Başvuru, uzun yargılama neticesinde kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, uzun yargılama neticesinde kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Diyarbakır'ın Kayapınar ilçesi Devedurağı köyünde bulunan 169 parsel sayılı taşınmazın malikleridir. Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğü (İdare) tarafından söz konusu taşınmazın 985,22 m² yüz ölçümündeki kısmının acele kamulaştırılmasına karar verilmiş ve acele kamulaştırma bedeli 543,45 TL olarak belirlenmiştir. İdare tarafından başvurucular aleyhine 15/3/2011 tarihinde Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davası açılmıştır. Mahkemece aldırılan 28/11/2011 havale tarihli bilirkişi heyet/kurul raporunda taşınmazın damlama sulama sistemiyle sulandığından sulanabilir tarım arazisi olarak kullanıldığı kabul edilmiştir. Öte yandan taşınmazın konum itibarıyla değerli bir arazi olması, Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'ne yakın olması, Diyarbakır-Elâzığ şehirlerarası kara yoluna yakın olması, köy grup yolunun üzerinde olması ve taşınmazın bulunduğu bölgeye doğru fabrikalaşmanın olması ile fabrika, hayvancılık çiftliğine uygunluğu gibi hususlar değer artırıcı unsur olarak değerlendirilmiştir. Buna göre net gelir yöntemine göre belirlenen kamulaştırma bedeline %40 oranında objektif değer artış oranı uygulanarak 728,08 TL kamulaştırma bedeli hesaplanmıştır. 21/2/2012 havale tarihli ek bilirkişi raporunda ise bu kez %38 oranında objektif değer artış oranı uygulanarak 239,05 TL kamulaştırma bedeli hesaplanmıştır. Mahkemece 23/2/2012 tarihli oturumda bilirkişi raporunda belirtilen objektif değer artış oranı resen %26 olarak kabul edilmiş ve dava konusu taşınmazın acele kamulaştırma bedelinin mahsubuyla kamulaştırma bedelinden eksik kalan 811,82 TL miktarın depo edilmesi için davacı İdare vekiline süre verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece 15/3/2012 tarihinde bilirkişi raporları gözönüne alınarak 355,27 TL kamulaştırma bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflarca temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesince (Daire) 20/3/2014 tarihinde bozulmuştur. Bozma kararında;i. İl Tarım Müdürlüğünün dosya içerisindeki resmî verilerine göre değerlendirmede esas alınan pamuk, buğday ve silajlık mısırın değerlendirme tarihi itibarı ile hasat zamanı ortalama satış fiyatı sırasıyla 1,6 TL, 0,6 TL ve 0,18 TL olduğu hâlde, bu rakamlardan daha yüksek, dekar başına ortalama masraf ise yine sırasıyla 361 TL, 188 TL ve 338 TL olduğu hâlde bu verilerden daha az alınmak suretiyle taşınmaz bedelinin belirlendiği belirtilmiştir.ii. Buna göre belirtilen resmî verilere göre taşınmaz bedeli tekrar tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiği açıklanmıştır. iii. Ayrıca kamulaştırma bedeline 16/7/2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak alınan 5/11/2014 havale tarihli ek raporda;i. Taşınmazın birinci sınıf damlama sulama sistemiyle ileri tarım teknikleri kullanılarak tarım yapıldığı, sulanabilir tarım arazisi olarak değer tespitinin 2011 yılı ürün maliyetlerine göre hesaplandığı, üretim giderleri olarak sabit girdi fiyatlarının taşınmaz malikleri tarafından kullanılması nedeniyle ileri tarım teknikleri kullanıldığı için İlçe Tarım Müdürlüğünün belirlediği maliyet çizelgesinden farklı alındığı belirtilmiştir.ii. Öte yandan taşınmazın sulanabilir tarla niteliğinde olduğu, DSİ sulama kanalına yakın, verimli arazilerinden olduğu, Kayapınar İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden (İlçe Tarım Müdürlüğü) alınan 21/11/2011 tarihli yazısında damlama ve sulama ile yetiştirilen tarımsal ürünlerde %20-25 oranında verim artışı olacağının belirtildiği açıklanmıştır. iii. Buna göre damlama sulama ile sulanan arazilerde ekili bulunan pamuk ve buğday verimindeki artış oranı İlçe Tarım Müdürlüğünün yazısında belirtilen oranların sınırlarında kalınarak %20 verim artışı uygulandığı, silajlık mısır ürününde ise %5 oranında verim aratışı uygulanarak hesaplama yapıldığı ifade edilmiştir.iv. Ayrıca pamuk kg/birim fiyatının Diyarbakır Ticaret Borsasından alındığı, buğday kg/birim fiyatının Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Şube Müdürlüğünden ve Silajlık Mısır Bitkisinin kg/birim fiyatının ise piyasada yapılan araştırma sonucunda tespit edildiği beyan edilmiştir. Buna göre taşınmazın m² değerinin 12,81 TL olduğu, %38 oranında objektif değer artış oranı uygulanarak objektif değer artışının 4,8678 TL olması nedeni ile de m² değerinin 17,6778 TL olduğu kabul edilerek toplam kamulaştırma bedeli 939,12 TL hesaplanmıştır. Mahkemece 24/12/2014 tarihinde davanın kabulüne ve 23/2/2012 tarihli ara kararda kabul edilen %26 oranında objektif değer artış oranı esas alınarak 281,45 TL kamulaştırma bedeline hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde;i. Bozma ilamından önce düzenlenen bilirkişi kurulu