12. Ceza Dairesi 2023/467 E. , 2024/4410 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/225 E., 2022/493 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
**12. Ceza Dairesi 2023/467 E. , 2024/4410 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/225 E., 2022/493 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.03.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 1412 sayılı CMUK'un 326/son, 52/4. maddeleri uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz istemi hakkında hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın savunması alınmadan karar verildiğine, Yerel mahkeme soruşturma aşamasında ve iddianame tanziminden önce ölenin yasal mirasçısı olan anne ve babası adına sanık tarafından toplam 60,000,00 TL ödeme yapıldığı halde dosyaya yansıyan sanığın kişiliği,duruşmadaki tutumu ve iyiniyetli olduğu mahkemenin kabulünde olmasına rağmen asgari hadden uzaklaşmayı gerektirecek bir durumda olmadığı halde sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine, kusur tespitine, ölenin de kazada kusurlu olduğuna, sanık hakkında HAGB hükümlerinin uygulanması gerektiği halde, yasal sınırdan uzaklaşıldığına, kabule göre de, sanık hakkında hem olumlu düşünülerek hakkında TCK' nın 62/1 maddesinin uygulanarak iyi halli olduğu kabul edildiği halde,bu kez sanık hakkında asli kusurlu olduğundan bahisle asgari hadden uzaklaşarak teşdiden fazla ceza verildiğine, illiyet bağı olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 17 yaşındaki ...'ın, sanığın sahibi olduğu ... Madencilik Ltd. Şti. isimli işyerinde "hop hopçu" (kamyonlara yön veren kişi) olarak çalıştığı, olay günü 18:00 - 03:00 vardiyasında hafriyat döküm sahasında yine kamyonları yönlendirmeye başladığı, bu esnada hafriyat döküm sahasındaki araçların mazot ihtiyaçlarının karşılanması için içerisinde mazot bidonlarının bulunduğu kamyonetin de hafriyat döküm sahasında olduğu, aynı zamanda kamyonetin kontak anahtarının kamyonetin torpido gözünde bulunduğu, tanıklar ... ve ...'ın hafriyat döküm sahasına kamyonları ile döküm yapmalarının ardından, aynı tarihte saat: 20:40 sıralarında döküm sahasında hop hopçu olarak çalışan ...'ın kimseye haber vermeden şirkete ait olan ve döküm sahasında bulunan kamyonete binerek aracı çalıştırdığı, akabinde 50 metrelik kayalıklardan uçuruma yuvarlanarak öldüğü, dosya kapsamında yer alan 16/03/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; ... Madencilik Ltd. Şti'nin sahibi olan sanık ...'ın kazanın meydana geldiği tarihte 17 yaşında olan ...'ı işe alarak, çalıştırılması yasak olan hafriyat döküm sahasında hop hopçu olarak ve ayrıca gece vardiyasında çalıştırmış olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, ölen ...'ın ise sadece hafriyat sahasında hop hopçuluk işi ile görevli olduğu halde, kendisine gerekli uyarılar yapılmasına rağmen yetkililere haber vermeden, kendi emniyet ve güvenliğini düşünmeyerek görevini bırakarak, ehliyetsiz bir şekilde kullanmasını bilmediği kamyoneti kullanmaya çalışıp uçuruma yuvarlanarak dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.03.2022 tarihli ilâmıyla; "...Olay tarihinde yürürlükte bulunan 16.06.2004 tarih ve 225494 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinin 4. maddesinini ikinci fıkrasında “EK-1 deki çizelgede, karşısında (K) harfi bulunmayan işlerde kadınlar ve (Gİ) harfleri bulunmayan işlerde de 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçiler çalıştırılamaz.” amir hükmü gereği, Ek-1 deki çizelgenin 31 nolu "yapı işleri" bölümünde 18 yaşından küçük işçilerin her türlü yer altı ve yer üstü inşaatında çalıştırılmasının yasak olduğu, meydana gelen olayda, 17 yaşında ölen işçinin harfiyat döküm sahasında çalışmasına göz yuman, yeterli denetim ve kontrol mekanizması oluşturmayan sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu ve tayin olunan cezasının TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilmiş ve sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 1412 sayılı CMUK'un 326/son, 52/4. maddeleri uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve sanığın neticeten 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı oluştuğundan, ilk hükümde sanık hakkında tayin edilen ceza miktarının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği dikkate alınmaksızın, sanığın neticeten 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına, "Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca 36.400,00 TL adli para cezasına ilişkin sanığın kazanılmış hakkının infazda gözetilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.