Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2846 E. , 2024/7254 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2846 Karar No : 2024/7254 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Petrol İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmekted…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2846 E. , 2024/7254 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2846 Karar No : 2024/7254 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Petrol İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, uhdesinde bulunan sicil: ... (...) sayılı 2A grubu (kalker) maden işletme ruhsatlı alanı da kapsayan sahanın sit alanı olarak tescil edilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı ve maden tesisinin faaliyetlerinin durdurulmasına dair ... tarih ... sayılı Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ruhsat sahası içerisinde bulunan 2 adet tepe alanının ve 1 adet mağaranın koordinatları alınarak çakıştırıldığında Urfatepe olarak alınan koordinat yerinin I. derece sit alanında, Urfatepe-1 olarak alınan koordinat yerinin 3. derece sit alanında ve Mağara olarak alınan koordinat yerinin ise 3. derece sit alanında kalmakta olup ruhsat alanı içerisinde bulunduğu, Şanlıurfa İli Tek Tek sıradağlarının zirvelerinde ve eteklerinde davacı şirketin de taş ocağının bulunduğu alanlarda çok sayıda Roma dönemine tarihlendirilen Tümülüs mezarı tespit edildiği, Tek Tek Dağları mezar yapılarının (Alan 1- Alan 2- Alan 3-Alan 4) 1. Derece Arkeolojik sit alanı olduğu, alanın bilimsel çalışmalar dışında korunacak sit alanı olduğu, alanda hiçbir yapılaşmaya ve faaliyete izin verilmemesi gerektiği, Roma dönemi Tümülüs ve mezarların olması, Karahantepe, Harbetsuvan, Senem Mağaraları ören yerleriyle etkileşim içerisinde bulunması, ören yeri ve ziyaretçi merkezine ulaşımın tek noktadan sağlanması, işletme sırasında oluşacak sarsıntı, kamyon hareketliliği ve özellikle oluşacak tozun kalıntıların üzerine çökmesi, toz türbülansı ile kabartmaların aşınmasına neden olacağı, emsal işletmeleri teşvik edecek olması vb. Nedenlerden söz konusu işletmelerin doğal kaynakları kullanarak kültürel peyzajın bozulmasına neden olacağı, dolayısıyla; Şanlıurfa İli Haliliye İlçesi Asri, Kargalı, İnci, Açıkyazı, Sarpdere Mahalleleri ve Eyyübiye İlçesi Karaali Mahallesi Tek Tek Dağlarının bir kısmının zirve noktalarında “Tek Tek Dağları Neolitik Çağ yerleşmeleri ve Tek Tek Dağları Mezar Yapıları (Alan 1- Alan 2- Alan 3-Alan 4)”olarak adlandırılan alanların I. ve III. derece arkeoloji sit alanı olarak 2863 sayılı Yasa kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği göstermesi nedeni ile tescil edilmesi gerektiği anlaşıldığından tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; Dava Konusu İşlemin Davacının Ruhsat Sahasının I. Derece Arkeolojik Sit Alanını Kapsayan Kısmı Yönünden istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava Konusu İşlemin Davacının Ruhsat Sahasının III. Derece Arkeolojik Sit Alanını Kapsayan Kısmı Yönünden İncelenmesinden ise; Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 21/09/2021 tarih ve 345 toplantı, 6469 kararı ile Tek Tek Dağları Mezar Yapıları I. Derece arkeolojik sit alanı ile Tek Tek Dağları Neolotik Çağ Yerleşimleri III. Derece arkeolojik sit alanı ilan edildiği, sonrasında dava konusu işlem ile de hali hazırda bu sınırlarda bulunan taş ocaklarının faaliyetinin durdurulmasına karar verildiği, bu işlemin dayanağı olan ve söz konusu alanların sit alanı olarak belirlenmesine ilişkin işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla "davanın reddine" karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda Dairelerinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile dava konusu işlemin "Alan-1 (53252,93 m²), Alan-2 (439643,68 m²), Alan-3 (277773,66 m²) ve Alan-4 (24219,57 m²) bölgelerinin Tek Tek Dağları Mezar Yapıları I. Derece Arkeolojik Sit Alanı" Olarak Tesciline ve I. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına İlişkin Kısmı Yönünden davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılması sebebiyle istinaf isteminin reddine karar verildiği, dava konusu işlemin "Tek Tek Dağları Neolitik Dönemi III. Derece Arkeolojik Sit Alanı (52991609,60 m²)" Olarak Tesciline ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına İlişkin Kısmı Yönünden ise; yapılan yargılama neticesinde kararın III. Derece Arkeolojik Sit Alanına ilişkin kısmının kaldırılarak iptaline karar verildiği, bu durumda; dava konusu ... tarih ve ... karar numaralı işlemin davacının ruhsat sahasını da kapsayan alanın III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesine ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına ilişkin kısmının, kararda gerekçesi açıklandığı üzere Dairelerinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, bu duruma göre dava konusu ... tarih ve ... karar numaralı işlemin davacının ruhsat sahasını da kapsayan alanın III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesine ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu ... tarih ... sayılı karar ile sit alanı sınırları içerisinde hali hazırda bulunan taş ocaklarının faaliyetlerinin de durdurulmasına dair kararın dayanağı olan ... tarih ve ... karar numaralı işlemin III. Derece Arkeolojik Sit Alanına ilişkin kısmının iptal edildiği, davacının faaliyetinin durdurulmasının sebebinin ise ruhsat sahasının bir kısmının III. Derece Sit Alanı olarak tescil edilmesinin olduğu, Dairelerinin iptal kararı ile bu sebebin ortadan kalktığı, bu nedenle de davacının II (a) grubu kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisinin III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenen alanda faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; istinaf aşamasında davacı vekilince dosyaya sunulan Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, Dairemizce verilmiş olan iptal kararlarının gereğinin yerine getirildiği ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırlarının kaldırılmasına, III. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisinde kalan kısımlarda maden ocağı ve kırma eleme tesislerinin faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin kararların kaldırılmasına karar verilmiş olduğunun görüldüğü gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı davanın reddine ilişkin kararın; dava konusu işlemlerden davacının ruhsat sahasını da kapsayan alanın III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesine ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına ilişkin kısmının ve davacının ruhsat sahasının III. Derece Arkeolojik Sit Alanını kapsayan kısmında kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisinin faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, anılan kısım yönünden dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin iptal edilen kısmına ilişkin olarak; dava konusu alanın tehlikelere açık olduğu, özenle korunması gerektiği, savcılığa suç duyurularında bulunulduğu, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, Asri, Kargalı, İnci, Açıkyazı, Sarpdere Mahalleri, Eyyubiye İlçesi, Karaali Mahallesi, Tek Tek Dağlarının bir kısmının zirve noktalarında bilirkişi uzmanları tarafından tespit edilen Tek Tek Dağları Neolitik Çağ Yerleşmeleri ve Tek Tek Dağları Mezar Yapıları (Alan 1, Alan 2, Alan 3, Alan 4) olarak adlandırılan I. ve III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği göstermesi nedeniyle tescil edilmesi gerektiği, Roma Dönemi mezar yapılarının I. ve III. Derece Sit Alanı olarak korunması gerektiği sonucuna varıldığı,Tek Tek Dağlarının üzerinde ve eteklerinde, taş ocaklarının çalışma sahasında çok sayıda Roma Dönemine ait tümülüs ve mezarın bulunduğu, taş ocaklarının Karahantepe, Harbetsuvan, Senem Mağaraları ören yerlerine bağlanan tek noktada olduğu tespitlerine yer