TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR HASAN BALLI BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/21825) Karar Tarihi: 2/6/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 2/9/2020-31232 Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucu : Hasan BALLI Vekili : Av. Fatih Mehmet ERDURAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, beyanlar ı mahkûmiyet karar ına esas al ınan
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR HASAN BALLI BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/21825) Karar Tarihi: 2/6/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 2/9/2020-31232 Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCIRıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucu : Hasan BALLI Vekili : Av. Fatih Mehmet ERDURAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, beyanlar ı mahkûmiyet karar ına esas al ınan tan ığın duruşmad a sorgulanamamas ı nedeniyle tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 3/5/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüş bildirmemi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 38. Müşteki H.B. evlenmek amac ıyla bir televizyon kanal ına verdiği ilan üzerine kendilerini karde ş olarak tan ıtan şüpheliler S.K. ve H. Ş.nin kendisiyle ileti şime geçti ğini, S.K. ile evlenmek üzere anla ştığını, bu kişilerin çeşitli kuyumculardan tak ılar ald ırdığını, ayr ıca iki bilezik daha almas ını istediklerini, bunu kabul etmemesi üzerine H. Ş.nin akrabas ı olan ve ayn ı konutta ikamet eden ba şvurucu ile birlikte ellerini ve ayaklar ını (H.B.nin) bağlay ıp kendisine zorla senet imzalatt ırdıklar ını iddia ederek bu ki şilerden şikâyetçi olmuştur. 9. Başvurucu ile S.K. ve H. Ş. isimli di ğer şüpheliler hakk ında müşteki H.B.ye yönelik ya ğma ve kişiyi hürriyetinden yoksun k ılma suçlar ını işledikleri iddias ıyla Manavgat Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca (Başsavc ılık) soruşturma başlatılm ıştır. 10. Müşteki H.B.nin 10/3/2010 tarihli beyan ı şöyledir: "...Bana kendisini K.A. olarak tan ıtan kişinin gerçek isminin H. Ş. olduğunu öğrendim, bana kendisini N.A. olarak tan ıtan kişinin de gerçek isminin H. Ş.nin eşi A.Ş. olduğunu öğrendim. Beni evlilik vaadiyle doland ıran A.Ş. ve eşi H.Ş.den zorla elimi aya ğımı bağlayarak üzerimdeki telefon ve 3900 TL almada H. Ş.ye yard ım eden H. Ş.nin yeğeninden ve H.Ş.'den şikayetçiyim..." 11.Şüphelilerin oturdu ğu evin sahibi olan N.Ö.nün 18/4/2014 tarihli soru şturma kapsam ında Başsavc ılık taraf ından al ınan beyan ının (tan ık s ıfat ıyla) ilgili k ısm ı şöyledir: " ...2007 y ılı Aral ık ay ında ... adresindeki üç katl ı evinin ikinci kat ını [H.Ş.ye] kiray a verdiğini,... aradan 15 gün geçtikten sonra ad ının S. oldu ğunu öğrendiği han ımının Malatya'dan geldi ğini, bir ay sonrada bu eve [H.Ş.nin] yeğeni olduğunu beyan etti ği ad ı Hasan olan 23/24 ya şlar ında bir şahs ın daha geldi ğini, bu şahıslar ının üçünün birlikte 4, 5 ay kadar evinde kirac ı olarak oturduklar ını... Hasan adl ı gencin telefonunun 0537... olduğunu..." 12.Şüphelilerden S.K.n ın Yumurtal ık Cumhuriyet Ba şsavc ılığında al ınan 11/6/2013 tarihli beyan ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Orada [H.Ş.] yaklaşık 30-35 adet uyku hap ını ezerek bir k ısm ını da [H.B.nin] meyve suyuna katarak [H.B.yi] uyuttu. Ancak, [H.B.] yar ım bardak içti ği için tam olarak uyumad ı. Bunun üzerine [H.Ş.] ve akrabas ı olan Hasan Ball ı bu şahs ı darp ettiler. Ancak, darp olay ı olmadan evvel [H.B.nin] elini ve ayaklar ını bağlam ışlard ı. Daha sonra da bu şahs ı Kumköye götürerek b ırakt ılar..." 13. Başsavc ılık başvurucu ve di ğer şüpheliler S.K. ile H. Ş. hakk ında müşteki H.B.ye yönelik ya ğma ve kişiyi hürriyetinden yoksun k ılma suçlar ını işledikleri iddias ıyla 18/4/2014 tarihli iddianame ile Manavgat 2. A ğır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kam u davas ı açm ıştır. İddianamenin ilgili k ısm ı şöyledir: "...Müşteki [H.B.nin] 2008 y ılında M.Tv'ye evlilik maksad ı ile ilan verdi ği ve telefon numaras ını bırakt ığı, bu televizyondaki arkada şlık hatt ında şüpheli [S.K.n ın] diğer şüpheli [H.