T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1029 - 2026/69 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1029 Esas KARAR NO : 2026/69 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-4 ve a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2023 NUMARASI : 2022/624 Esas-2023/355 Karar DAVANIN KONUSU …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1029 - 2026/69 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1029 Esas KARAR NO : 2026/69 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-4 ve a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/06/2023 NUMARASI : 2022/624 Esas-2023/355 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat KARAR TARİHİ : 27/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/02/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı idare tarafından müvekkili şirkete 2015/27171 ihale kayıt numarası ile ihalesi yapılmış olan "... (Isparta) İçme Suyu İşine" ilişkin olarak, müvekkiliyle davalı kurum arasında imza edilmiş olan sözleşme şartlarına uygun olarak müvekkilince yapımı sürmekte olan içme suyu projesinin yapımının sözleşmeye uygun olarak sürmekte iken ve proje dahilinde olmayan ancak ilgili belediyenin ve kurumun da talebi ile ek imalatları dahi yapılan ihale konusu projede müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak hareket ettiğini ve süresinde de teslimlerini gerçekleştirdiğini, ancak ihale konusu sözleşmenin içinde bulunan imalatların yapımı hususunda imalatın yapılıp teslim edileceği Belediye olan ... Belediyesi Başkanlığı tarafından ihalede belirtilmiş olan işin bitim süresi bitmeden önce ihale kapsamında yapılmakta olan imalatların bir kısmının yapılmaması ve yapılmasının gereğinin kalmamasından ötürü belediye tarafından, işi alan müvekkilinin imalatlarının durdurulduğunu ve bu hususun davalı kurumun Antalya Bölge Müdürlüğüne bildirildiğini, ihale konusu olan işle ilgili belli imalatların ilgili belediyece durdurulması üzerine ve bu konuda da hem belediye hem de müvekkili tarafından Antalya Bölge Müdürlüğüne bilgi verilmesi ve başvuruda bulunulmasına karşın, belediye ile Antalya Bölge Müdürlüğünün, belediyece işin durdurulması konusundaki sorunun aşılması hususunun müvekkilince beklenmekte iken, belediyenin de işi yaptırmaması, durdurması nedeniyle müvekkilinin imalatlarını bu mecburiyet karşısında Antalya Bölge Müdürlüğü bilgisi dahilinde durdurmak zorunda kaldığını, bu gelişme üzerine Antalya Bölge Müdürlüğüne yapılan başvuru neticesinde ve ilgili belediye ile Antalya Bölge Müdürlüğünün görüşmelerinden uzunca bir süre sonuç çıkmaması nedeniyle, müvekkili şirketin işe devam edemediğini ve ihalede belirtilen süre sonunda ihaledeki imalatların bitirilemediğini, ancak belirtmiş oldukları sebeplerden ve belediyenin işi durdurmuş olmasından ötürü bu gecikmede müvekkili şirketin bir kusuru ve hatası bulunmadığını, hatta bu konuda sürecin uzamasından ve ilgili belediye ile Antalya Bölge Müdürlüğünün anlaşamaması üzerine ... Belediyesi Meclisinin konu ile ilgili olarak toplandığını ve ekte sunmuş oldukları 25.05.2017 tarihli Belediye Meclisi kararını da aldıklarını, Şarkıkaraağaç Belediyesi Meclisinin almış olduğu 25.05.2017 tarihli Belediye Meclisi kararında da belirtilmiş olduğu üzere, ihale konusu olan içme suyu projesinde müvekkili şirket tarafından yukarıda da izah ettikleri şekilde halihazırda yapılmış olan imalatların yeterli olduğu ve yapılacak olan diğer imalat ile ilgili işlerin ise gereksiz olduğu bunların kullanılmayacağı ve gereksiz masrafın olmaması gerektiği hususunun karara bağlandığını ve müvekkili şirketin yapmış olduğu imalat seviyesi yönünden işin sonlandırılıp ihale konusu olan işin teslim alınması gerektiği hususunun açıkça belirtildiğini, bu hususun da karara bağlandığını, bu kararın Antalya Bölge Müdürlüğüne de gönderildiğini, Şarkıkaraağaç Belediyesi Meclisinin almış olduğu meclis kararının müvekkilinin ihale sürecinde yaşamış olduğu süreci ve işin belediye tarafından durdurulmuş olduğu hususunu açıkça ortaya