Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3350 E. , 2024/2462 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3350 Karar No : 2024/2462 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Belediye Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DİĞER DAVALI : … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedi
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3350 E. , 2024/2462 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3350 Karar No : 2024/2462 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Belediye Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … 2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DİĞER DAVALI : … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 10.01.2017 tarihinde İstanbul İli, … İlçesi, … Camiinde meydana gelen tente çökmesi sonucu annesi …'in yaşamını yitirmesi nedeniyle, olayın meydana gelmesinde idarelerin ihmal ve kusurunun bulunduğu iddia edilerek, uğranıldığı belirtilen zararlara karşılık 1.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; aynı olayla ilgili olarak … İdare Mahkemesi'nce E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 16.04.2020 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi görevlilerinin tüm uyarılara ve güvenlik tedbirlerine rağmen ve tente üzerindeki aşırı kar birikintisi nedeniyle göçme riski belirtilerinin de açık bir şekilde gözükmesine karşın, cenaze namazı için cemaati tentenin altına yönlendirmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin %70 oranında, Bakırköy Kaymakamlığı-İlçe Müftülüğüne bağlı olan …. Kısım … Camisi görevlilerin, kaza saati öncesi süreçte, tentenin taşıyıcı sistem elemanlarında deformasyonları fark etmemeleri, 7 Ocak 2017 tarihinde başlayan kar yağışının artarak devam etmesi ve 10 Ocak 2017 tarihinde yoğun olarak gerçeklemesi süreçlerinde, cami avlusundaki tenteyi kapatmayarak ve tente sisteminin üzerini zamanında temizlemeyerek kar birikmesine sebep olmaları nedeniyle, olayda Müftülüğün bağlı olduğu davalı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın %10 oranında, olayın meydana geldiği tente sisteminin Bakırköy Belediyesince gerçekleştirilen ihale kapsamında cami avlusuna konulduğu, ihale şartnamesi gereği tentenin bakım onarımının 5 yıl süre ile garanti süresinin bulunduğu, olayın meydana geldiği tarih itibariyle bu sürenin dolmadığı, cami görevlilerince tente mekanizmasının arızalı olduğunun belediyeye bildirilmesine rağmen Bakırköy Belediyesince, bu ihale kapsamında, gerekli bakım ve onarımın gerçekleştirilmesini sağlamadığı ve açık mevzuat hükmüne ve zamanında yardım talep edilmesine rağmen, kaza konusu tentenin çökmesine esas kar yığınının temizlenme işlemi için araç ile müdahale etmeyerek, dava konusu zararın ortaya çıkmasına sebep olması nedeniyle davalı Bakırköy Belediyesi'nin %20 oranında kusurlu olduğu, olayın meydana gelmesinde davacıya (davacının murisine) atfedilecek herhangi bir kusurun olmadığı sonucuna varılmış; maddi tazminat talebini ispata yarar nitelikte belge sunulmadığından maddi tazminat talebinin reddine; davacının duyduğu/duyacağı acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren 50.000,00-TL manevi tazminatın, her bir idarenin kusuru oranında, idarelere başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, olay nedeniyle kusur atfedilemeyeceği, cami temizlik ve bakımı konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevli olduğu, imamların kişisel kusurlarının da göz önüne alınması gerektiği, cenaze için gelen imamların sadece namazı kıldırmakla görevli oldukları, tentenin durumu hakkında bilgileri olmadığı gibi böyle bir sorumluluklarının da bulunmadığı, cami yetkililerinin cenaze namazı kılınması için avlunun müsait olmadığını belirtmediği, cenazenin başka bir camiden kaldırılması konusunda gerekeni yapmadıkları, son aşamada o namazı kıldırmak durumunda olan idareye sorumluluk yüklenemeyeceği, atfedilen %70 kusur oranının hakkaniyetten uzak ve talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, imamların belediyenin kadrolu personeli olmadığı, hizmet alım işi ihalesi sonucu çalıştırıldıkları, kazanın meydana geldiği yerde toplanan kişilerin de müterafik kusuru bulunduğu; davalı Bakırköy Belediye Başkanlığı tarafından ise, ilçe belediyesinin hasım konumundan çıkarıldığı veya belediye yönünden ret kararı verilen davaların olduğu, aynı konuda farklı kararlar verilmesinin hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği ortadan kaldırdığı, konuya ilişkin olarak alınan İdare Mahkemesi raporları arasında çelişki bulunduğu, üçüncü bir rapor alınması gerektiği, camide sürekli personel bulunduran Diyanet İşleri Başkanlığı’na %10, belediyeye %20 kusur verilmesinin ilgili mevzuata ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, olay yerinde bulunan belediye görevlilerinin gerekeni yaptığının raporlarda belirtildiği, belediyelerin camilerin temizlik, bakım ve onarımından sorumluluklarının bulunmadığı, ilgili Yönetmeliğe göre sadece istenmesi halinde merdivenli araç sağlamakla yükümlü olunduğu, bu temizliği yine cami görevlilerinin yapması gerektiği, olayda ise hava şartları nedeniyle müdahalenin mümkün olmadığı, gerekli önlemlerin önceden alınmış olması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ….'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 10/01/2017 tarihinde İstanbul İli, … İlçesi, … Camiinde meydana gelen tente çökmesi sonucu davacının annesi … yaşamını yitirmiş, olayın meydana gelmesinde idarelerin ihmal ve kusurunun bulunduğu iddiasıyla, uğranıldığı belirtilen maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1.000,00-TL maddi ve 500.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinde, idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü oldukları hükme bağlanmıştır. 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Camilerin ibadete açılması ve yönetimi" başlıklı 35. maddesinde; "Cami ve mescitler Diyanet İşleri Başkanlığının izni ile ibadete açılır ve Başkanlıkça yönetilir. Hakiki ve hükmi şahıslar tarafından yapıldığı halde izinli veya izinsiz olarak ibadete açılmış bulunan cami ve mescitlerin yönetimi üç ay içinde Diyanet İşleri Başkanlığına devredilir. Diyanet İşleri Başkanlığınca buralara imkanlar nispetinde kadro tahsis edilir. Kadro tahsis edilinceye kadar buralarda görev yapanların mesleki ehliyetleri ile ilgili esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir." hükümlerine yer verilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesinde mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla mabetlerin bakım ve onarımının belediyelerce yapılabileceği kural altına alınmış, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde de benzer hükme yer verilmiştir. Aynı Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendinde ise defin ile ilgili hizmetleri yürütmek büyükşehir belediyesinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. 17.06.2014 tarih ve 29033 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliği'nin 30. maddesinde; camilerin temizlik, bakım, onarım, çevre tanzimi ve benzeri iş ve işlemlerini yürütmek il ve ilçe müftülüklerinin; 40. maddesinde; cami ve çevresinin bakım ve temizliğini sağlamak ve bunun için gerekli tedbirleri almak; şadırvan, abdest alma yeri ve tuvalet gibi yerlerin temizliğinin vakıf, dernek, köy tüzel kişiliği, belediye veya ilgililer tarafından yapılmasını sağlamak; görevli bulunduğu caminin yönetimiyle ilgili iş ve işlemleri yapmak, caminin ihtiyaçlarını giderici tedbirler almak, gideremediği noksanlıkları müftülüğe bildirmek ise başimam-hatip, uzman imam-hatip ve imam-hatiplerin ortak görevleri arasında yer almıştır. 24.05.1985 tarih ve 18763 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Camilerin Bakım Onarım Temizlik ve Çevre Tanzimi Yönetmeliği'nin 10. maddesinde, cami, mescid ve müştemilatının kubbe ve çatıları ile minarelerinin bakım ve temizliği için, istendiğinde merdivenli araç vermek belediyelerce yürütülecek hizmetlerden biri olarak belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdarenin tazmin sorumluluğu için gerekli bir unsur olan hizmet kusuru; kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde ve işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, boşluk veya aksaklık olup, hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi şeklinde tezahür edebilir. Bu nedenlerle oluşacak somut ve gerçek zararın idarece tazmin edilmesi gerekliliği ise İdare Hukukunun temel ilkelerindendir. İdare Mahkemesi'nce, aynı Mahkemenin E:… sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 16.04.2020 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verildiği görülmektedir. Bahse konu raporda; "(...) Dava konusu zararın oluşumuna neden olan kazada; davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesi görevlilerinin, … Camisi ve Bakırköy Belediyesi Zabıta görevlilerince yapılan tüm uyarılara ve güvenlik tedbirlerine