3. Ceza Dairesi 2021/2166 E. , 2022/120 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarih ve 2018/3 - 2019/163 sayılı kararı Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye azmettirme Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 38/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 309/1, 53, 58/9 maddeleri gereğince mahkumiyetine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin …
**3. Ceza Dairesi 2021/2166 E. , 2022/120 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarih ve 2018/3 - 2019/163 sayılı kararı Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye azmettirme Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 38/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 309/1, 53, 58/9 maddeleri gereğince mahkumiyetine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanını kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesiyle değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dosya kapsamı, sanığın eylemleri ve ilk derece mahkemesinin gerekçesine göre tebliğnamedeki bozma gerekçesine iştirak edilmemiştir. Ayrıntıları, Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 E. 2019/1953 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmeyi cezalandırmaktadır. Bu suçla korunan hukuki değer, millet iradesine dayanan demokratik rejimdir (Prof. Dr. İ. Özgenç, Suç Örgütleri, 8. Bası, s. 224). Madde gerekçesinde de siyasal iktidarın kuruluşu ve işleyişine egemen olan ilkeleri belirleyen kurallar bütünü olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzen ve bu düzene egemen olan ilkeler olarak belirtilmiştir. Maddede maddi unsur olarak "teşebbüs edenler" ibaresi kullanılmış olduğundan, Anayasanın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen üzerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edilmesi, cezalandırma için yeterlidir. Suç, hem idare edenler hem de idare edilenler tarafından işlenebileceğinden, teşebbüste aranılacak elverişlilik, suçun işleniş biçimi ve özellikle suçun bir tehlike suçu olduğu dikkate alınarak, kullanılan cebir veya tehdidin netice elde etmeye elverişli olup olmadığının hâkim tarafından takdir edilmesi gerekir.