Ş.nin] bilgisi dahilinde [N.A.] ad ıyla ilan verdi ği, şüpheli [S.] ile [H.Ş.nin] bu şekilde ilan vermelerinin amac ının bahse konu arkada şlık hatt ına ilan veren insanlar ı kand ırmak ve onlardan menfaat temin etmek oldu ğu, bu amaç do ğrultusunda şüpheli [S.K.n ın] [N.A.] ad ı alt ında müştekinin teklifine cevap vererek kendisinin de evlenmek istediğini ve bu amaçla tan ışmak istedi ğini müştekiye bildirdi ği, şüpheli [H.Ş.nin] müştekiye Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 4kendisini [N.A.] ad ını kullanan ama gerçekte [S.K.] olan şahs ın ağabeyi [K.A.] olarak tan ıttığı, müştekinin 15/3/2008 tarihinde ikamet etti ği Denizli'den Manavgat İlçesi ... adresinde bulunan şüphelilerin oturduklar ı eve gelerek kendisini [K.A.] olarak tan ıtan şüpheli [H.Ş.den] sözde karde şi şüpheli [S.yi] istediği, şüphelilerin mü ştekiye sözde evlili k için çeşitli kuyumculardan tak ılar ald ırdıklar ı, müştekinin daha sonra Denizli'ye geri döndüğü ve 07/4/2008 tarihinde tekrar Manavgat'a şüphelilerin ikamet etti ği eve geldi ği, evde şüpheli [H.Ş.], [S. K.] ve [H. Ş.nin] akrabas ı olan Hasan Ball ı'nın bulunduklar ı, burada müştekinin şüphelilerin iki bilezik daha al ınmas ı yönündeki teklifini kabul etmemesi üzerin e şüpheli [H.Ş.] ve Hasan Ball ı'nın müştekinin elini ve aya ğını bağlad ıklar ı, daha sonra müştekiye vade tarihi 15/7/2008 olan 3000 TL de ğerinde senet imzalatt ıklar ı... ...Müştekinin şikayet dilekçelerinde şüphelilere ula şılmas ı için bildirmi ş olduğu telefon numaralar ı ile ilgili GSM şirketlerine yaz ılan yaz ılara verilen cevaplar neticesinde müştekinin bildirdi ği ... numaral ı hatt ın ise şüpheli Hasan Ball ı ad ına kay ıtlı olduğunun tespit edildi ği şüpheliler [H.Ş.]ve [S.K.n ın] fikir ve eylem birli ği içerisinde birlikte hareke t ederek yani TCK'n ın 37/1 maddesi anlam ında iştirak halinde mü şteki [H.B.yi] evlenmek vaadi ile doland ırdıklar ı, daha sonra bu iki şüphelinin di ğer şüpheli Hasan Ball ı ile birlikt e fikir ve eylem birli ği içerisinde yani TCK'n ın 37/1 maddesi anlam ında müştekiye yönelik olarak cebir veya tehdit kullanarak ki şiyi hürriyetinden yoksun k ılma ve nitelikli ya ğma suçlar ını da işledikleri anla şılmakla..." 14. Başvurucunun Mahkemede yapm ış olduğu 10/7/2014 tarihli savunmas ı şöyledir: "...Ben 2004 y ılından beri Alanya'da çal ışıyorum. C. barda müzisyenlik yapmaktay ım San ıklardan [H.Ş.] uzaktan akrabam ve köylüm olur. 2008 y ılının Ocak ay ında çal ıştığım bar tamirata girdi. Normalde ben bardaki tan ıdıklar ımın evinde kal ıyorum. Bar tadilattayken bo ş durmamak için [H.Ş.nin] yan ında 15 gün ç ırak olarak çal ıştım. Havaland ırma sisteminde çal ıştığım için işçilerin kald ığı personel evlerinde bu süreçte kald ım. Müştekiyi hiç görmedim. Di ğer san ıklardan [S.yi] de tan ıyorum. San ıklar [S.] ve [H.] dost hayat ı yaşıyorlard ı ve beraber kal ıyorlard ı bende bu 15 günlük süreçte bunlar ın evine sürekli gidip geldim, kahvalt ıya ve akşam yemeklerine gittim. Ben san ık [S.] ve [H.nin ] herhangi bir evlilik program ına müracaat ettiklerini ya da mü ştekiyle evlenmek amaçl ı olarak görü ştüklerine şahit olmad ım. Üzerime at ılı suçlamalar ı kesinlikle kabul etmiyorum, müştekiyi darp etmedim, doland ırıcılık amaçl ı görüşmedim. Dava konusu olaylar hakk ında bilgi sahibi de ğilim, dedi..." 15. Mahkeme 23/6/2014 tarihli Tensip Tutana ğı ile tüm san ıklar hakk ında yakalama karar ı vermiş, san ık S.K. kolluk kuvvetlerince yakalanarak ifadesi al ınmak üzere Ad ıyaman Cumhuriyet Ba şsavc ılığında haz ır edilmiştir. Mahkeme, Ses ve Görüntü Bili şim Sistemi (SEGBİS) arac ılığı ile san ık S.K.n ın ifadesini alm ıştır. S.K.n ın 17/10/2014 tarihli beyan ı şöyledir: "...Biz Il ıca'da otururken [H.Ş.nin] yeğeni Hasan Ball ı misafir olarak geldi. Televizyon programlar ının birinde evlenmek için telefon numaras ı b ırakan [H.B.] ile [H.