koymasına karşın tüm bu hususlardan bilgi sahibi olan Antalya Bölge Müdürlüğünün bu hususu göz ardı ettiğini, müvekkili şirketin ihale koşullarına ve süresine uymadığını belirtmek suretiyle davalı Genel Müdürlüğe aktarılan eksik bilgiler doğrutusunda müvekkili şirketin ihale ile almış olduğu işin konusu olan sözleşmedeki işin süresinde tamamlanmamasından ötürü 02.10.2017 tarih ve 47406 sayılı makam oluruna göre sözleşmesinin tek taraflı olarak davalı kurumca feshedildiğini, kesin teminatlar ve varsa ek kesin teminatların gelir kaydedilmesi ve işin genel hükümlere göre tasfiye edilmesine karar verildiğini, iş bu karara ve feshe göre, müvekkili şirketin işin temini için vermiş olduğu kesin teminat mektuplarının davalı kurumca bozdurulmak ve irad kaydedilmesi için Şekerbank A.Ş. ne başvurularda bulunulmuş olup ilgili banka müdürlüğünce müvekkilinin de arandığını, iş bu kesin teminat mektubunun idare tarafından irat kaydedilmesini önlemek ve daha sonra da telefasi mümkün olmayan maddi zararların önüne geçmek ve yapılmış olan ihalenin feshinin açıkça haksız olmasından ötürü, ihalenin feshi işleminin ve buna bağlı olarak ekte sunmuş oldukları teminat mektuplarının nakte çevrilmesi ve irad kaydedilmesi işlemlerinin iptali için açtıkları Ankara 18.İdare Mahkemesi'nin 2017/3033 E sayılı davasında iş bu davada adli yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiğini ve kesinleştiğini, bu nedenle de iş bu ihalenin feshi işleminin ve buna bağlı olarak teminat mektuplarının nakte çevrilmesi ve irad kaydedilmesi işlemleri nedeniyle müvekkilinin zararlarının tazmini için bu davayı açma gereği hasıl olduğunu ileri sürerek ... Bankası Anonim Şirketi'nin 02.10.2017 tarih ve 47406 sayılı makam oluruna göre haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ihalenin feshi işlemine bağlı olarak müvekkilinin uğramış olduğu zarar nedeniyle fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine ödenecek bedele mektubun nakte dönüştürülmesi tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş.’nin amacı, 6107 sayılı ... Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanunda belirtildiği üzere; “MADDE 3 – (1) Bankanın amacı; il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile münhasıran bunların üye oldukları mahalli idare birliklerinin finansman ihtiyacını karşılamak, bu idarelerin sınırları içinde yaşayan halkın mahalli müşterek hizmetlerine ilişkin projeler geliştirmek, bu idarelere danışmanlık hizmeti vermek ve teknik mahiyetteki kentsel projeler ile alt ve üstyapı işlerinin yapılmasına yardımcı olmak ve her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yerine getirmektir.” şeklinde olduğunu, müvekkili bankanın bu amaçları gerçekleştirmek üzere faaliyetleri konusunda araştırma, proje geliştirme ve danışmanlık hizmeti yapabileceğini veya yaptırabileceğini, teknik yardım verebileceğini, dava konusu olayda inceleme konusu yapılan projenin de ... Bankası’nın mevzuatla kendisine verilmiş görevi ve amacı kapsamında içinde yer aldığı bir teknik proje olduğunu, bankanın pozisyonunun doğru anlaşılmasının işe ilişkin çerçevenin çizilmesi bakımından fayda sağlayacağını, davaya konu ... (ISPARTA) İçme Suyu İnşaatı Yapım işinin ihalesinin müvekkili banka tarafından yapılmış olup müvekkilinin kanunla kendisine verilmiş görevleri yerine getirdiğini, ... Bankası A.Ş.' nin anılan işin bir kamu ihalesi olması sebebiyle kendi kanunu ile tarafına verilmiş görevleri çerçevesinde sıkı şekil şartları belirlemiş olan Kamu İhale Mevzuatına da uygun hareket ettiklerini ve bu çerçevede müvekkili bankadan tabi olduğu mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmesinin beklenemeyeceğini, dava konusu yapım işi sözleşmesinin, davacı tarafın işi süresinde bitirmemesi üzerine feshedildiğini ve ilgili ihale mevzuatı hükümleri çerçevesinde işlem tesis edildiğini, davacının iddialarının gerek sözleşme, şartname ve tutanaklarda ifade edilen somut duruma ve gerekse de ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olup davanın izah edilecek sebeplerle reddi gerektiğini, davalı müvekkili bankanın gerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanunun emredici hükümleri uyarınca ticaret siciline kayıtlı “Anonim Şirket” olduğunu, davacının da ticaret siciline kayıtlı şirket ve dolayısıyla tacir olduğunu, davalı müvekkili ... Bankası A.