Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/12/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan hükümlü olarak Silivri 6 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneğine (Dernek) 5/9/2017 tarihinde bir mektup göndermek istemiştir. İki sayfadan oluşan mektubun ilgili kısımları şöyledir:"...Size öncelikle tekrar alınmamla ilgili kısa da olsa bilgi vermek istiyorum. 2004'de 4616 sayılı yeni yasadan faydalandırıldık ve bu karar hiç kimse tarafından itiraz edilmediği için otomatik olarak onaylandı. Bu karar benim elime 6 yıl aradan sonra ulaştı... Ben de buna dayanarak tahliyemi istedim onlar da infazla ilgili işlem yapıp 21/11/2016 tarihinde beni tahliye ettiler... Tahliye edildiğim gün Savcı karara Ağır Ceza'ya itiraz etmiş. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı yerinde görerek tutuklama çıkarmış... Evim basıldığında ilk sordukları silahın nerede? ben de yok deyince 'keşke olsaydı' diyebildi. Yakapaça ellerim arkadan kelepçelenerek evin oturma odasına alındım... 'Seni burada beklemiyorduk' dediler. Önceleri ne dediklerini anlamadım. Sonradan ne dediklerini anladım. Ben Toplumsal Dayanışma Ağı Derneği adına demokratik faaliyet yürütüyordum... Ben operasyon olacağını sezdiğim için çalışmaya gitmedim. Gençlerin başına bir hal gelir diye korktum. Operasyondan sonra tutuklanmadan önce gençten bir memur bana 'abi senin üzerine oyun oynanıyor. Bize 25 yıldır arandığın ve öldürülmen gerektiği söylendi. Ben dosyana baktım sen yeni çıkmışsın. Notere gitmişsin. Adliyeye gitmişsin. Yani aranman bahane' dedikten sonra dikkatli ol diye de uyardı... Tutuklanıp cezaevine giderken yolda söylenenlerle hapise geldikten sonra basından 25 yıldır TİKKO örgütünden arandığım yalanı söylenerek Sıla'nın katliamının meşrulaştırılmaya çalışılması vs. bütün bunların nedenlerini şimdi daha iyi anlıyorum. Durum bu. Bu durumu kamuoyuyla paylaşabilirsiniz. ...Şimdi AİHM'e üç adet başvurum olacak fakat çeviri yaptıracak durumum yok. Başvuruları yazıp çeviri yaptırıp oradan göndermeniz mümkün mü?... İkincisi sizde sağlık dosyam var. Bana dosyamdan kopya gönderebilir misiniz... Burada Özgürlükçü Demokrasi, Evrensel vs. Günlük gazeteler verilmiyor. Mektuplar bekletiliyor. Kitaplar çok sınırlı. Yani heryerde olduğu gibi baskılar burada da devam ediyor..." Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 12/9/2017 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektubun alıkonulmasına karar verilmiştir. Anılan kararda, mektubun içeriğinde Ceza İnfaz Kurumunun asayişini ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan yanlış bilgiler olduğu gerekçesine yer verilmiştir. Anılan karara karşı Silivri İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurucu tarafından yapılan itiraz 5/10/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, Disiplin Kurulu kararının usul ve kanuna uygun olduğu vurgulanmıştır. Bu karara karşı Silivri Ağır Ceza Mahkemesine başvurucu tarafından yapılan itiraz 10/11/2017 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararda, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve kanuna uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Başvurucu 8/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).