Başvuru, pasaportun iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, pasaportun iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde profesör olarak görev yapan başvurucu, aynı zamanda Barış İçin Akademisyenler Bildirisi olarak bilinen metnin imzacılarındandır. Başvurucu 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) uyarınca 23/6/2017 tarihinde geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştır. 667 sayılı KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'un 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucunda kanunlaşmıştır. Başvurucunun da aralarında olduğu görevden uzaklaştırılan personelin bulunduğu liste İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğüne (idare) bildirilmiş ve başvurucunun pasaportu iptal edilmiştir. Öte yandan başvurucu İstanbul Atatürk Havalimanından Rusya'ya çıkış yapmak üzere başvuruda bulunduğu esnada başvurucunun pasaportu iptal edildiği gerekçesiyle muhafaza altına alınmıştır. Başvurucunun görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemin iptali amacıyla açtığı dava reddedilmiş ve başvurucu 8/7/2018 tarihli ve 30472 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (701 sayılı KHK) ekli listesine göre kamu görevinden çıkarılmıştır. Başvurucu, pasaportun iptaline yönelik idari işlemin iptali istemiyle İzmir İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 30/1/2018 tarihinde dava açmıştır. Mahkeme 7/3/2019 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucu hakkında bildiriye imza attığından bahisle soruşturma başlatıldığı, bu nedenle de başvurucunun görevden uzaklaştırıldığı ve pasaportunun iptal edildiği ifade edilmiştir. Kararda son olarak başvurucunun ayrıca kamu görevinden çıkarıldığı da vurgulanarak, ilgili mevzuata uygun gerçekleştirilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun istinaf talebi, İzmir Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin 10/9/2019 tarihli kararıyla derece mahkemesinin kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek reddedilmiştir. Başvurucu nihai hükmü 23/10/2019 tarihinde öğrendikten sonra 12/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Öte yandan başvurucu hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen ceza soruşturması sonucunda kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince gerçekleştirilen yargılama sonucunda 17/9/2019 tarihinde başvurucunun beraatine karar verilmiş olup anılan karar istinaf edilmeden 14/10/2019 tarihinde kesinleşmiştir.