Ş.'nin de ticaret siciline kayıtlı “Anonim Şirket” olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmeden ve ticari işlerden kaynaklanan davanın ticari nitelik taşıdığı ve iş bu davaya Ticaret Mahkemesince bakılması gerektiğinin açık olduğunu, bankanın taraf olduğu Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/289 E. sayılı dosyasında da açıklamaları çerçevesinde, “Davamızda her iki taraf da tacirdir. Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarında TTK.nun 4.maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinde bakılması gerektiğinden, dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.” gerekçesiyle davanın usulden reddine hükmedildiğini, görev hususuna ilişkin bankanın taraf olduğu davalarda verilmiş olan; Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/12 E. – 2017/428 K. Sayılı ve 2017/258 E. – 2017/668 K. sayılı kararları ile Ankara 40. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/116 E. – 2021/123K. sayılı kararlarını emsal olarak dilekçeleri ekinde sunduklarını, davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddine hükmedilmesi gerektiğini, işbu davanın talep sonucu itibariyle hangi usuli temelde açıldığının belirli olmadığını, davanın mevcut haliyle açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili banka tarafından "... (ISPARTA) İçme Suyu İnşaatı Yapım İşinin" ihalesinin açık ihale usulü ile 07.04.2015 tarihinde yapılmış olup 2.204.818,00 TL bedel üzerinden davacı tarafla 05.06.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını,17.06.2015 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlanıldığını, davacı tarafın "... (ISPARTA) İçme Suyu İnşaatı Yapım İşine" ait Sözleşme uyarınca 135.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunu müvekkili bankaya verdiğini, sözleşmede onbeş gün içinde yer teslimi yapılıp işyeri tesliminden itibaren 350 gün içinde işin tamamlanıp teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, işin süresinin 350 takvim günü olarak belirlendiğini, ilk iş bitim tarihinin 13.06.2016 olduğunu, yüklenici firmaya 13.06.2016 tarih ve 1762 sayılı Antalya Bölge Müdürlüğü oluru ile 32 gün, 15.07.2016 tarih ve 2067 sayılı Antalya Bölge Müdürlüğü oluru ile 87 gün süre uzatımı verildiğini ve netice olarak işin bitirilmesi gereken tarihin 10.10.2016 olarak belirlendiğini, müvekkili bankanın Antalya Bölge Müdürlüğünce mahallinde yapılan incelemelerde yüklenicinin iş mahallinde herhangi bir çalışma yapmadığının görülmesi üzerine 04.10.2016 tarih ve 17 nolu, 11.10.2016 tarih ve 19 nolu, 25.10.2016 tarih ve 20 nolu tutanaklar düzenlendiğini, 10.10.2016 tarihinde işin süresinin dolduğu ve yüklenicinin çalışmaya devam etmediği anlaşıldığından Antalya Bölge Müdürlüğünce 03.10.2016 tarih ve 1019 sayılı ve 06.10.2016 tarih ve 1039 sayılı yazıları ile yüklenicinin uyarıldığını, nihayetinde 28.10.2016 tarih ve 1176 sayılı banka yazısı ile yüklenicinin sözleşmenin "gecikme cezası ve fesih" başlıklı 25. Ve 26. Maddeleri hükmü çerçevesinde yazılı olarak ihtar edildiğini, söz konusu firmanın yazılı ihtardan sonra geçen süre zarfında işin tamamlanmasına ilişkin bir irade ve çaba ortaya koymadığını, 02.10.2017 tarih ve 47406 sayılı Genel Müdürlük Makam Olur’u ile yapım işinin sözleşmesinin feshedilerek kesin teminat ile varsa ek teminatların gelir kaydedilmesi ve işin genel hükümlere göre tasfiye edilmesine karar verildiğini, ayrıca yüklenici firma nezdinde çalışan işçilerin ücretlerini alamadıklarına dair yazılı müracaatları ile firmanın 3. şahıslara olan borçları nedeniyle haciz ihbarnamelerinin Antalya Bölge Müdürlüğüne intikal etmiş olduğundan firmanın ekonomik yönden iyi durumda olmadığı ve işi tamamlayamayacağının anlaşıldığını, kaldı