verildiği, Şanlıurfa Müze Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısı gereği, Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, Asri Kırsal Mahallesinde yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan Şanlıurfa Müze Müdürlüğünün 01/07/2021 tarihli uzman raporunda; Tek Tek Dağları zirvelerinde ve eteklerindeki taş ocaklarının çalışma sahasında yer alan çok sayıda Roma Dönemine tarihlendirilen Tümülüs mezarların tespit ediliği, Karahantepe ören yerine tek giriş sağlayan Asri Mahallesinde 4 adet taş ocağının bulunduğu, 3'ünün faaliyetlerini yürüttüğü, diğerinin faaliyetinin durdurulduğunun tespit edildiği, Karahantepe, Harbetsuvan, Senem Mağaraları ören yerlerine bağlanan tek noktada olması açısından ivedililikle tescil işlemlerinin yapılması, taş ocaklarının yapmış olduğu doğa tahribatının biran önce engellenip milli parklar sınırına dahil edilmesi gerektiğinin belirtildiği, Unesco Dünya Miras Listesinde yer alan Göbeklitepe'nin Karahantepe ile çağdaş olduğu, devam eden kazılarla birlikte Karahantepe ve çevresinde bulunan diğer Neoloitik merkezlerin de Unesco sürecine dahil olmasının olası olduğu, Dünya Miras Sözleşmesi Uygulama Rehberinin 179. maddesi hükmünde belirtilen hususlara göre taş ocaklarının verdiği zararların Karahantepe ve çevresinin Unesco sürecini olumsuz etkileyeceğinin belirtildiği, Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. ...'un alana ilişkin yazısında bölgeye ilişkin detaylı bilgilere yer verilerek, ülkemizin kültürel mirasında ciddi kayıplar verilmemesi için milli park sınırının genişletilmesi gerektiğinin belirtildiği, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı gereği Şanlıurfa Müze Müdürlüğü uzmanlarınca yapılan kazı ve temizlik çalışması sonucu hazırlanan 16/08/2021 tarihli Raporda, alanın arkeolojik sit potansiyelinin belirtilmesiyle dava konusu kararın alındığı, dava konusu işlemle 658 sayılı İlke Kararına uygun olarak kültür varlıklarının tahribatının engellendiği, dava konusu karar ile I. ve III. Derece Arkeolojik Sit alanı ilan edilen alana ilişkin yeni ÇED kararı ve çevre izni verilmesi talebinin reddedildiği, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararına karşı Şanlıurfa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca Koruma Yüksek Kuruluna bulunan itirazın, Yüksek Kurulun ... tarihli, ... sayılı kararıyla reddedildiği, Çamlıdere Jandarma Komutanlığının ... tarihli, ... sayılı yazısında Tek Tek Dağları Mevkiinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet edildiğine dair ihbarların geldiği, kolluk güçlerinin talebi ile Müze Müdürlüğü uzmanlarının alanda yaptığı incelemelerde, Tek Tek Dağlarının I. ve III. Derece Arkeolojik Sit sınırları içerisinde kalan alanlarda Yetimoğlu Kum Ocağı tarafından kültür varlıklarının tahrip edildiği ve kültür ve tabiat varlıklarına zarar verildiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğunun belirtildiği, aynı bölgeye ilişkin birçok ihbar alındığı, Göbeklitepe'nin arkeolojik bir mevkii olarak ilk kez 1963 yılında bir yüzey araştırması ile tespit edildiği, ilk yayının 1980 yılında yapıldığı, 1995-2006 arası kazı çalışmalarına başlandığı, 2007 yılında Bakanlar Kurulu Kararlı kazı statüsüne geçildiği, ilk araştırmalarda bölgenin herhangi bir fonksiyonun olmadığı, yapılan uzun çalışmalar neticesinde mezarlık olduğu kanısına varıldığı, ancak yapılan bilimsel ve çoklu görüşmeler neticesinde dünya tarihinin ilk tapınma merkezi olduğunun anlaşıldığı, dünya tarihini değiştirdiğinin anlaşıldığı, tespit edilmesinin, ne fonksiyonda kullanıldığının anlaşılmasının uzun yıllar aldığı, kazı çalışmalarının 30 yıldır sürdüğü ve 60 yıl daha devam edeceği, dava konusu işleme konu bölgede yapılması gereken çalışmaların da zaman alacağı, III. derece arkeolojik sitlerin, sit olarak tescil edilmesi için net bir kültür varlığı gözetilmesinin gerekmediği, Prof. Dr. ...'un da ifade ettiği üzere, bölgenin