8. Ceza Dairesi 2021/17989 E. , 2023/10484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/1010 Değişik iş SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine ilişkin karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 0
**8. Ceza Dairesi 2021/17989 E. , 2023/10484 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/1010 Değişik iş SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine ilişkin karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2021 tarihli ve 2017/1429 soruşturma sayılı kararı ile şüpheliler hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itiraza ilişkin Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.04.2021 tarihli ve 2021/1010 Değişik İş sayılı kararının kesin olarak verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.10.2021 tarihli ve 2021/11921 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.11.2021 tarihli ve KYB-2021/127530 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.11.2021 tarihli ve KYB-2021/127530 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'e ait ... nezdinde bulunan 5571\*\*\*\*\*\*\*\*6320 numaralı kredi kartından 12/08/2017 tarihinde bilgisi ve rızası dışında toplamda 180,00 Türk lirası tutarında iki adet Turkcell Türk lirası yüklemesi, 360,00 TL, 169.05 TL, 4.505,00 TL ve 25.36 Türk lirası tutarlarında havale işlemleri yapıldığını fark etmesi üzerine, kredi kartından bilgisi ve rızası dışında harcama yapan kişi veya kişilerden şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma sonunda, müştekinin kredi kartından gerçekleştirilen işlemlerin internet bankacılığı üzerinden 3D secure yöntemiyle gerçekleştirildiği, işlemlerin tamamının aynı IP/PORT üzerinden gerçekleştirildiği ancak yapılan tespitte sabit IP olmadığının görüldüğü, hat sahiplerinin üçü yönünden yabancı uyruklu şahısların araştırmasında şahısların varlığının tespit edilemediği, açılan hatların suç tarihinden hemen önce açıldığı dikkate alındığında suçta kullanılan paravan hatlar olduğunun anlaşıldığı, şüpheli ... yönünden de aktif olarak kullanılmayan hattın yine suç işleme iradesi ile hareket eden açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen şüpheliler tarafından paravan hat olarak kullanıldığının görüldüğü, şüpheli ...'in hesabına yatırılan paranın şüpheli tarafından müştekiye iade edildiği, dosya kapsamındaki mevcut deliller itibariyle şüphelinin savunmalarının aksini gösterir bir delinin elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, ...'ın 13/03/2018 tarih ve 3513 sayılı cevabi yazısında ... isimli şahsın internet bankacılığı üzerinden 3D Secure kullanılarak gerçekleştirilen 4.505,00- Türk liralık havale işleminin şüpheli ...'in hesabına gönderildiği ve paranın 13/03/2018 tarihinde müştekinin hesabına iade edildiğinin belirtilmesi üzerine şüpheli ...'in soruşturma dosyasına şüpheli olarak eklendiği, yine ...'ın 13/03/2018 tarihli cevabi yazısında 0531 \*\*\* 07 70 numaralı hattın Uyap Cep Telefon Bilgileri Ekranında yapılan sorgulamada hattın ... isimli şahsa ait olduğunun tespit edildiği, Turkcell İletişim Hizmetlerinin 27/05/2020 tarih ve LC/AB/5707328 tarihli cevabi yazısında 0531 \*\*\* \*\* 42 numaralı cep telefon hattının şüpheli ...'e ait olduğunun belirtildiği, ...'ın 13/08/2018 tarihli cevabi yazılarının kendilerine gönderilmesi üzerine yapılan IP PORT araştırmalarında 178.\*\*\*.\*\*.189 IP numaralarının Turkcell Ağ Dairesi Dönüşüm (NAT) uygulamasında kullanılan IP'ler arasında yer aldığını, bu durumun bir IP'in eş zamanlı olarak birden fazla abone tarafından kullanılmasına imkan tanıdığının belirtildiği, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun 11/05/2020 tarih ve 29234571-40.12.0-2020.226018 sayılı cevabi yazısında 0535 \*\*\* \*\* 40 numaralı hattın şüpheli ...'e, 0537 \*\*\* \*\* 60 numaralı hattın ise şüpheli ...'e ait olduğunun tespit edildiği, Müştekiye ait kredi kartı ile iki adet Türk lirası yüklemesi ve 360,00, 169.05, 4.505,00 ve 25.36 Türk lirası tutarlarında havale işlemleri yapılan hat sahiplerinin ifadelerine başvurulması, müştekiye ait 3D Secure Güvenlik Sistemi mesajının gönderildiği telefon hattının kopyalanıp kopyalanmadığı, yüklemeye ilişkin internet bankacılığı işleminin hangi IP numaraları üzerinden yapıldığının tespit edilmesinden sonra, haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen şüphelilerden yabancı uyruklu geçici kimlik