Ş.] ben i evlendirmek istedi. Ben de 'iyi birisi olursa evlenirim' dü şüncesiyle kabul ettim. Benim adıma... numaral ı fatural ı hat vard ı. Bu hatt ı [H.Ş.] kullan ıyordu. Bana da numaras ını hat ırlamad ığım aç ık hat alm ışlard ı. [H.Ş.] bana mü şteki ile telefonda konu şmam ı, telefonunu televizyondan evlenme program ından ald ığımı söylememi ve e ğer ciddi düşünüyorsa kendisiyle evlenebilece ğimi söylememi istedi. Tedbir amaçl ı olarak ismimi [N.] ve kendi ismini de [K.] olarak söylememi ve kendisini ayr ıca benim a ğabeyim olarak tan ıtmam ı istedi. ' İş ciddiye bindi ğinde gerçek kimli ğimizi aç ıklar ız, televizyon program ından al ınan numaraya güven olmayabilir' gerekçesiyle bu şekilde davranmam ı istedi. Mü şteki daha sonra Manavgat'a geldi... Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 5... Ben d ışarıya sigara almak için ç ıktım. Geri döndü ğümde yemek haz ırlayacakt ım. [H.Ş.] bana 'yatak odas ına gir, sesini ç ıkarma, bundan sonra gözüm hiçbir şeyi görmüyor, sesini ç ıkart ırsan seni öldürürüm' dedi. Ben niçin böyle davrand ığını sordum. Üzerime yast ık bast ırdı, beni bo ğmaya çal ıştı. Daha sonra yatak odas ının kap ısını üzerim e kapayarak mü ştekinin ve Hasan Ball ı'nın bulundu ğu yere geçti. Bizim ba ğrışmalar ımıza müşteki içerden 'neler oluyor orada' şeklinde sesle kar şılık verdi. Kap ı üzerime kapand ıktan sonra içerden mü ştekinin ba ğrışma seslerini ve kavga gürültü seslerini duydum. Ba şkaca birşey görmedim. Mü ştekinin 'bana niye silah çekiyorsunuz, beni öldürecek misiniz şeklindeki sözlerini ve dayak yedi ğine dair gürültüleri duydum. Bulundu ğum odan ın anahtar deliğinden bakt ığımda müştekinin çekyat üzerinde hareketsiz bir vaziyette elleri ve ayaklar ı bağlı olduğu halde gördüm. Daha sonra [H.Ş.] ve Hasan Ball ı müştekiyi ellerinden ve ayaklar ından tutarak götürüyorlard ı. O esnada Hasan Ball ı'nın [H.Ş.ye] 'day ı şahs ı nerey e götüreceğiz' demesi üzerine [H.Ş.] 'Kumköy taraf ında bir yere atar geliriz' dedi ğini duydum. Hasan Ball ı, [H.Ş.ye] 'day ı [S.] ne olacak, ondan dolay ı başımız belaya girmesin' dedi ğind [H.Ş.nin] O'na 'ben ona gereken şeyi söyledim, onun için çocuklar ı daha önemlidir, o hiçbir yere gidip de hiçbir şey söyleyemez' dedi. Ben [H.Ş.] ve Hasan Ball ı bask ılar ı alt ında böyle bir olaya tan ık oldum ancak pi şman ım..." 16. Müşteki H.B.nin 22/12/2014 tarihinde Mahkemede al ınan beyan ı şöyledir: "...Beni darp edip yaralayan ve ya ğmalayan ki şilerden huzurda bulunan sanık (başvurucu) olay yerinde de ğildi. Beni ya ğmalayan ki şinin al ın bölgesinde do ğum lekes i vard ı, mühür şeklindeydi, di ğeri de tahmin ediyorum akrabas ıydı, ancak bu ki şilerden huzurda bulunan san ık(başvurucu) olay yerinde de ğildi, eminim net olarak gördüm, ayr ıca benim soru şturma aşamas ında beyanlar ımı yeterli almayan polisler hakk ında da şikayetçi oldum, kollukta görevli polis memurlar ı soruşturma aşamas ında delilleri yeterince toplamad ılar kendilerinden talep etmeme ra ğmen eksik yapt ılar. San ıklardan şikayetçiyim, dedi..." 17. H.Ş. 12/3/2016 günü Mahkemede al ınan beyan ında at ılı suçlamalar ı kabul etmediğini söylemi ş, başvurucu ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmam ıştır. 1 8 . B a şvurucu, san ık S.K.n ın aleyhindeki beyanlar ına itiraz etmi ş; 23/12/2014 tarihli oturumda san ık S.K.n ın beyanlar ına karşı itirazlar ını içeren dilekçe sunmu ştur. 19. Mahkeme 26/4/2016 tarihli karar ıyla başvurucunun da aralar ında yer ald ığı tüm san ıklar hakk ında yağma ve ki şiyi hürriyetinden yoksun k ılma suçundan hapis cezas ına mahkûmiyetine karar vermi ştir. Mahkemenin gerekçeli karar ının ilgili k ısm ı aşağıdaki gibidir: "...san ıklar Hasan Ball ı[Başvurucu] ve [H.Ş.nin] akraba olduklar ı san ık [S.nin] ise san ık [H.Ş.] ile birlikte ya şadıklar ı, suç tarihinden önce san ık [S.nin] bir evlilik program ına [N.A.] adıyla evlenmek amac ıyla ilan verdi ği, kat ılan [H.nin] bu ilan ı gördüğü, kat ılan v e san ık [S.nin] tan ıştıklar ı, telefonla ştıklar ı, san ık [S.nin] kat ılana san ık [H.