Karahantepe, Harbetsuvan, Senem Mağaraları ören yerleriyle etkileşim içerisinde kaldığı, ören yeri ve ziyaretçi merkezine ulaşımın sağlandığı tek noktada olduğu, bölgede maden ocakları nedeniyle oluşacak tahribatın Avrupa Peyzaj Sözleşmesi açısından Göbeklitepe gibi Karahantepe'nin de Unesco Dünya Mirası Listesine girmesine engel teşkil edebileceği, maden ocaklarının ruhsatlandırma işlemleri için zorunlu olan Çevresel Etki Değerlendirme sürecinde bölgenin arkeolojik potansiyelinin yeterince dikkate alınmadığı, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun mevzuata uygun hazırlanmadığı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, arkeolojik site ilişkin tescilin, alanın büyüklüğünden ziyade, arkeolojik nitelikleri dikkate alınarak yapıldığı, öte yandan; Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararı ile Müze Müdürlüğü tarafından yapılan kazı ve temizlik çalışmaları sonucunda tespit edilen 15 adet mezar yapısı ile Kurul Müdürlüğü uzmanları tarafından tespit edilen 36 adet mezar yapısının 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı özelliği göstermesi nedeniyle karar ekinde bulunan haritada belirtilen alanın I. ve III. Derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline karar verildiği, Tek Tek Dağları I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Geçiş Dönemi Koruma ve Kullanma Şartlarının belirlendiği, yapılan yeni tespit bağlamında da Kurul Kararı ekinde yer alan 1/50000 ölçekli haritada yer aldığı şekli ile I. Derece arkeolojik sit alanı olarak tespit edilen alanların sayısında meydana gelen artış ile etkileşim içinde olduğu alanların yeniden III. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının, işlemin iptali yolundaki kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi, İdare Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müze Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısı ile Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, Asri kırsal mahallesinde yapılan incelemelerde Tek Tek Dağları sıradağların zirvelerinde ve eteklerindeki taş ocaklarının çalışma sahasında yer alan çok sayıda roma dönemine tarihlendirilen tümülüs mezarlar tespit edildiği, konunun 2863 sayılı Kanun kapsamında incelendiği ve hazırlanan 01/07/2021 tarihli Uzman Raporu ve eklerinin yazı ekinde Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne sunulduğu, söz konusu raporda, alanda yapılan incelemelerde koordinatları verilerek beş adet tümülüs mezarının bulunduğu, alanın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen taşınmazlardan olduğu tespit edildiğinden alanın bütüncül olarak, alanda yer alan bütün mezarları kapsayacak şekilde koruması gerektiğinin belirtildiği, Karahantepe Ören Yerine tek giriş sağlayan Asri Mahallesinde 3'ü faaliyette olan 4 adet taş ocağının bulunduğu, söz konusu güzargahın Karahantepe, Harbetsuvan, Senem Mağaraları ören yerlerine bağlanan tek nokta olması açısından ivedililikle tescil işlemlerinin yapılmasının gerektiği, taş ocaklarının yapmış olduğu tahribatın biran önce engellenip milli parklar sınırına dahil edilmesi gerektiği, taş ocaklarının verdiği zararların Karahantepe ve çevresinin UNESCO sürecini olumsuz etkileyeceği kanaatinde oldukları, söz konusu alan ile ilgili olarak Göbeklitepe- Karahantepe Kazı Başkanının görüşünün alınması gerektiğinin belirtildiği, Müze Müdürlüğünün... tarihli, .... sayılı yazı ile konuya ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine, Göbeklitepe- Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. ...'un 12/07/2021 tarihli görüş yazısında özetle; Şanlıurfa Müzesi ekipleri tarafından yapılan tespit çalışmalarında Roma dönemi tümülüs ve mezarların keşfedilmiş olması, alanın, Karahantepe, Harbetsuvan, Senem Mağaraları ören yerleriyle etkileşim alanı içinde kalması, ören yeri ve ziyaretçi merkezine ulaşımın sağlandığı tek noktada olmaları, maden işletmeleri sırasında oluşacak