rağmen ve göçme riski belirtilerinin de açık bir şekilde gözükmesine karşın, cenaze namazı için cemaati tentenin altına yönlendirmeleri ve İmamlar İçin Güvenli Çalışma Talimatında belirtilen 'çalışma bölgesinde gerekli iş sağlığı ve güvenlik önlemleri alınmadan', 'ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalındığında çalışmaya başlanılmayacağı' hükümlerine aykırı olarak görevlerini icra etmeleri nedeniyle, kazanın oluşumunda davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin %70 oranında kusurlu olduğu, Davalı Bakırköy Kaymakamlığı-İlçe Müftülüğüne bağlı olan … Camisi görevlilerin, kaza saati öncesi süreçte, tentenin taşıyıcı sistem elemanlarında deformasyonları görmeleri, Bakırköy Belediyesi görevlilerini aramaları ve tente altına girişin tehlikeli olduğunu gösteren, uyarıcı nitelikte güvenlik şeridini çekmelerinin yanında, bu aldıkları önlemlerin caydırıcı ve engellemeye yönelik niteliği taşıyamaması, 07 Ocak 2017 tarihinde başlayan kar yağışının artarak devam etmesi ve 10 Ocak 2017 tarihinde yoğun olarak gerçeklemesi süreçlerinde, cami avlusundaki tenteyi kapatmayarak, tente sisteminin üzerini zamanında temizlemeyerek kar birikmesine sebep olmaları ve Diyanet İşleri Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliği '40/1-g) Cami ve çevresinin bakım ve temizliğini sağlamak ve bunun için gerekli tedbirleri almak; şadırvan, abdest alma yeri ve tuvalet gibi yerlerin temizliğinin vakıf, dernek, köy tüzel kişiliği, belediye veya ilgililer tarafından yapılmasını sağlamak' hükmüne aykırı davranış gerçekleştirmeleri nedenlerinden dolayı davalı Bakırköy Kaymakamlığı-İlçe Müftülüğü’nün oluşan zararda %10 kusurlu olduğu, … Caminde çöken tentenin; 14.12.2012 - 20.12.2012 tarihleri arasında dava dışı Bakırköy Belediyesince gerçekleştirilen ihale kapsamında yaptırılması, cami görevlilerince, bu tentenin arızalı olduğunun Bakırköy Belediyesi yetkililerine bildirilmesi ve teknik şartnameye göre garanti süresinin tente mekanizması, motor ve kumaş için 5 yıl olması, dava konusu kazanın meydana geldiği 10.01.2017 tarih itibariyle bu garanti süresi henüz dolmamasına rağmen, dava dışı Bakırköy Belediyesince, bu ihale kapsamında, gerekli bakım ve onarımın gerçekleştirilmesinin sağlanmaması, ayrıca 24.05.1985 tarih ve 18763 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Camilerin Bakım Onarım Temizlik ve Çevre Tanzimi Yönetmeliği kapsamında cami ve mescitlerin hudutları içinde bulunduğu belediye başkanlıklarınca yürütülecek hizmetler başlıklı 10/c maddesinde: 'Cami, mescid ve müştemilatının kubbe ve çatıları ile minarelerinin bakım ve temizliği için, istendiğinde merdivenli araç vermek' hükmüne yer verildiği, dolayısıyla dava dışı Bakırköy Belediyesinin bu açık yönetmelik hükmüne aykırı olacak şekilde ve zamanında yardım talebine rağmen, kaza konusu tentenin çökmesine esas kar yığının temizlenme işlemi için araç ile müdahale etmeyerek, dava konusu zararın ortaya çıkmasına sebep olması nedeniyle %20 kusurlu olduğu, Dava konusu zararın oluşumuna neden olan kazanın, … cami avlusunda bulunan tentenin çökmesi sonucu meydana gelmesi nedeniyle davacının herhangi bir kusurunun olmadığı," şeklinde değerlendirmelerde bulunulmuştur. Olayda, Bakırköy Belediyesi'nce gerçekleştirilen ihale sonucu yaptırılan cami tentesinin bakım, onarımı ve kar temizliğinin sağlanması konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı görevliler yanında kendisinden talepte bulunulan Bakırköy Belediyesi'nin de sorumluluğunun bulunduğu, diğer yandan, cami imamları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce görevlendirilen imamların da cenaze namazının kıldırılması sırasında güvenlik önlemleri almak hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu hareket ettikleri; dolayısıyla, … İdare Mahkemesi'nce E:.. sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 16.04.2020 tarihli bilirkişi raporunun sorumlu idarelerin belirlenmesi noktasında içerdiği değerlendirmelerin hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, sayılan idarelerin olayın meydana gelmesindeki sorumluluk sebepleri gözetilerek dengeli ve hakkaniyete uygun olarak kusur oranlarının yeniden takdir edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, Mahkemece belirlenen 50.000,00-TL tutarındaki manevi tazminatın fahiş olduğuna yönelik iddialar ise yerinde görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 02/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.