Ş.yi] abisi olarak başka bir isimle tan ıttığı, kat ılan ın 15/3/2008 tarihinde san ıklar [H.Ş.] ve [S.nin] Manavga t ilçesinde birlikte kald ıklar ı eve geldi ği, san ık [S.yi] san ık [H.Ş.den] istediği, san ıklar ın ise evlilik çerçevesinde kat ılana tak ı, ziynet e şyas ı ald ırdıklar ı, kat ılan ın 07/4/2008 tarihinde tekrar Manavgat'a geldi ği, evde tüm san ıklar ın bulundu ğu halde kat ılandan bilezik almas ını istedikleri, kat ılan ın kabul etmemesi üzerine san ıklar [H.Ş.] ve Hasan Ball ı'nın kat ılan ın elini ve aya ğını bağlamak suretiyle etkisiz hale getirdikleri 3000 TL de ğerinde senet imzalatt ıklar ı, kat ılan ın üzerinde bulunan 3800 TL para ile nokia marka telefonu ald ıklar ı ve kat ılana bu iş namus meselesi diyerek kat ılan ı korkuttuklar ı... Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 6...Her ne kadar san ık Hasan Ball ı savunmas ında üzerine at ılı suçlamay ı kabul etmemi ş ise de diğer san ık [S.nin] olay ı samimi olarak ikrar etmesi ve Manavgat'ta bulunan evde iken kat ılan ı san ıklar [H.Ş.] ve Hasan Ball ı'nın yaralayarak ellerini kollar ını bağlad ıklar ını ifade etmesi, kat ılanla yap ılan telefon görü şmelerinde san ık Hasan Ball ı ad ına kay ıtlı 0537...numaral ı hatt ın kullan ılmış olmas ı, san ık [H.Ş.nin] savunmas ında diğer san ıklar ın kald ığı eve 15 gün boyunca gidip geldi ğini söylemesi hususlar ı bir arada değerlendirildi ğinden san ığın savunmas ına itibar edilmeyerek üzerine at ılı eylemi gerçekleştirdiği mahkememizce sabit kabul edilmi ştir. Her ne kadar kat ılan, sanıklara yönelik te şhis işleminde san ık Hasan Ball ı'yı teşhis edememi ş ise de di ğer deliller ışığında kat ılana yönelik ellerini-kollar ını bağlama ve yaralama eylemlerini gerçekle ştiren sanıklar aras ında Hasan Ball ı'nın da bulundu ğu mahkememizce kabul edilmi ştir. Tüm bu hususlar birlikte de ğerlendirildi ğinden san ıklar [H.Ş.] ve [S.nin] telefonla iletişim kurarak kat ılandan menfaat temin ettikleri, kat ılan ın başka bir bulu şmada san ıklar ın istediği paray ı vermemesi üzerine san ıklar [H.Ş.] ve Hasan Ball ı'nın kat ılan ın ellerini ve ayaklar ını bağlad ıklar ı ve üzerinde bulunan para ve telefonu ald ıklar ı hususu sabit kabul edilmi ştir. Her ne kadar san ık Hasan Ball ı müdafiileri savunmalar ında san ık Hasan Ball ı'nın kat ılan taraf ından teşhis edilmemesi nedeniyle olayla alakas ının bulunmad ığını ifade edere k beraatini talep etmi ş iseler de, dosya kapsam ında san ığın yağma eylemi s ıras ında ola y yerinde bulundu ğuna ilişkin diğer san ık [S.nin] ikrar ının bulunmas ı, yine Hasan Ball ı'nın söz konusu ikamete gelip gitti ğine yönelik savunmas ının bulunmas ı, yine tan ıklar ın san ık Hasan Ball ı'nın söz konusu ikamete girip ç ıktığına dair beyanlar ının bulunmas ı hususlar ı bir arada de ğerlendirildi ğinden san ık Hasan Ball ı. müdafiinin savunmas ına itibar edilmemiştir..." 20. Başvurucu; kendisine suç isnad ında bulunan tan ık S.K.y ı sorgulayamad ığını, yüzleştirme yap ılmadan mahkûmiyet karar ı verildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 21. Yarg ıtay 6. Ceza Dairesi 16/3/2017 tarihli karar ı ile mahkûmiyet hükmünü onam ıştır. 22. Başvurucu, nihai karardan 3/4/2017 tarihinde haberdar oldu ğunu beyan ederek 3/5/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk23. 4/12/2014 tarihli ve 5271 say ılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun Doğrudan soru yöneltme kenar başlıklı 201. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Cumhuriyet savc ısı, müdafi veya vekil s ıfat ıyla duruşmaya kat ılan avukat; san ığa, kat ılana, tan ıklara, bilirki şilere ve duru şmaya çağrılmış diğer kişilere, duru şma disiplinine uygun olarak do ğrudan soru yöneltebilirler. San ık ve kat ılan da mahkeme ba şkan ı veya hâkim arac ılığı ile soru yöneltebilir. Yöneltilen soruya itiraz edildi ğinde sorunun yöneltilmesinin gerekip gerekmedi ğine, mahkeme ba şkan ı karar verir. Gerekti ğinde ilgilile r yeniden soru sorabilir. Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 724. 5271 say ılı Kanun un Delillerin ortaya konulmas ı ve reddi kenar başlıklı 206. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı şöyledir: Cumhuriyet savc ısı ile san ık veya müdafii birlikte r ıza gösterirlerse, tan ığın dinlenmesinden veya ba şka herhangi bir delilin ortaya konulmas ından vazgeçilebilir. 25. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada okunmas ı zorunlu belge ve tutanaklar kenar başlıklı 209. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Naip veya istinabe yoluyla sorgusu yap ılan san ığa ait sorgu tutanaklar ı, naip vey a istinabe yoluyla dinlenen tan ığın ifade tutanaklar ı ile muayene ve ke şif tutanaklar ı gibi deli l olarak kullan ılacak belgeler ve di ğer yaz ılar, adlî sicil özetleri ve san ığın kişisel v e ekonomik durumuna ili şkin bilgilerin yer ald ığı belgeler, duru şmada okunur. 26. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada okunmayacak belgeler kenar ba şlıklı 210. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: Olay ın delili, bir tan ığın aç ıklamalar ından ibaret ise, bu tan ık duruşmada mutlak a dinlenir. Daha önce yap ılan dinleme s ıras ında düzenlenmi ş tutanağın veya yaz ılı bir açıklaman ın okunmas ı dinleme yerine geçemez. 27. 5271 say ılı Kanun un Duruşmada okunmas ıyla yetinilebilecek belgeler kenar başlıklı 211. maddesi şöyledir: (1) a) Tan ık veya san ığın suç orta ğı ölmüş veya ak ıl hastal ığına tutulmu ş olur vey a bulunduğu yer öğrenilemezse, b) Tan ık veya san ığın suç orta ğının duruşmada haz ır bulunmas ı, hastal ık, malûllük veya giderilmesi olana ğı bulunmayan ba şka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanakl ı değilse, c) İfadesinin önem derecesi itibar ıyla tan ığın duruşmada haz ır bulunmas ı gerekli say ılmıyorsa, Bu kişilerin dinlenmesi yerine, daha önce yap ılan dinleme s ıras ında düzenlenmi ş tutanaklar ile kendilerinin yazm ış olduğu belgeler okunabilir. (2) Cumhuriyet savc ısı, kat ılan veya vekili, san ık veya müdafii birinci f ıkrada belirtilenlerin d ışında kalan tutanaklar ın okunmas ına birlikte r ıza gösterebilirler. 28. 5271 say ılı Kanun un Delilleri takdir yetkisi kenar ba şlıklı 217. maddesi şöyledir: (1) Hâkim, karar ını ancak duru şmaya getirilmi ş ve huzurunda tart ışılmış deliller e dayand ırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmi ş her türlü delille ispat edilebilir. Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 8B. Uluslararas ı Hukuk 1. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi 29. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) Adil yarg ılanma hakk ı kenar başlıklı 6. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendi şöyledir: "Bir suç ile itham edilen herkes a şağıdaki asgari haklara sahiptir: ... d) İddia tan ıklar ını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tan ıklar ının da iddi a tan ıklar ıyla ayn ı koşullar alt ında davet edilmelerinin ve dinlenmelerinin sağlanmas ını istemek;" 2. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi İçtihad ı 30. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) göre ulusal hukuktaki nitelemeye bak ılmaks ızın tan ık kavram ının Sözleşme kapsam ında özerk bir anlam ı vard ır (Damir Sibgatullin/Rusya , B. No: 1413/05, 24/4/2012, 45). Bu kavram duruma göre suç ortaklar ını (Trofimov/Rusya , B. No: 1111/02, 4/12/2008, 37), ma ğdurlar ı (Vladimir Romanov/Rusya, B. No: 41461/02, 24/7/2008, 7, 97) ve bilirki şileri ( Doorson/Hollanda, B. No: 20524/92, 26/3/1996, 81, 82) kapsayabilir. Bu bak ımdan ifadeleri duru şmada ister okunsun iste r okunmas ın mahkeme önünde bulunan ve mahkeme taraf ından dikkate al ınan kişiler, Sözleşme nin 6. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendi bak ımından tan ık olarak kabu l edilmektedir ( Kostovski/Hollanda [GK], B. No: 11454/85, 20/11/1989, 40). 