sarsıntı, kamyon hareketliliği ve oluşacak tozun kalıntıların üzerine çökmesi, toz türbülansı ile kabartmaların aşınmasına neden olacağı, ocak ruhsatlandırma işlemleri için zorunlu olan ÇED sürecinde arkeolojik potansiyelin yeterince dikkate alınmadığına yönelik görüşlerine yer verdiği, 01/07/2021 tarihli Uzman Raporu ve Prof. Dr. ...'un görüşleri üzerine 07/07/2021 tarihinde Şanlıurfa Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından alanda incelemeler neticesinde hazırlanan, ... tarihli, ... sayılı Raporda; Asri Mahallesinin doğusunda yer alan Tek Tek Dağlarının bir kısmının zirvelerinde taş ve toprak yığınlarının olduğu, bu yığınların altında herhangi bir mezar olup olmadığının tespit edilemediği, alanda yer alan küçük yığma tepeciklerin bölgede örneklerinin bulunduğu, benzer örneklerinin bazılarının altında Roma dönemine ait mezarların çıktığı, bu yığınların açık olmamasının tarihleme ve tanımlama konusunda yeterli veri vermediği, daha sağlıklı tescil çalışması yapılabilmesi için Şanlıurfa Müze Müdürlüğü tarafından gerekli çalışmaların yapılması gerektiğinin belirtildiği, konunun Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun gündemine alınıp görüşülmesiyle, Şanlıurfa ili, Haliliye ilçesi, Asri Mahallesi Tek Tek Dağlarının bir kısmının zirve noktalarında taş yığınlarının altında mezar yapıları olduğu düşünülen alanların niteliklerini anlamaya yönelik Şanlıurfa Müze Müdürlüğünce uygun görülen noktalarda kazı ve temizlik çalışması yapıldıktan sonra konunun değerlendirilmesine yönelik ... tarihli, ... sayılı Kararın alındığı, Karara istinaden Müze Müdürlüğünce gerçekleştirilen kazı ve temizlik çalışması sonucu 16/08/2021 tarihli uzman raporunun hazırlanarak Kurula iletildiği, 16/08/2021 tarihli uzman raporunda; bahse konu mezar yapılarının Şanlıurfa İli Haliliye ilçesi Asri mahallesi kırsalında ve Karahantepe Örenyeri güzergahı üzerinde yer alan Tek Tek dağlarının zirve noktalarında yer aldığı, geniş bir alanı kapsayan Roma dönemine tarihlendirilen mezar yapılarının Tümülüs şeklinde olup günümüzde ve kendi dönemlerinde gerek defineciler ve gerekse de doğal iklim şartları neticesinde tahribatlar geçirdiği, alanda Müdürlük uzmanları tarafından iki adet mezar yapısında kazı ve temizlik çalışması yapıldığı, kazı çalışmalarında uzunluğu yaklaşık 2 metre olup genişliği ise tahribatlar oluştuğundan net olarak anlaşılmamakla beraber tahminen 1 metre genişliğinde 2x1 metre çapında olan mezarlık alanların içerisi yaklaşık 1 metre derinliğinde kazıldığı, ana kayaya ulaştıktan sonra kazı işlemlerinin sonlandırıldığı ve asıl mezar kısmının duvar örgülerinin ortaya çıkarıldığı, doğu bati ekseninde olan mezar yapılarının güney duvar örgülerinin sağlam olduğu, kuzey bölümünde yer alan duvar örgüleri ise muhtelif sebeplerden dolayı tahribatlar geçirerek yıkılmış bir şekilde mezar yapısının içlerinde yer aldığının belirtildiği, yapılan kazı ve temizlik çalışması sonrasında, kesinlik kazanan mezar yapılarına ilişkin yeniden güncellenen harita ile ilgili kurumlardan görüşlerinin talep edilmesi sonrasında; Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, Asri, Kargalı, İnci, Açıkyazı, Sarpdere Mahalleri, Eyyubiye İlçesi, Karaali Mahallesi, Tek Tek Dağlarının bir kısmının zirve noktalarında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından tespit edilen "Tek Tek Dağları Mezar Yapıları (Alan 1, Alan 2, Alan 3, Alan 4) olarak adlandırılan alanın I. Derece Arkeolojik sit alanı ve Tek Tek Dağları Neolitik Çağ Yerleşmeleri III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği göstermesi nedeniyle, Kurulca hazırlanan ekli 1/50000 ölçekli haritada koordinatlarıyla gösterildiği şekilde tesciline, Tek Tek Dağları Mezar Yapıları (Alan 1, Alan 2, Alan 3, Alan 4) I. Derece ve Tek Tek Dağları Neolitik Çağ Yerleşmeleri III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Koruma ve Kullanım Koşullarının belirlenmesine