Ceza Genel Kurulu 2014/179 E. , 2014/499 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 31.10.2013 Sayısı : 816-506 Taksirle yaralama suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin, Manisa 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 16.12.2008 gün ve 180-1180 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 09.10.2012 1446-21188 sayı ile; "Sanığın sorumlusu olduğu kablo imalat fabrikasında vasıfs…
**Ceza Genel Kurulu 2014/179 E. , 2014/499 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi Mahkemesi :Sulh Ceza Günü : 31.10.2013 Sayısı : 816-506 Taksirle yaralama suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin, Manisa 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 16.12.2008 gün ve 180-1180 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 09.10.2012 1446-21188 sayı ile; "Sanığın sorumlusu olduğu kablo imalat fabrikasında vasıfsız işçi olarak çalışmakta olan mağdurun, olay günü plastik basım makinesi olan enjeksiyon makinesinden plastik sızması üzerine makinede çalışma yapmakta olan arkadaşının yardım etmesini istemesi üzerine, makineden sızan plastikleri temizlemek için makinenin içine elini soktuğu sırada parmaklarını makineye kaptırarak yaralanması şeklinde gerçekleşen olayda; olay yerinde yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda ve iş güvenliği uzmanları heyeti tarafından düzenlenen raporlarda sanığın, işyerinin genel sorumlusu olarak iş güvenliği konusunda işçilere gerekli eğitimleri vermemesi, işçilerin çalışmalarını denetlememesi ve iş organizasyonunu sağlamaması sebebiyle tali oranda kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle beraatine hükmedilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 31.10.2013 gün ve 816-506 sayı ile; “Tazminat hukuku bakımından sorumluluğu doğuran kusurluluk ile ceza hukuku bakımından mahkumiyet sonucunu doğuran kusurluluğun ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle taksirli suçlar yönünden meydana gelen netice ile fail ya da faillere atfolunabilecek eylem ya da eylemsizlikleri arasında illiyet bağı kurulabilmesi kusurluluğun tespiti bakımından gerekli bulunmaktadır. Doktrin ve iş hukukunu ilgilendiren yüksek mahkeme içtihatlarında tazminat hukuku yönünden sorumluluğun 'kusur sorumluluğu' olduğu yönünde baskın ve geçerli görüş bulunmakta, bunun yanı sıra bu sorumluluğun kusursuz sorumluluk olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde karşıt görüşlere de yer verilmekte ise de, tazminat hukuku yönünden dahi azınlık görüşü olarak ileri sürülen 'kusursuz sorumluluk' hali ceza yargılaması bakımından kabul edilemez. Bir kez sorumluluğun kusur sorumluluğu olarak tartışmasız kabulü ortaya konulduktan sonra ceza sorumluluğunu gerektiren netice ile hareket arasındaki illiyet bağının ve kusurluluğun tespiti ceza yargılamasında çözümü gereken bir mesele olarak ortaya çıkmaktadır.