ek raporunda, münavebeye esas alınan ürünlerin verim miktarları için İlçe Tarım Müdürlüğü verilerinden yararlanıldığı, birim fiyatlarının ise söz konusu ürünlerin satışının gerçekleştirildiği kurumlardan tespit edilen değerlere göre tespit edildiği belirtilmiştir. Öte yandan bilirkişi kurulu raporunda İlçe Tarım Müdürlüğü ve İl Tarım Müdürlüğü cevapları ile yetinilmeyerek, diğer kurumlardan ve davacı kurum bünyesinde oluşturulan Kamulaştırma Kıymet Takdir Komisyonu tarafından taşınmaza değer biçilirken esas alınan verilerden yararlanmak sureti ile münavebe ürünlerinin kilogram satış bedelleri ile dekara üretim giderlerinden faydalanılmak suretiyle münavebeye esas alınan ürünlerin satış fiyatı ve üretim giderleri belirlenerek taşınmazın değerinin tespit edildiği ifade edilmiştir. ii. Öte yandan davacı İdarenin itirazında belirttiği İlçe Tarım Müdürlüğünün bildirmiş olduğu ilçede yetişen ürünlerin en az ve en çok verim miktarının tespiti ile taşınmazda yetişen ürünlerin değerlendirilmesi ve taşınmazın durumuna göre belirlenen değerler arasında bir değer alınarak hesaplama yapılması için bilirkişi kurulu ile taşınmaz başında keşif yapıldığı vurgulanmıştır. Ayrıca kamulaştırılan taşınmazın konumu, özellikleri, çevresinde bulunan taşınmazlar değerlendirilmek sureti ile İlçe Tarım Müdürlüğünün bildirdiği en az ve en çok verim miktarları gözönüne alınarak taşınmazın verim miktarı tespit edilerek hesaplama yapılmasının bilirkişi kurulundan istendiği zikredilmiştir. iii. Bilirkişi raporunda belirtilen gerekçeler ile münavebe ürünü olarak alınan ürünlerin ortalama verim miktarı ile fiyatlarını esas alan bilirkişi kurulunun birinci ek raporunun uygun olduğu, buna göre taşınmazın m² birim fiyatının 23,58 TL olması ve söz konusu miktara %26 objektif değer artışı uygulanarak kamulaştırma bedeli 355,27 TL hesaplanmıştır.iv. Ancak bozma ilamından sonra alınan bilirkişi ek raporunda belirtilen bedele göre 23/2/2012 tarihli oturumda kabul edilen objektif değer artışına göre hesaplama yapılmak suretiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi nedeni ile kısa karar oluşturulduğundan kısa kararda değişiklik yapmamak amacı ile kısa kararda belirtilen miktara göre kamulaştırma bedelinin 281,45 TL olarak tespitine karar verildiği izah edilmiştir. Karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Başvurucuların temyiz dilekçesinde başvuru formunda belirttikleri objektif değer artış oranıyla ilgili itirazları dışında diğer şikâyetlerini temyiz dilekçesinde de belirttikleri görülmüştür. Karar, Dairece 17/1/2017 tarihinde düzeltilerek onanmıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Mahkemece, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli 281,45 TL olarak belirlendiği, acele kamulaştırma dosyasında ise taşınmazın bedelinin 543,45 TL olarak belirlendiği ve davalı tarafa ödendiği anlaşıldığından tespit edilen bedele faiz yürütülmemesi ve fazla yatırılan bedelin davalılardan alınarak davacı tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,Doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının faize ilişkin bölümünün çıkartılmasına, yerine, (Kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 281,45 TL'nin davalılara ödenen kamulaştırma bedelinden mahsubu ile fazla ödenen miktarın davalılardan hisseleri oranında tahsili ile davacı idareye verilmesine) cümlesinin yazılmasına," Başvurucuların başvuru formunda dile getirdikleri tüm şikâyetlerin dile getirildiği karar düzeltme talepleri de Dairece 21/5/2018 tarihinde yeniden düzeltilerek onanmıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"1)Mahkemece, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli 281,45 TL olarak belirlendiği, acele kamulaştırma dosyasında ise taşınmazın bedelinin 543,45 TL olarak belirlendiği ve davalı tarafa ödendiği anlaşıldığından tespit edilen bedele faiz yürütülmemesi ve fazla yatırılan bedelin davalılardan alınarak davacı tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,2)Taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz ve ipoteklerin hükmedilen bedele yansıtılmaması,Doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; Gerekçeli kararın;a)Hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin paragrafının çıkartılmasına, yerine, (Kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 281,45 TL'nin davalılara ödenen kamulaştırma bedelinden mahsubu ile fazla ödenen miktarın davalılardan hisseleri oranında tahsili ile davacı idareye verilmesine,) cümlesinin yazılmasına,b)Hüküm fıkrasına yeni bir bent olarak (Taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz ve ipoteklerin hükmedilen bedele yansıtılmasına,) cümlesinin yazılmasına," Nihai karar, başvurucular vekiline 12/6/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 20/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Celal Afşin ve diğerleri, B. No: 2015/18943, 19/9/2018, §§ 18-