ilişkin Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararının alındığı, Şanlıurfa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile söz konusu alanda bulunan kalker ocağı ve kırma eleme tesisleri ile sit alanı sınırları içerisinde henüz faaliyete geçmemiş diğer tesislere geçici faaliyet belgesi ya da çevre izni verilmesinde 2863 sayılı Yasa kapsamında sakınca olup olmadığının sorulması neticesinde, dava konusu işlemle, sit alanı sınırları içerisinde yeni ÇED ve çevre izni verilmesinin uygun olmadığına, hali hazırda bulunan taş ocaklarının faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın davacı şirketin maden işletme ruhsatlı sahada işlettiği II (a) grubu kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisinin faaliyetinin durdurulmasına ilişkin Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararının alındığı, her iki kararın iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 63. maddesinde, "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır..." hükmüne yer verilmiştir. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde Kültür varlığı; "Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar", Sit; "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır" şeklinde tanımlanmış, "Devlet malı niteliği" başlıklı 5. maddesinde; "Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir." hükmüne, "Tespit ve tescil" başlıklı 7. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur...Tespit ve tescil ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne, "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde; "Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir..." hükmüne, "İzinsiz Müdahale ve Kullanma Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır" hükmüne, "Yetki ve yöntem" başlıklı 10. maddesinde; "her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." hükmüne, "Kararlara uyma zorunluluğu" başlıklı 61. maddesinde; "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır..." hükmüne yer verilmiştir. 13/03/2012 tarihli, 28232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; (a) Arkeolojik sit; "İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanları" şeklinde; (i) bendinde Korunma alanı: "Taşınmaz kültür varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alanlar" olarak tanımlanmış, Yönetmeliğin "Tespit ve tescil işlemlerinde değerlendirme kıstasları" başlıklı 4. maddesinin 1/(d) bendinde; Arkeolojik sitler için; yazılı bilgilere, sathi kalıntılara veya bilimsel araştırmalara dayanması; çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar veya topoğrafik açılardan yeterli niteliklere sahip olması, 1) Birinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent kalıntıları ile yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş; taşınmaz kültür varlıklarına ait kalıntılar ve buluntuların veya bunu destekleyen taşınır kültür varlığı buluntularının yoğun olarak yer aldığı alanlardan olması, 2) İkinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini kısmen yansıtan yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş alanlardan olması; ancak Birinci Derece Arkeolojik sitler kadar yoğun kültür varlığı kalıntı ve buluntusuna sahip olmayan veya kısmen modern yerleşme birimleri ile de doku bozulmaları görülen arkeolojik alanlardan olması, 3) Üçüncü Derece Arkeolojik Sitlerde; ender rastlanan buluntulardan ve/veya bilimsel araştırmalar, çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar sonucunda kültür varlığı veya kalıntısı bulunma olasılığı olan alanlardan olması veya Birinci ve İkinci Derece Arkeolojik Sitlerle etkileşim içinde ve bu alanların korunmasında uzun ya da kısa vadede kamu yararı olan alanlardan olması" düzenlemesine yer verilmiş, yine Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 05/11/1999 tarih ve 658 no'lu İlke Kararında da; "Arkeolojik Sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır." şeklinde tanımlanmış, III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak tescil edilen alanlarda, taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocaklarının açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine karar verilmiştir. 