31. AİHM, duru şma salonunda bulunmayan tan ıklar ın beyanlar ının mahkûmiyet hükmüne esas al ındığı bir yarg ılaman ın adilliğini değerlendirirken iki hususa vurgu yapmaktad ır. AİHM ilk olarak tan ığın duruşmaya kat ılmamas ı için geçerli nedenlerin olup olmad ığını incelemektedir. İkinci olarak -makul bir gerekçenin oldu ğu durumda bile- san ığın sorgulama imkân ına sahip olmad ığı bir tan ık taraf ından verilen ifadenin hükmün dayand ığı tek veya belirleyici temel olup olmad ığını değerlendirmektedir. Hükmün büyük ölçüde veya yaln ızca bu nitelikteki tan ığın ifadesine dayanmas ı durumunda yarg ılamalar detayl ı incelemelere tabi tutulmal ıdır (Al-Khawaja ve Tahery/Birle şik Krall ık [BD], B. No: 26766/05, 22228/06, 15/12/2011, 119, 147; Cevat Soysal/Türkiye, B. No: 17362/03, 23/9/2014, 75). 32. AİHM, yukar ıda bahsi geçen ilkelere ek olarak Sözle şme nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı ve ayn ı maddenin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendinin san ığa aleyhte ifade veren tan ığın beyanlar ına veya tan ık ifadesinin al ındığı sırada ya da yarg ılaman ın daha sonraki bir a şamas ında itiraz imkân ı tan ınmas ı gerektiğini kabul etmektedir ( Van Mechelen ve diğerleri/Hollanda , B. No: 21363/93..., 23/4/1997, 51; Lüdi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/6/1992, 49; Hümmer/Almanya, B. No: 26171/07, 19/7/2012, 38). V.İNCELEME VE GEREKÇE 33. Mahkemenin 2/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 9A. Başvurucunun İddialar ı 34. Başvurucu; san ık S.K.n ın mahkûmiyet karar ına esas kabul edilen beyanlar ının kendisinin bulunmad ığı bir oturumda, SEGB İS vas ıtas ı ile al ındığını, diğer tan ıklar N.Ö. ve Ç.D.nin soru şturma a şamas ında beyanlar ının al ındığını, kovuşturma a şamas ında dinlenmedi ğini, tan ıklar ın duruşmada sorgulanamad ığını, yüzleştirme ve te şhis işlemi yap ılamad ığını, şüpheye yer b ırakmayacak şekilde maddi gerçe ğin ortaya ç ıkar ılmad ığını, eksik inceleme ile hüküm kuruldu ğunu belirterek adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 35. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun iddialar ının tamam ının adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki tan ık sorgulama hakk ı yönünden incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 36. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 37. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönünden a. Genel İlkeler 38. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında herkesin yarg ı organlar ına davac ı ve daval ı olarak ba şvurabilme ve bunun do ğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. Anayasa'n ın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılama hakk ının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Nitekim Sözle şme'nin 6. maddesinin (3) numaral ı fıkras ının (d) bendinde bir suç ile itham edilen herkesin iddia tan ıklar ını sorguya çekme hakk ının olduğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ının tan ık sorgulama hakk ını da kapsad ığının kabul edilmesi gerekir ( Serdar Batur , B. No: 2014/15652, 24/5/2018, 41). 39. Anayasa Mahkemesi, benzer iddialar ın ileri sürüldü ğü başvurulara ili şkin olarak birçok karar ında tan ık sorgulama hakk ı ile ilgili ilkeleri belirlemi ştir. Buna göre bir ceza yarg ılamas ında san ığın aleyhine olan tan ıklar ı sorguya çekme veya çektirme hakk ı vard ır. Hakk ında gerçekle ştirilen ceza yarg ılamas ı sürecinde san ığın tan ıklara soru yöneltebilmesi, onlarla yüzle şebilmesi ve tan ıklar ın beyanlar ının doğruluğunu s ınama imkân ına sahip olmas ı adil bir yarg ılaman ın yap ılabilmesi bak ımından gereklidir. Di ğer yandan bir mahkûmiyet Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 10-sadece veya belirleyici ölçüde- san ığın soruşturma veya yarg ılama aşamas ında sorgulama veya sorgulatma imkân ı bulamad ığı bir kimse taraf ından verilen ifadelere dayand ırılm ış ise san ığın haklar ı Anayasa'n ın 36. maddesindeki güvencelerle ba ğdaşmayacak ölçüde kısıtlanm ış olur ( Atila Oğuz Boyal ı, B. No: 2013/99, 20/3/2014, 34-56; Az. M ., B. No: 2013/560, 16/4/2015, 46-67; Levent Yanl ık, B. No: 2013/1189, 18/11/2015, 67-77; İsmet Özkorul, B. No: 2013/7582, 11/12/2014, 44, 45). 