ki dava dilekçesinden de firmanın işi tamamlama yönünde bir iradesi bulunmadığını, dava dışı Belediye üzerinden üretilen iddialarla 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu çerçevesinde imzalanmış bir sözleşmede söz konusu kanun hükümleri hilafında hareket edilmesinin beklendiğinin görüldüğünü, yüklenici taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediği ve işi süresinde bitirmediği için ... (ISPARTA) İçmesuyu İnşaatı Sözleşmesi feshedilerek kesin teminatın gelir kaydedilmesi ve işin genel hükümlere göre tasfiye edilmesine karar verilmiş olduğunu, davacı tarafın iddialarının hukuki temelden yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2023 tarihli 2022/624 Esas 2023/355 Karar sayılı kararında özetle; Dava, taraflar arasında imzalanan 2015/27171 ihale kayıt numaralı ... (Isparta) İçme Suyu sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğinin tespiti ve ihalenin feshi ile irat kaydedilen kesin teminat mektubu bedeli nedeniyle davacının uğradığı zararın tespiti ve davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Davalı vekili her ne kadar görev ve belirsiz alacak davası açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı itirazında bulunmuş ise de; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğuna, eser sözleşmesine dayanarak tazminat davası açan davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu gözetilerek davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. Özetle; işin bitim tarihinde hem ... Bankası teknik personellerince, hem de Belediye Başkanı ve diğer belediye yetkililerince işin tamamlanmadığının tespit edildiği ve sözleşmenin feshine dair hükümleri içeren 25. ve 26. Maddeleri doğrultusunda işlem yapılacağının bildirildiği görülmektedir. İşin tamamlanmadığı Belediye Başkanının da katılımıyla tespit edilmiş ve sözleşmenin feshedileceği bildirilmiş iken işin bitim tarihinden yaklaşık 7,5 ay sonra ise Belediyenin işin mevcut haliyle kabul edilmesi konusunda talepleri bulunmaktadır. Bu talebin sözleşmenin tarafı olan ... Bankasınca kabul edilmediği ve işin 02.10.2017 tarihinde feshedildiği, fesih sonrası düzenlenen 20.10.2017 tarihli fesih durum tutanağında ise yine sözleşmenin tarafı olan ... Bankası yetkilileri ile ... Belediyesi Başkanı, başkan yardımcısı, fen işleri memuru ve yüklenicinin hazırlamış olduğu “ Fesih durum tespit tutanağı” düzenlenerek yapılan işlerin tespit edildiği ve buna istinaden de 9 nolu kesin istihkak raporunun düzenlendiği görülmektedir. Sonuç olarak işin bitim tarihinde iş tamamlanmamış, bu durum tutanaklarla tespit edilmiş, yükleniciye işin feshedileceği de bildirilmesine rağmen 7,5 ay boyunca işte herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Yüklenici Belediye meclis kararını, belediyenin işin bu haliyle kabul edilmesini talep ettiğini, işin tespit edilen eksikliklerinin tamamlanmasına belediye tarafından müsaade edilmediğini beyan etmekte ise de ... Bankasınca işin belediyece durdurulduğuna dair belgelerin sunulması istenilmiş olmasına rağmen dosya kapsamına işin eksik kısımlarının tamamlanmasına ilişkin olarak belediyenin işin durdurduğunu gösteren herhangi bir belge de sunulmamıştır. Yapılan uyarılara ve tespitlere rağmen sözleşme kapsamındaki imalatlar süresi içerisinde tamamlanmamış, işin sözleşme uyarınca feshedileceği ihtar edilmiş olmasına rağmen işin tamamlanması için herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Sözleşmede belirlenen imalatların, işin belediyece durdurulduğu tarihlere ilişkin olarak verilen sürenin bitiminde, işin tamamlanmadığı, belediyenin sözleşmenin tarafı olmadığı, belediyece işin mevcut haliyle kabul edilmesi için ... Bankasına yaptığı talebin iş bitim tarihinden 7,5 ay sonra yapıldığı, mevcut eksikliklerin tespit edildiği tutanaklarda Belediye Başkan ya da Başkan vekillerinin de imzalarının bulunduğu, fesih durum tespit tutanağında da yine Belediye Başkan yardımcısı ve davacı yüklenicinin de imzalarının bulunduğu, davacı yüklenici tarafından fesih durum tespit tutanağına itirazının bulunmadığı, mevcut eksikliklerin yapılması için belediyenin işi durdurduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, fesih işleminin taraflar arasındaki sözleşme ve eki Y.