tereddütte mahal bırakmayacak şekilde belirlemek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davacıların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.