40. Somut bir yarg ılama öncesinde veya haricinde elde edilen tan ık ifadelerinin delil olarak kabulünün yarg ılaman ın adilliğine zarar verip vermedi ğini değerlendirmek için iki aşamal ı bir test uygulanmal ıdır. İlk olarak tan ığın mahkemede haz ır edilmemesi geçerli bir nedenin mevcudiyetine dayanmal ıdır. İkinci olarak ise okunmas ıyla yetinilen ifadenin karara götüren tek ya da belirleyici kan ıt olmas ı hâlinde savunma haklar ının adil yarg ılanman ın gerekleriyle ba ğdaşmayacak ölçüde s ınırland ırılıp s ınırland ırılmad ığına bak ılacakt ır (Abdurrahim Balur , B. No: 2013/5467, 7/1/2016, 80). 41. Nitekim bu anayasal gereklilikler ilgili usul kanunlar ında da belirtilmi ştir. 5271 say ılı Kanun un 210. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre de olay ın delili bir tan ığın açıklamalar ından ibaret ise bu tan ık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yap ılan dinleme sıras ında düzenlenmi ş tutanağın veya yaz ılı bir aç ıklaman ın okunmas ı dinleme yerine geçemez. Yarg ılama konusu olayla ilgili sadece bir tan ığın beyan ından başka bir delilin bulunmad ığı hâllerde bu tan ığın duruşmada mutlaka dinlenilmesi gerekti ği ifade edilerek doğrudan doğruyal ık ilkesine aç ık bir vurgu yap ılm ıştır. Dolay ısıyla olay ın tek delilinin bir tan ığın aç ıklamalar ından ibaret olmas ı hâlinde 5271 say ılı Kanun un 211. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca, bu tan ığın duruşmada dinlenmesi yerine önceki beyanlar ının okunmas ı ile yetinilebilmesi mümkün de ğildir ( Az. M. , 58). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 42. Somut olayda ba şvurucu ile birlikte ayn ı suçlardan yarg ılanmakta olan S.K. Mahkemece verilen yakalama karar ı uyar ınca Ad ıyaman'da yakalanm ıştır. Kolluk kuvvetlerince Ad ıyaman Cumhuriyet Ba şsavc ılığında haz ır edilen S.K., SEGB İS vas ıtas ıyla Mahkemece dinlenmi ştir. 43. Ayn ı suçtan yarg ılanmakta olan S.K. Mahkemeye savunmas ını yapt ığı sırada, müştekiye kar şı işlenen suçlara yönelik anlat ımında başvurucu aleyhine beyanda bulunmuştur. Dolay ısıyla S.K.n ın beyanlar ı yönünden ba şvurucunun tan ık sorgulama hakk ına ilişkin güvencelerden yararlanmas ı gerektiği aç ıktır (bkz. 29). 44. Aleyhinde beyanda bulunan S.K. isimli tan ığı başvurucunun sorgulama imkân ı bulamad ığı hususunda tereddüt bulunmamaktad ır. Bu durumda ba şvurucunun haz ır bulunmad ığı bir duruşmada S.K.n ın SEGBİS yoluyla dinlenmesinin hakl ı bir sebebe dayan ıp dayanmad ığı incelenmelidir. Mahkeme, san ık olan S.K.n ın yakalanmas ına karar vermi ş ancak S.K.n ın duruşmada sorgulanamamas ının geçerli bir nedeni olup olmad ığını belirtmemi ştir. Dolay ısıyla ba şvurucunun tan ık sorgulama imkân ından yararland ırılmamas ının gerekçelendirilmesi yükümlülü ğü kamu makamlar ı taraf ından yerine somut olayda getirilmemi ştir. 45. Tan ık S.K.n ın Mahkemede haz ır edilmemesinin geçerli bir nedeninin bulunmamas ının bir bütün olarak yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeleyip zedelemedi ği irdelenmelidir. Bu ba ğlamda öncelikle tan ık S.K.n ın beyanlar ının tek veya belirleyici delil olup olmad ığına bak ılmal ıdır. Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 1146. Başvuru formu ile eklerinin, UYAP arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde soru şturma aşamas ında bilgisine ba şvurulan Ç.D. isimli tan ığın başvurucu hakk ında herhangi bir beyanda bulunmad ığı anlaşılmaktad ır. Tan ık N.Ö. ise başvurucunun san ıklardan H. Ş.nin akrabas ı olduğunu, bir süre san ık H.