İ.G.Ş.' ne uygun olarak değerlendirilmesi ve bunun neticesinde taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri gereğince teminat mektubunun nakde dönüştürülerek irat kaydedilmesi, belediye yetkililerinin de imzalarının bulunduğu fesih durum tespit tutanağına göre hazırlanan 9 nolu kesin istihkak raporuna göre taraflar arasında alacak borç kalmadığı, davacının davalıya verdiği teminat mektubunun nakde çevrilmesinin yerinde olduğu belirlenmiştir. Toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler, idari ve Teknik Şartname, ... Bankası kayıtları ve dava dışı Şarkiraağaç Belediyesi kayıtları bir bütün olarak incelendiğinde; işin belediyece durdurulmasına kadar davacının sözleşmede belirlenen imalatları tamamlamadığı, davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olup davacı yüklenicinin fesih durum tespit tutanağını ihtirazi kayıt koymadan imzaladığı, mevcut eksikliklerin yapılması için belediyenin işi durdurduğuna ilişkin davacı tarafça herhangi bir belge sunulmadığı, bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalı iş sahibinin taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 03/11/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Davalı idare tarafından müvekkili şirkete, 2015/27171 ihale kayıt numarası ile ihalesi yapılmış olan "... (Isparta) İçme Suyu İşine" ilişkin olarak müvekkili ile davalı kurum arasında imza edilmiş olan sözleşme şartlarına uygun olarak müvekkilince yapımı sürmekte olan içme suyu projesinin yapımı sözleşmeye uygun olarak sürmekte iken ve proje dahilinde olmayan ancak ilgili belediyenin ve davalının da talebi ile ek imalatların dahi yapılmış olduğu ihale konusu projede müvekkili şirketin sözleşmeye uygun olarak hareket ettiğini ve süresinde de teslimlerinin gerçekleştirildiğini, ihale konusu sözleşmenin içinde bulunan imalatların yapımı hususunda imalatın yapılıp teslim edileceği belediye olan ... Belediyesi Başkanlığı tarafından ihalede belirtilmiş olan işin bitim süresi bitmeden önce ihale kapsamında yapılmakta olan imalatların bir kısmının yapılmaması ve yapılmasının gereğinin kalmamasından ötürü işbu belediye tarafından, işi alan müvekkilinin imalatlarının durdurulduğunu ve bu hususun davalı kurumun Antalya Bölge Müdürlüğü'ne bildirildiğini, ihale konusu olan işle ilgili belli imalatlarının ilgili belediyece durdurulması üzerine ve bu konuda da hem belediye hem de müvekkili tarafından Antalya Bölge Müdürlüğüne bilgi verilmesi ve başvuruda bulunulmasına karşın, belediye ile Antalya Bölge Müdürlüğünün, belediyece işin durdurulması konusundaki sorunun aşılması hususu müvekkilince beklenmekte iken, belediyenin de işi yaptırmaması, durdurması nedeniyle müvekkilinin imalatlarını bu mecburiyet karşısında Antalya Bölge Müdürlüğü bilgisi dahilinde durdurmak zorunda kaldığını, bu gelişme üzerine Antalya Bölge Müdürlüğüne yapılan başvuru neticesinde ve ilgili belediye ile Antalya Bölge Müdürlüğünün görüşmelerinden uzunca bir süre sonuç çıkmaması nedeniyle, müvekkili şirketin de işe devam edemediğini ve ihalede belirtilen süre sonunda ihaledeki imalatların bitirilemediğini, ancak belirtmiş oldukları sebeplerden ve belediyenin işi durdurmuş olmasından ötürü bu gecikmede müvekkili şirketin bir kusuru ve hatası bulunmadığını, sürecin uzamasından ve ilgili belediye ile Antalya Bölge Müdürlüğünüzün anlaşamaması üzerine ... Beledıyesi Meclisi'nin konu ile ilgili olarak toplandığını ve 25.05.2017 tarihli Belediye Meclisi kararını da aldıklarını, ilgili kararın dosyaya sunulduğunu ancak tüm itirazlarına rağmen gerek bilirkişi raporlarında gerekse de mahkeme nezdinde dikkate alınmadığını, ... Belediyesi Meclisi'nin almış olduğu 25.05.2017 tarihli Belediye Meclisi kararında da belirtilmiş olduğu üzere, ihale konusu olan içme suyu projesinde müvekkili şirket tarafından halihazırda