Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3292 E. , 2024/2527 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3292 Karar No : 2024/2527 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Valiliği 2- … Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … Gelişim Kursu müdürü olarak görev yapan dav…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3292 E. , 2024/2527 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3292 Karar No : 2024/2527 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Valiliği 2- … Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … Gelişim Kursu müdürü olarak görev yapan davacının, … Kurumları Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … Kaymakamlığı'nın … tarih ve E-… sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti, irtibatı veya iltisakına dair dosya kapsamında somut bilgi ve belge olmadığı anlaşılan davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından anılan işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde aranan şartlar arasında iltisak ya da irtibatın da yeterli olduğu ve dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; … Kişisel Gelişim Kursu müdürü olarak görev yapan davacının, … Kurumları Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … Kaymakamlığı'nın … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde "Özel öğretim kurumlarının gerçek kişi kurucularında, tüzel kişi kurucularının yönetim organlarında, kurucu temsilcilerinde ve personelinde; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve 11/10/2006 tarihli ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında işlenen suçlardan ceza almamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmaması şartı aranır." hükmü yer almaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 39. maddesinin 4. fıkrasında " Kurumda görev yapan personelin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan şartları taşımadığının sonradan tespit edilmesi hâlinde çalışma izni iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 4. maddesinde; özel öğretim kurumlarında görev alacak personelde aranan şartlar arasında; 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası ya da affa uğramış olsa bile madde metninde sayılan suçlardan ceza alınmamış olması veya haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması, terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ya da iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmamasının yer aldığı anlaşılmaktadır. Davacı hakkında, "Silahlı terör örgütüne üye olmak" suç isnadıyla açılan davada verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı beraat kararında ise " ..sanık hakkında düzenlenen araştırma tutanaklarında sanığın bylock kullanıcısı olmadığı, sendika kaydına rastlanmadığı, tanık, gizli tanın beyanının olmadığının bildirildiği, her ne kadar HTS raporunda örgütün tepe yöneticilerinden …. ile görüşme kaydının bulunmasına binaen tanık olarak dinlenmesine karar verilmişse de gerek sanığın bu görüşmeyi hatırlamadığını beyan etmesi, gerek anılan görüşmenin içeriğinin tespitinin mümkün olmaması, gerekse de tanığın yurtdışında ikamet ettiğinin bildirilmesi karşısında tanığın dinlenmesinin dosyaya bir yenilik katmayacağı değerlendirilerek dinlenmesine yönelik ara karardan vazgeçilmiş, bu suretle toplanan bütün deliller, sanık savunması, araştırma tutanakları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında yalnızca iltisaklı şirketlerde çalışma kaydının bulunması ile Bank Asyada rutin olduğu değerlendirilen hesabının bulunmasının Yargıtay içtihatlarında belirtilen örgüt üyeliğine ilişkin süreklilik, çeşitlilik ve eylemlerin yoğunluğu kriterlerini karşılamadığı anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delile ulaşılamaması nedeniyle 5271 sayılı CMK nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiş.." ifadelerine yer verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta; 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun 4. maddesi uyarınca 13/04/2022 tarihli dava konusu işlemle davacının görevine son verildiği, davacı hakkında verilen beraat kararının ise 02/11/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği görülmektedir. Her ne kadar davacı tarafından beraat kararının kesinleşmesinden 2 yıl sonra dava konusu işlem ile davacının görevine son verildiği iddia edilmekte ise de; 5580 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan kurum personelinde aranacak şartlar arasında madde metninde sayılan suçlardan ceza alınmamış olması veya haklarında anılan suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması şartının yanı sıra terör örgütlerine ya da Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisak ve irtibat halleri de sayılmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında; çalışma izni davalı idarece iptal edilen kişiler hakkında hiçbir ceza kovuşturmasına başlanılmaması ya da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması veyahut ceza yargılaması sonunda beraat kararı verilmiş olmasının kendiliğinden bu kişilere çalışma izni verilmesini zorunlu kılmayacağı, zira, çalışma izni verilmemesi nedenlerinin sadece üyelikle sınırlı tutulmadığı, ceza yargılamasının ilgi alanında bulunmayan iltisak ve irtibat hallerinin de çalışma izni verilmemesinin hukuki gerekçeleri arasında sayıldığı dikkate alındığında; Mahkemece ceza yargılamasında davacı hakkında elde edilen deliller ve beraat kararında yer alan tespitler ile idarenin işlem gerekçesinin dayanaklarına ilişkin yeterli araştırma yapılmayarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin, bu tespitlere ilişkin bilgi ve belgelerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, … İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik verilecek ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın eksik incelemeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 03/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinde temyize konu Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.