Ş. ve S.K. ile birlikte kald ığını beyan etmi ş ve başvurucuya ait oldu ğunu belirtti ği telefon numaras ını bildirmiştir (bkz. 11). Mahkûmiyet karar ında, müştekinin şikâyet dilekçelerinde şüphelilere ula şılmas ı için bildirmi ş olduğu telefon numaralar ı ile ilgili olarak GSM şirketlerine yaz ılan yaz ılara verilen cevaplar neticesinde mü ştekinin bildirdi ği 0537... numaral ı hatt ın başvurucu ad ına kay ıtlı olduğunun tespit edildi ği, müşteki ile yap ılan telefon görü şmelerinde ba şvurucu ad ına kay ıtlı numaran ın kullan ıldığı belirtilmi ştir. Ayr ıca tan ıklar ın başvurucunun suç yeri olan adreste san ıklarla birlikte ikamet etti ğini bilmeleri, ba şvurucunun da san ıklarla birlikte ayn ı evde bir süre kald ığını doğrulamas ı hususlar ı ile tan ık S.K.n ın SEGBİS vas ıtas ıyla başvurucu aleyhine verdi ği beyana dayan ılarak mahkûmiyet sonucuna ula şıldığı anlaşılmaktad ır. Mahkeme S.K.n ın beyan ının ağırlığı ile ilgili olarak herhangi bir de ğerlendirme yapmam ıştır. Ancak Mahkemenin dayand ığı diğer hususlar S.K.n ın beyan ı ile anlam kazanm ıştır. Dolay ısıyla gerekçenin bütünü dikkate al ındığında mahkûmiyet hükmü kurulmas ında S.K.n ın beyanlar ının belirleyici oldu ğu değerlendirilmi ştir. 47. Son olarak S.K.n ın duruşmada sorgulanamamas ının başvurucunun adil yarg ılanma hakk ı üzerinde olu şturduğu k ısıtlamay ı telafi eden kar şıt-dengeleyici imkânlar ın başvurucuya sa ğlan ıp sağlanmad ığı incelenmelidir. Mahkeme, savunmas ı s ıras ında başvurucu aleyhinde beyanda bulunan S.K.n ın beyanlar ını duruşmada okumu ştur. Başvurucu, bu beyanlara kar şı itirazlar ını ve savunmas ını sözlü ve yaz ılı olarak yapabilmi ştir. Ayr ıca başvurucu, olaylar ı kendine göre anlatma f ırsat ı bulmuştur. Tüm bu hususlar ın telafi edici imkânlar olarak de ğerlendirilmesi mümkündür. Ancak mü şteki H.B. 22/12/2014 tarihinde Mahkemedeki beyan ında başvurucunun olay yerinde olmad ığını, at ılı suçlar ı işleyenle r aras ında bulunmad ığını ifade etmi ştir (bkz. 16). Mü ştekinin bu beyan ı da dikkate alındığında belirtilen hususlar ın başvurucunun savunma hakk ına yönelik k ısıtlamay ı telafi edecek nitelikte olmad ığı değerlendirilmi ştir. Dolay ısıyla somut olayda duru şmada sorgulanmayan tan ığın ifadesine dayan ılarak mahkûmiyet hükmü kurulmas ının bir bütün olarak yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeledi ği sonucuna ula şılm ıştır. 48. Sonuç olarak ba şvurucuya beyanlar ı mahkûmiyette belirleyici ölçüde esas al ınan tan ığı sorgulama imkân ı verilmedi ğinden ba şvurucunun tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1)Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmedi ğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 1250. Başvurucu, ihlalin tespit edilerek sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı talebinde bulunmuştur. 51. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 52. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 53.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ula şan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 54.İncelenen ba şvuruda S.K.n ın başvurucu taraf ından duru şmada sorgulanamamas ı nedeniyle tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ğine karar vermi ştir. Dolay ısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 55. Bu durumda tan ık sorgulama hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Buna göre yap ılacak yeniden yarg ılama ise 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken iş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2014/141, K.2016/152) gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 56. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/21825 Karar Tarihi : 2/6/2020 13VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Tan ık sorgulama hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki tan ık sorgulama hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin tan ık sorgulama hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Manavgat 2. A ğır Ceza Mahkemesine (E.2014/141, K.2016/152) GÖNDER İLMESİNE, D. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.257,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 2/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL