Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3784 E. , 2024/2319 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/3784 Karar No : 2024/2319 DAVACILAR : 1)... 2) ... 3) ... 4) ... 5) ... 6) ... 7) ... 8) ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... 2) ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1) Mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar sat…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3784 E. , 2024/2319 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/3784 Karar No : 2024/2319 DAVACILAR : 1)... 2) ... 3) ... 4) ... 5) ... 6) ... 7) ... 8) ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1) ... 2) ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 1) Mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kararının, 2) 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir. DAVACILARIN İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın yaklaşık 1 yıl arayla iki defa özelleştirme kapsam ve programına alındığı, bir kısmının 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilerek kesin inşaat yasağı getirildiği, kesin inşaat yasağı bulunduğu hâlde taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasının hukuka aykırı olduğu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni olmadan satışının yapılamayacağı, 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararında planların arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinin belirtildiği ve davalı idarelerce hazırlanan planlar için daha önce 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararla verilen uygun görüşün iptal edildiği, dava konusu plan onama işlemlerinin usul ve süre yönünden imar mevzuatına aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, davacıların hukuki menfaatinin bulunmadığı, dava dilekçesindeki talebin açık olmadığı ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’da Maliye Hazinesine ait varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasını engelleyen herhangi bir kural bulunmadığı, 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının uyuşmazlığa konu taşınmazı kapsamadığı, planlama alanına ilişkin herhangi bir kısıtlama getirilmediği, imar planlarına ilişkin Cumhurbaşkanı'na ait onay yetkisinin özelleştirme kapsam ve programındaki taşınmaz ile sınırlı olduğu, itirazların değerlendirilmesi sonucunda 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan imar planı değişikliklerinde I. Derece Arkeolojik Sit Alanının tamamının planlama alanı sınırları dışında bırakıldığı, dava konusu plan onama işlemlerinde usul ve süre yönünden imar mevzuatına herhangi bir aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptaline; ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile bu kararın dayanağını oluşturan mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarelerin usûle ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Danıştay Altıncı Dairesi'nin 05/07/2022 tarih ve E:2021/2096 sayılı kararında; "(...) planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun uygun görüşü alınmaksızın taşınmazda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararlarına aykırılık taşıdığı (...)" gerekçesiyle 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinde hukuka uygunluk bulunmadığı, uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açacağı sonucuna ulaşılarak anılan işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının konusunun, "dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesi ve kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının onaylanması" olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının dayanağını oluşturan 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararının yargı kararı ile hukuka aykırılığı tespit edildiğinden, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında ise hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali, ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ: 04/12/2017 tarih ve 2017/124 sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına karar verilmiştir. ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan diğer taşınmazlarla birlikte, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış suretiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına ikinci kez karar verilmiştir. 17/04/2019 tarih ve 30748 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsele "Ticaret-Konut Alanı (E:0.20, Yençok:2 kat)", "Park", "Yol" ve "Genel Otopark Alanı" kullanım kararları getirilmesine yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Bakanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. 31/08/2019 tarih ve 30874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 16/04/2019 tarih ve 936 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan niteliği, çizim tekniği ve plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. 24/07/2020 tarih ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 30/08/2019 tarih ve 1488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan hükümlerinin düzenlenmesine ilişkin itirazın kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, imar planının sit alanı içinde kalan kısmının iptaline, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verilmiştir. 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 23/07/2020 tarih ve 2795 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan plan değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, plan kararları ve plan hükümlerinin değiştirilmesine ve sit alanının ve çizim tekniğinin düzenlenmesine ilişkin itirazların kabul edilerek diğer itirazların reddedilmesine, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin onaylanmasına karar verilmiştir. Son olarak 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde, yapılan itirazların reddedilmesine ve alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiği, altlık imar paftaları yerine hâlihazır haritalar kullanılması gerektiğinden, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının onaylanmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile bu kararın dayanağını oluşturan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Öte yandan, 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, kısmen 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı kararla tescilli I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalan ve özelleştirme kapsam ve programına alınan söz konusu ... ada, ... parsele yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım Planının ve 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca uygun bulunduğuna karar verilmiş; 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla ise, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 04/10/2017 tarih ve E:2017/732 sayılı yürütmenin durdurulmasına yönelik kararı doğrultusunda l. Derece Arkeolojik Sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden bahisle 