8. Hukuk Dairesi 2013/12335 E. , 2013/19280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Şikayetçi borçlu vekili, vekil
**8. Hukuk Dairesi 2013/12335 E. , 2013/19280 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Şikayetçi borçlu vekili, vekil edeni aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçluya ait 194 ada 13 parselde bulunan 7 nolu bağımsız bölüme haciz konulduğunu, borçlunun haline münasip evi olduğunu bildirerek, haczin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK.nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun "haline münasip" evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki "aile" terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. Mahkemece, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalıdır. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez. Takip hukukunda asıl olan borcun ödenmesidir. İcra mahkemesi ve icra dairesi, takip aşamasında alacaklı ve borçlunun karşılıklı olarak menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür. Somut olayda; Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda şikayet edilmeyen ve tapuda arsa vasfıyla ½ hissesi borçlu adına kayıtlı 192 ada 10 parsel ile borçluya ait tarla vasfındaki taşınmazların değeri tespit edildikten sonra, borçlunun tüm malvarlığının toplamından şikayete konu taşınmazın değerinin çıkarılması sonucunda geriye kalan miktar ile borçlunun haline münasip bir ev alabileceği gerekçesiyle şikayet reddedilmiştir. Borçlunun meskeniyet şikayeti yukarıda yazılı açıklamalar doğrultusunda incelenmemiştir. Bu nedenle anılan ilkelere aykırı hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.