4434 sayılı Kanunla uygun bulunan, 05/08/1999 tarihinde imzalanan, Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin "Arkeolojik Mirasın Tanımı" başlıklı 1. maddesinin 1. bendinde ise; "İşbu Sözleşmenin (gözden geçirilmiş) amacı, Avrupa’nın ortak anı kaynağı olduğu kadar, bilimsel ve tarihî araştırma gereci olarak da arkeolojik mirası korumaktır." denilmiş, 3. bendinde ise; "Yapılar, inşaatlar, mimari eser grupları, açılmış sit alanları, taşınır varlıklar, diğer tür anıtlar ve bunların çevresi, ister toprakta, ister su altında bulunsunlar, arkeolojik mirasa dahildir." hükmüne yer verilmiş, "Mirasın Kimliğinin Saptanması ve Koruma Önlemleri" başlıklı 2. maddesinin (ii) bendinde; "Maddî izlerin gelecek kuşaklar tarafından incelenmek üzere korunması için, toprak üstünde ya da su altında görünür bir kalıntı olmasa bile, arkeolojik rezerv alanları oluşturulması," arkeolojik mirasın korunması amacıyla tarafların uygulamaya koymayı taahhüt ettiği yasal rejimler arasında sayılmış, Anıtların ve Yerlerin Korunması ve Restorasyonuna İlişkin, Türkiye Cumhuriyetinin de taraf olduğu 1964 tarihli Venedik Tüzüğünün "Tanımlar" başlıklı 1. maddesinde; "Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanında belli bir uygarlığın, önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan kentsel ya da kırsal bir yerleşmeyi de kapsar. Bu kavram yalnız büyük sanat eserlerini değil, ayrıca zamanla kültürel anlam kazanmış daha basit eserleri de kapsar." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine 21/06/2005 tarih ve 25852 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Bulunduğu Alanlarda Madencilik Faaliyetleri üst başlıklı 9. Bölümünde düzenlenen; "Madencilik faaliyetleri sırasında kültür ve tabiat varlığına rastlanması" başlıklı 50. maddesinde "Madencilik faaliyetleri esnasında kültür ve tabiat varlıklarına rastlanması halinde maden ruhsat sahibi, kültür ve tabiat varlığının olduğu alandaki faaliyetini geçici olarak durdurarak en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, mülki idare amirliğine veya Genel Müdürlüğe bildirir. En geç on gün içinde ilgili bakanlık ve Genel Müdürlük elemanlarından oluşacak bir heyet yerinde incelemelerini yapar. Yapılan inceleme sonucu, hazırlanan raporlar göz önünde bulundurularak o alandaki faaliyetin durumuna ilişkin ilgili kurulca karar verilir. " düzenlemesine, "Kültür ve tabiat varlıklarının zarar görmesi" başlıklı 51. maddesinde; "Madencilik faaliyetleri esnasında korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bilerek yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına sebebiyet veren veya kültür ve tabiat varlığına rastlanıldığında haber vermeyen ruhsat sahiplerine ait alanlardaki faaliyet durdurularak Kanun ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri uygulanır. " düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de düzenlendiği üzere, arkeolojik sit alanlarının tespit ve tescili için; çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlara dayanma ve topoğrafik açıdan yeterli olma şartları yeterli olup, tespit ve tescil için kazı ve sondaj çalışması yapılması mevzuatın aradığı bir gereklilik olarak düzenlenmemekte, anılan bendin alt bentlerinde yer verilen ve sit alanlarının tespit esaslarından olan, üzerinde taşınmaz kültür varlıklarına ait kalıntılar ve buluntuların veya bunu destekleyen taşınır kültür varlığı buluntularının yoğunluğuna göre de arkeolojik sit alanlarının derecelendirilmesi yapılmaktadır. Hükmün devamında Üçüncü Derece Arkeolojik Sitlerin tespiti ve tescilinde; ender rastlanan buluntulardan ve/veya bilimsel araştırmalar, çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar sonucunda kültür varlığı veya kalıntısı bulunma olasılığı olan alanlardan olması veya Birinci ve İkinci Derece Arkeolojik Sitlerle etkileşim içinde ve bu alanların korunmasında uzun ya da kısa vadede kamu yararı olan alanlardan olması düzenlemesine de yer verilmiş, üzerinde çalışma yapılan alanın birinci veya ikinci derece arkeolojik sit alanları ile etkileşim içerisinde olması ve uzun yada kısa vadede korunmasında kamu yararı olması durumunda dahi üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak tescil için yeterli görülmüştür. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; hukuki denetimi yapılan işlemlerden önce, Tek Tek Dağları sıradağlarının zirve ve eteklerinde yer alan maden ocaklarının çalışmaları esnasında ortaya çıkan çok sayıda roma dönemine tarihlendirilen tümülüs mezar tespit edilmesi üzerine konunun 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmeye başlanıldığı, alana ilişkin alınan 01/07/2021 tarihli Uzman Raporunda, beş adet tümülüs mezarının bulunduğu, alanın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen taşınmazlardan olduğu, alanın bütüncül olarak, tespit edilen bütün mezarları kapsayacak şekilde korunması gerektiğinin belirtildiği, Raporda, ayrıca, Asri Mahallesinde bulunan 3'ü aktif çalışan 4 maden ocağının bulunduğu alanın, Karahantepe Ören yerine tek giriş alanı olduğu, maden ocaklarının yarattığı tahribatın Karahantepe ve çevresinin Unesco sürecini olumsuz etkileyeceği değerlendirmelerinde bulunulduğu, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararına istinaden Müze Müdürlüğünce gerçekleştirilen kazı ve temizlik çalışması sonucu hazırlanan 16/08/2021 tarihli Uzman Raporunda; bahse konu mezar yapılarının Şanlıurfa İli, Haliliye ilçesi, Asri mahallesi kırsalında ve Karahantepe Örenyeri güzergahı üzerinde yer alan Tek Tek dağlarının zirve noktalarında yer aldığı, geniş bir alanı kapsayan Roma dönemine tarihlendirilen mezar yapılarının Tümülüs şeklinde olduğu, günümüzde ve kendi dönemlerinde gerek defineciler ve gerekse de doğal iklim şartları neticesinde tahribatlar geçirdiği, alanda Müdürlük uzmanları tarafından iki adet mezar yapısında kazı ve temizlik çalışması yapıldığı, kazı çalışmalarında uzunluğu yaklaşık 2 metre olup genişliği ise tahribatlar oluştuğundan net olarak anlaşılmamakla beraber tahminen 1 metre genişliğinde 2x1 metre çapında olan mezarlık alanların içerisi yaklaşık 1 metre derinliğinde kazıldığı, ana kayaya ulaştıktan sonra kazı işlemlerinin sonlandırıldığı ve asıl mezar kısmının duvar örgülerinin ortaya çıkarıldığı, doğu batı ekseninde olan mezar yapılarının güney duvar örgülerinin sağlam olduğu, kuzey bölümünde yer alan duvar örgüleri ise muhtelif sebeplerden dolayı tahribatlar geçirerek yıkılmış bir şekilde mezar yapısının içlerinde yer aldığı belirtilerek alanın arkeolojik sit potansiyellerinin değerlendirildiği, yapılan kazı ve temizlik çalışması sonrasında, kesinlik kazanan mezar yapılarına ilişkin yeniden güncellenen harita ile ilgili kurumlardan görüşlerinin talep edilmesi sonrasında dava konusu işlemin tesis edildiği, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı Kararında dayanılan; "potansiyel arkeolojik buluntu ve kalıntılarının tespit edilememiş olması, esasen mevcut olmayan, bilimsel verilerle ispat edilememiş bir takım varsayımsal çıkarımlardan yola çıkıldığı" iddiasının somut durum ile uyuşmadığı, bilimsel araştırma ve çevresel gözlemler yapılarak, bilimsel varsayımlar sonucunda kültür varlığı veya kalıntısı bulunma olasılığı olan alanlardan olduğu belirtilen, I. Derece arkeolojik sit alanı olarak tespit edilen alan ile etkileşim içinde olduğu anlaşılan alanların III. Derece arkeolojik alanı olarak tescil edilmek suretiyle korunmasında kamu yararı olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık, aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...: sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.