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı Bölge Kurulu kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Bölge Kurulu'na iletilmesine karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: Davalı idareler tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacıların hukuki menfaatinin bulunmadığı ve dava dilekçesinin açık olmadığı ileri sürülmektedir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 86. maddesinde, "Danıştay daireleri her yıl bir eylülde başlamak üzere, yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verirler." kuralına yer verilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 8. maddesinin üçüncü fıkrasında, bu Kanun'da yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu sürelerin ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacağı; 20/A maddesinin birinci fıkrasında, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı, ikinci fıkrasının (a) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanması üzerine bakılan davanın açıldığı, otuz günlük dava açma süresinin son günü olan 22/07/2021 tarihinin çalışmaya ara verme zamanına rastladığı, dolayısıyla 06/08/2021 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kayıtlarına giren dilekçeyle açılan davada süre aşımı bulunmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığa konu taşınmazın komşu parseli olan taşınmazda bulunan sitede bağımsız bölüm maliki olan davacıların dava konusu işlemlerle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkalarının bulunduğu ve dava dilekçesinde davanın konusu ile iptali istenen işlemlerin açık olarak belirtildiği anlaşıldığından, davalı idarelerin ehliyete ve dava dilekçesine ilişkin iddialarının da yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davalı idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1) Mülkiyeti Maliye Hazinesine kayıtlı Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2021 tarihine kadar satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının incelenmesinden; 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir. 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür. Bu itibarla, dava konusu kararın 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2) 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının incelenmesinden ise; 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararıyla, “(…) Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı idarenin bilirkişi raporuna itirazı, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, E: 2021/2096 sayılı ara kararı cevabı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar dava konusu taşınmazın 8.559,25 m2’lik kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 10/05/2014 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen 'I. Derece Arkeolojik Sit Alanı' içerisinde kaldığı, dava konusu imar planı değişikliği ile taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırı dışında kalan 16.306,58 m2’lik alanın planlandığı görülmüş ise de, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 04/03/2021 tarihli, E:2021/2096 sayılı ara kararı ile dava dışı Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan uyuşmazlığa konu taşınmazın arkeolojik sit alanında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde tescilli yapı ve/veya tescilli eser bulunup bulunmadığı, taşınmaz koruma alanında kalıyorsa dava konusu plan değişiklikleri yapılırken koruma kurulu kararı alınıp alınmadığının sorulması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, ara kararına verilen cevapta, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararıyla ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının düzeltildiği şekliyle uygun bulunduğu, ancak Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı kararı ile taşınmaza yönelik hazırlanan 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, I. derece arkeolojik sit alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiğinden, Kurul'un 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararının iptaline karar verildiği ifade edilerek ilgili kurul kararları dosyaya sunulmuştur. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 57. maddesinde, 'korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak' koruma bölge kurulları, koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde olmak kaydıyla koruma kurullarının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun, doğal (tabi) sitler ve arkeolojik sit alanlarına yönelik koruma ve kullanma koşullarını belirleyen ilke kararları bulunmaktadır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 'Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları' başlıklı 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı İlke Kararında, I. derece arkeolojik sitlerin, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanları olduğu, ayrıca bu alanlarda, kesinlikle hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine, imar planlarında aynen korunacak sit alanı olarak belirlenmesine, bilimsel amaçlı kazıların dışında hiçbir kazı yapılamayacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 10/05/2014 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalmakta olup anılan kararda bu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 05/11/1999 tarih ve 658 sayılı ilke kararındaki koruma kullanma koşulunun geçerli olduğu koruma alanı içerisinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'ndan izin alınmadan herhangi bir uygulama yapılmamasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, planlama sürecinde Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı kararı ile dava konusu imar planları için verilmiş olan uygun görüşün yine Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı kararı ile alanın I. derece arkeolojik sit alanını da kapsayacak biçimde bütüncül olarak planlanması gerektiğinden bahisle iptal edilmiş olduğu anlaşıldığından, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği göz önünde bulundurulduğunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağından, dava konusu imar planı değişikliklerinin kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/05/2023 tarih ve E:2023/908, K:2023/938 sayılı kararıyla anılan karar onanmıştır. Öte yandan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca aynı işlemin (Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının) iptali istemiyle açılan davada ise Danıştay Altıncı Dairesi’nin 28/09/2023 tarih ve E:2022/9339, K:2023/6977 sayılı kararıyla, “Davaya konu iptali istenen 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı iki kısımdan oluşmakta olup, söz konusu karar ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmesinin yanında, alana ilişkin mevcut imar planları mahkeme kararı ile iptal edildiğinden, altlık imar planı paftaları yerine halihazır haritaların kullanılması gerektiğinden bahisle, bu kapsamda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılmadan hâlihazır harita üzerine hazırlanan ekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına da karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafından imar planı değişikliklerine yönelik itirazların değerlendirilmesine ilişkin kararla yeni bir plan onayı yapılamayacağı, yeni bir imar planı hazırlanması ile mevcut bir imar planında değişiklik yapılmasına yönelik süreçlerin birbirinden oldukça farklı olduğu, ayrıca onaylanan yeni planların askı işlemleri yapılmaksızın yürürlüğe girmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek, 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı süresinden sonra 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca yapılan itirazın (işlemde 11. maddenin uygulanmayacağı bildirilmediğinden) zımnen reddedilmiş sayıldığı tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde anılan planların iptali istemiyle dava açılması gerekmekte ise de, yukarıda belirtildiği üzere, anılan itirazlar üzerine alınan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile sadece 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların reddedilmediği, alana ilişkin 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının yeniden onaylanmasına da karar verildiği, zira bu aşamada alana ilişkin mevcut imar planlarının mahkeme kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle planların mevzuat gereği zaten yeniden onaylanması gerektiği ve davacı tarafından açıkça 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği iddialarıyla iptalinin istenildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemin imar planlarına askı süresinde yapılan itirazların reddine ilişkin olmadığı, bunun yeni bir plan niteliğinde olduğu dolayısıyla onaylanan imar planlarının ilgili yerlerde bir ay süreyle ilan edilerek askıya çıkarılması ve bu suretle kesinleştirilmesi gerekirken bu usule uyulmadan tesis edilen işlemin şekil yönünden hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/02/2024 tarih ve E:2023/3265, K:2024/267 sayılı kararıyla anılan karar onanmıştır. Bu itibarla, dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi’nin 28/09/2023 tarih ve E:2022/9339, K:2023/6977 sayılı kararıyla iptal edildiği ve karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/02/2024 tarih ve E:2023/3265, K:2024/267 sayılı kararıyla anılan kararın onandığı; aktarılan 03/02/2021 tarih ve 3500 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesi'nin 07/12/2022 tarih ve E:2021/2096, K:2022/10704 sayılı kararında da belirtildiği üzere 19/12/2018 tarih ve 7486 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla, söz konusu taşınmaza ilişkin hazırlanan imar planlarının yargı kararı doğrultusunda l. Derece Arkeolojik Sit Alanının tamamını kapsayacak şekilde bütüncül olarak hazırlanması gerektiği gerekçesiyle, imar planlarının uygun bulunmasına ilişkin 24/10/2018 tarih ve 7255 sayılı Bölge Kurulu kararının iptal edilmesine, imar planlarının bütüncül olarak hazırlanarak Bölge Kurulu'na iletilmesine karar verildiği, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararları ve yapılaşma koşullarından taşınmazın I. Derece Arkeolojik Sit Alanı içerisinde kalan kısmının da etkileneceği dikkate alındığında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun uygun görüşü alınmaksızın alanda planlama yapılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 22/06/2021 tarih ve 31519 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/06/2021 tarih ve 4097 sayılı Cumhurbaşkanı kararının İPTALİNE oybirliğiyle, 2. ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden DAVANIN REDDİNE oyçokluğuyla, 3. Dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, kalan ...TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, ...-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/05/2024 tarihinde karar verildi. (X)KARŞI OY : 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan maddede sayılanların ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş ve maddede, genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35. maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakları da "kuruluş" tanımı içerisinde yer almış; Kanun'un 2. maddesinde ise, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra son fıkrasında, Kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca (Kurul) belirleneceği kurala bağlanmıştır. Kanunun genel gerekçesinde, özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadî faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadî teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır. 4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kurulu'na birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukukî durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenle, dava konusu Kurul kararının hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukukî durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, "1) Mülkiyetleri Maliye Hazinesine ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2) Söz konusu taşınmazların satış suretiyle özelleştirilmesine, 3) Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2021 tarihine kadar tamamlanmasına" karar verilmiş; ekli listenin 19. satırında ise Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı ve 24.865,83 metrekare yüzölçümlü taşınmaza yer verilmiştir. Kurul kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazın bir kısmının, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 10/05/2016 tarih ve 4373 sayılı kararı ile tescil edilen “I. Derece Arkeolojik Sit Alanı” içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit"in tanımı, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde yapılmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazine'ye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dâhilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır. Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'da varlıkların özelleştirilebileceği belirtilirken parantez içinde örnekleme yapıldığı ve benzerleri denildiği dikkate alındığında, arkeolojik sit alanlarının örnekleme yapılan varlıklara benzemediği ve kanun koyucunun hangi tür varlıkların özelleştirilebileceğine ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı; ayrıca 4046 sayılı Kanun ile idareye, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak amacını gerçekleştirebilecek varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak yetki ve görev verildiği göz önüne alındığında; kısmen I. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan ve devir yasağı kapsamında korunması gereken taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmek üzere kapsam ve programa alınmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek mahiyette bulunmadığı ve kamu yararı amacı taşımadığı, dolayısıyla ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile kararın bu kısmına katılmıyoruz.