yapılmış olan imalatların yeterli olduğunun ve yapılacak olan diğer imalat ile işlerin ise gereksiz olduğunun, bunların kullanılmayacağı ve gereksiz masrafın olmaması gerektiği hususunun karara bağlandığını ve müvekkili şirketin yapmış olduğu imalat seviyesi yönünden işin sonlandırılıp ihale konusu olan işin teslim alınması gerektiği hususunun açıkça belirtildiğini, bu hususun karara bağlandığını, işbu kararın Antalya Bölge Müdürlüğüne de gönderildiğini, işbu kararın müvekkilinin ihale sürecinde yaşamış olduğu süreci ve işin belediye tarafından durdurulmuş olduğu hususunu açıkça ortaya koymasına karşın tüm bu hususlardan bilgi sahibi olan Antalya Bölge Müdürlüğü'nün bu hususu göz ardı ettiğini, müvekkili şirketin ihale koşullarına ve süresine uymadığını belirtmek suretiyle davalı Genel Müdürlüğe aktarılan eksik bilgiler doğrutusunda müvekkili şirketin ihale ile almış olduğu işin konusu olan sözleşmedeki işin süresinde tamamlanmamasından ötürü 02.10.2017 tarih ve 47406 sayılı makam oluruna göre sözleşmesinin tek taraflı olarak davalı kurumca feshedildiğini, kesin teminatlar ve varsa ek kesin teminatların gelir kaydedilmesi ve işin genel hükümlere göre tasfiye edilmesine karar verildiğini, müvekkili şirketin işin tamamlanması için gerekli çaba ve iradeyi ortaya koymuş olduğunu ancak müvekkilinden kaynaklı olmayan ve kusurunun bulunmadığı haller sonucunda işin tamamlanamadığını, bu hususun dosya kapsamına sundukları deliller ile de ortada olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı defaatle bu konudaki itirazlarının sunulduğunu ancak bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını, iş bu nedenle alınan bilirkişi raporlarının hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmayıp mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf başvurusunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşme uyarınca işin ilk bitim tarihinin 13/06/2016 tarihi olduğunu, verilen süre uzatımları sonucunda son olarak işin bitirilmesi gereken tarihin 10/10/2016 tarihi olarak belirlendiğini, ancak müvekkili bankanın Antalya Bölge Müdürlüğünce mahallinde yapılan incelemelerde ve muhtelif tarihli tutulan tutanaklarda iş mahallinde herhangi bir çalışmanın yapılmadığının görüldüğünü, yüklenicinin 03/10/2016, 06/10/2016 tarihli yazıları ile uyarıldığını, nihayetinde de 28/10/2016 tarihli banka yazısı ile sözleşmenin 25 ve 26.maddeleri hükmü çerçevesinde yazılı olarak ihtar edildiğini, ancak yazılı ihtardan sonra da işin tamamlanmasına ilişkin herhangi bir irade ve çabanın ortaya konmadığını, bu sebeple de 02/10/2017 tarihli genel müdürlük makam oluru ile yapım işinin sözleşmesinin feshedilerek kesin teminat ile varsa ek teminatların gelir kaydedilmesi ve işin genel hükümlere göre tasfiye edilmesine karar verildiğini, yine müvekkilinin Antalya Bölge Müdürlüğüne tebliğ edilen haciz ihbarnameleri nedeniyle de davacı firmanın ekonomik yönden işi tamamlayamayacağının anlaşıldığını, dava dilekçesindeki ve aşamalardaki işin belediye tarafından durdurulduğuna dair iddiaların dayanaktan yoksun olduğunu, bu sebeplerle 4735 sayılı kanunun 20.maddesi ve 25.maddesi hükümleri doğrultusunda yine YİGŞ'nin 47.maddesi doğrultusunda yüklenicinin taahhüdünü sözleşme ve ihale hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğinden ve işi süresinde bitiremediğinden sözleşmenin feshedilerek kesin teminatın gelir kaydedilmesine ve işin genel hükümlere göre tasfiye edilmesine karar verilmiş olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da bu tespitlere yer verildiğini ve işin belediye tarafından durdurulduğuna dair bir delilin davacı yanca ortaya konamadığını, bu bilirkişi kök ve ek raporları ile de davanın haksızlığının ortaya çıkmış olduğunu, bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki konusu, "... (Isparta) İçme Suyu İşi" olan eser sözleşmesinin iş sahibi olan davalı banka tarafından haksız feshedildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, fesih nedeniyle gelir kaydedilen kesin teminat mektubu nedeniyle