numarasına sahip ..., ... ve ... haklarında abonelik sözleşmesinde ve geçici kimlik sırasında beyan edilen adreslerine yazılan talimatların şüphelilere belirtilen yerlerde ulaşılamaması sebebiyle bila ikmal dönmesine rağmen şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile savunmalarının alınması amacıyla ayrıca İl Göç İdaresine ve ilgili kolluk birimlerine müzekkere yazılarak adres tespitlerinin yapılmamış olması ile bunun dışında suçta kullanılan telefon numaraları ile şüphelilere ait telefon numaraları arasında suç tarihi itibariyle herhangi bir irtibat bulunup bulunmadığının tespiti noktasında iletişim tespiti kararı alınarak bu doğrultuda araştırma yapılması, soruşturmanın derinleştirilmesine toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160 ncı maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, delil toplayıp maddi gerçeği araştırmaya başlayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iddianame düzenleyip kamu davasını açmakla, yeterli şüphe bulunmaması halinde ise 172 nci madde uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevli bulunmaktadır. Buna karşın Cumhuriyet savcısının kararına itiraz üzerine Sulh Ceza Hakimliğince Cumhuriyet savcısı tarafından gerekli delillerin toplanmadığı veya araştırmanın olayın özelliğine göre yetersiz kaldığının açıkça anlaşıldığı durumlarda, soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle, genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirtmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 173 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca soruşturmanın genişletilmesi kararı vererek, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir. Cumhuriyet Başsavcılığı belirtilen eksikleri tamamlayıp delilleri topladıktan sonra itirazı incelemek üzere dosyayı yeniden Sulh Ceza Hakimliğine gönderir. Sulh Ceza Hakimi bu kez dosyayı inceleyip itirazı kabul veya reddeder. 2.Öte yandan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçu "Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiştir. 3. Somut olayda, şikayetçinin sunmuş olduğu 17.08.2017 havale tarihli dilekçesiyle, kredi kartı bilgilerinin ele geçirilerek 12.08.2017 tarihinde dört farklı cep telefonuna toplam 1.080,00 TL yükleme yapıldığını, 4.505,00 TL başka bir hesaba havale yapıldığını ileri sürülerek suç duyurusunda bulunulduğu, suç duyurusu üzerine Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/1429 sayılı dosyasından soruşturma açıldığı ancak işlemlerin tamamının internet bankacılığı üzerinden 3D secure yöntemiyle aynı IP/PORT üzerinden gerçekleştirildiği, IP lerin sabit olmadığının tespit edildiği, açılan hatların suç tarihinden hemen önce açıldığı bu nedenle paravan hat oldukları, şüpheli ...'in hesabına yatırılan paranın aynı gün şikayetçinin hesabına iade olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, şikayetçi vekilinin itiraz üzerine Tekirdağ 1.Sulh Ceza Hakimliğince itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. 4. Soruşturmayı yürüten Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerden yabancı uyruklu geçici kimlik numarasına sahip ..., ... ve ... hakkında abonelik sözleşmesinde ve geçici kimlik sırasında beyan edilen adreslerine yazılan talimatların şüphelilere belirtilen yerlerde ulaşılamaması sebebiyle bila ikmal dönmesine rağmen şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile savunmalarının alınması amacıyla ayrıca İl Göç İdaresi'ne ve ilgili kolluk birimlerine müzekkere yazılarak adres tespitlerinin yapılması, suçta kullanılan telefon numaraları ile şüphelilere ait telefon numaraları arasında suç tarihi itibariyle herhangi bir irtibat bulunup bulunmadığının tespiti ile bağlantılarının araştırılması, şüphelilerin suç tarihindeki HTS sinyal bilgilerinin ve kontör yüklenen hatların yükleme tarihinden bir ay öncesi ve sonrasına ilişkin iletişim tespiti ile listede bulunan kişiler tanık sıfatıyla dinlenerek hattı fiilen kullanan kişinin kimliği sorularak, gerekli tüm soruşturma işlemleri yapıldıktan sonra, sonucuna göre süphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 5. Açıklanan nedenlerle, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine, merciince itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tekirdağ 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.04.2021 tarihli ve 2021/1010 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.