10. Hukuk Dairesi 2024/14062 E. , 2025/7121 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1958 E., 2024/1958 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/591 E., 2024/167 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekillleri tarafından istin…
**10. Hukuk Dairesi 2024/14062 E. , 2025/7121 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1958 E., 2024/1958 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/591 E., 2024/167 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalılar vekillleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin, davalı şirketlerden ... İnş. Taah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'de şantiye elemanı olarak çalıştığını, davalı şirketlerin atıksu ve yağmur suyu kanal inşaatı projesinde çalıştıklarını, müvekkilinin bu proje kapsamında Alibeyköy Deresi, Kemerburgaz Orman arazisi civarındaki inşaat alanında çalışırken 30.09.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazasının olduğu gün davacıdan rögar kapağı kalıbı yapmasının istenildiğini ancak kalıp yapma görevinin davacının görevi olmadığını, buna ilişkin bir eğitiminin de olmadığını, davacının amirinin spiral makinesine daire testeresi takması gerekirken, daire testeresinin kaybolduğunu, bu durumun şirkete bildirildiği halde yenisinin alınmadığını, bu nedenle dişleri büyük olan başka bir başlık takıldığını, tahtaların bu makine ile kesilmesinin davacıdan istenildiğini, davacının tahta keserken başlığın dişlerinin büyük olması sebebi ile tahtanın sekerek davacının sol elinde 8 cm'lik kesik oluştuğunu, davacının kusuru olmadığı gibi işyerinde alınması gereken önlemlerin de alınmadığını, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan ederek maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı Dalgıçlar firması ile müvekkili şirketin ...-... Kent Ormanı Adi Ortaklığı'nı kurduğunu, sözleşme konusu işin diğer davalı ... İnş. Taah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti firmasına taşere edildiğini, sözleşme gereği tüm yükümlülüklerin taşeron firma ... İnş. Taah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ait olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu olayda kusurunun olmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... İnşaat Taah. İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirkette şantiye elemanı olarak çalıştığını, şantiyenin günlük işlerini yaptığını, hiçbir şekilde teknik bilgi ve beceriyi gerektirecek herhangi bir görev verilmediğini, kaza tarihinde davacıya bu konuda işveren tarafından herhangi bir görev verilmediğini ve bu tür işlerde çalışması yasaklanmış olmasına rağmen bu işe uygun olmayan alet ile tahta kesmeye çalıştığını, davacının tahta kesmeye çalıştığı aletin bu işe uygun olmadığı için tahtadan bir parçanın koptuğunu ve kopan bu parçanın davacının eline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının belirttiği şekilde ağır yaralanmadığını, uygulanan tedavi sonucunda tamamen iyileşme aşamasına geldiğini, kalıcı bir iş gücü kaybının bulunmadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-Davanın kabulüne; a-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 573.752,21 TL maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 30.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile; 100.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 30.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, .." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..davalılar vekillerinin istinaf kanun yolu başvuru taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1-SGK tahkikat dosyası ile davadaki bilirkişi raporları arasındaki kusur oranlarının çelişkileri giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2-Maluliyet oranı kesinleştirilmeden karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu, 3-Üzücü iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, 4-Davacının asli kusurlu olduğunu, 5-Bilirkişi raporunda, davacının olay sırasında emekli olduğunu hesaplamaya dahil ettiğini ancak iş kazası meydana gelmeseydi ne kadar süre daha aktif çalışacağını sadece tahmin ettiğini, tahmine dayalı hesaplamayı kabul etmenin mümkün olmadığını, 6-Bilirkişi raporunda davacının, çalışırken elde ettiği kazancın miktarını hesaplamaya çalıştığını ancak yine kendi tayin ettiği rakamlar üzerinden hatalı sonuçlara ulaştığını, 7-Manevi tazminat miktarı fahiş olup ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Taah. İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1-SGK tahkikat dosyası ile davadaki bilirkişi raporları arasındaki kusur oranlarının çelişkileri giderilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2-Maluliyet oranı kesinleştirilmeden karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu, 3-Üzücü iş kazasının meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, 4-Davacının asli kusurlu olduğunu, 5-Bilirkişi raporunda, davacının olay sırasında emekli olduğunu hesaplamaya dahil ettiğini ancak iş kazası meydana gelmeseydi ne kadar süre daha aktif çalışacağını sadece tahmin ettiğini, tahmine dayalı hesaplamayı kabul etmenin mümkün olmadığını, 6-Bilirkişi raporunda davacının, çalışırken elde ettiği kazancın miktarını hesaplamaya çalıştığını ancak yine kendi tayin ettiği rakamlar üzerinden hatalı sonuçlara ulaştığını, 7-Manevi tazminat miktarı fahiş olup davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davalılar vekillerinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar vekilllerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekillerinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 2. Davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.