uğranılan zararların davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı tarafından verilen cevapta haksız davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava belirsiz alacak davası olarak kabul edilmek suretiyle ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava dilekçesinde gösterilen 1.000,00 TL değer üzerinden yatırılmış olan harç ile yargılamaya devam olunarak sonuçta yapılan feshin haklı olduğunun kabulü ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Teminat mektubunun iadesi veya gelir kaydedilen teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsili isteğiyle ilgili talep; para ile değerlendirilebilen işlerden olduğundan dava değeri üzerinden nispi harca tabi olduğu halde harçlandırılmadığı anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Yasasının 16.maddesi gereğince değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Aynı yasanın 28.maddesinin (a) bendinde karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği hükmü yer almıştır. Yine aynı yasanın 32.maddesinde yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağına dair emredici hüküm olunmuştur. 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 16.maddesi gereğince kesin teminat mektuplarının iadesi veya bedelinin tahsili istemlerinin dinlenebilmesi için gelir kaydedilen teminat mektuplarının bedeli üzerinden nispi harcın yatırılması gerekir. Yatırılacak peşin nispi harcın tutarı ise Harçlar Yasası'nın 28-a maddesi uyarınca teminat mektuplarının bedeli üzerinden alınması gereken karar ve ilam harcının dörtte biridir. Mahkemece davada teminat mektuplarının bedeli üzerinden dava tarihi itibariyle alınması gereken karar ve ilam harcının dörtte biri oranındaki peşin nispi harcın Harçlar Yasası'nın 30.maddesine göre davacıdan alınması için davacıya süre verilmeksizin ve bedeli belirli olan teminat mektubu nedeniyle açılan davada istemin belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılmış olması kabul düzenine ilişkin olan Harçlar Yasası'ndaki düzenlemelere aykırı olup, görevi gereği mahkemelerce kendiliğinden göz önünde tutulması gerektiği gibi kanun yolu aşamasında da resen dikkate alınır. Bu durumda mahkemece bedelinin davalıdan tahsili talep edilen ve davaya konu olan teminat mektubu bedeli üzerinden tarifeye göre hesaplanacak nispi ilam harcının dörtte biri tutarındaki peşin harcın yatırılması için davacıya Harçlar Yasası'nın 30.maddesine göre süre verilmesi, harç eksikliğinin davacı tarafından bu şekilde tamamlanması halinde yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması, harcın ikmal edilmemesi halinde ise kesin teminat mektuplarının iadesi istemiyle ilgili olarak 6100 sayılı HMK'nın 447/2.maddesi yollamasıyla 150.maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken kamu düzenine ilişkin olan harç hususu gözden kaçırılarak yargılamaya devamla işin esası ile ilgili hüküm kurulması doğru olmadığından bu sebeple davacı yanın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/4116 Esas, 2019/3154 Karar sayılı ilamı) Yine kabule göre de davacı vekili tarafından bilirkişi kurulunun kök ve ek raporlarına gerekçesi belirtilmek suretiyle itiraz edildiği ve itiraza dayanak olarak belediye meclisinin 25/05/2017 tarihli meclis kararı gösterildiği halde gerekirse mahkemece davacı vekilinin bu itirazlarının karşılanması amacıyla bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya önceki rapora yapılan itirazların hükümden düşürülmesi ve karşılanması amacıyla yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken davacı yanın itirazları hükümden düşürülmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması da kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 ve a-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde harç eksiğinin giderilmesi ve eksik hususların giderilerek sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2023 tarihli ve 2022/624 Esas 2023/355 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-4 ve a-6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır