9. Ceza Dairesi 2023/752 E. , 2023/2951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1967 E., 2021/2567 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kasten yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlali, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kıs
**9. Ceza Dairesi 2023/752 E. , 2023/2951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1967 E., 2021/2567 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kasten yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlali, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama, kısmî bozma Sanık ... hakkında hakaret, kasten yaralama, özel hayatın gizliliğini ihlal, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa suçları ile sanık ... hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçlarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a), (g) ve (h) bentleri uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/182 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdureye yönelik; a) Her ne kadar sanığın zamana yayılan aşamalardaki eylemleri nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talep edilmiş ise de; sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kapsamında değerlendirilerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Kasten yaralama suçundan, cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının unsurları arasında düzenlenmiş olduğundan bu suç yönünden karar verilmesine yer olmadığına, d) Hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, e) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrası, 134 üncü maddesinin son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, f) Özel hayatın gizliliğini ifşa etmek suçundan, 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2020/182 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdureye yönelik; a) Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c) Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine, karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/1967 Esas, 2021/2567 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince; a) Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçlarından kurulan mahkumiyet kararları ile kasten yaralama suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ve hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b) Sanık ... hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine; çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümlerin duruşma açılmaksızın kaldırılmasına; sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil elde edilemediğinden aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca BERAATİNE, yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına ibarelerinin eklenmesine biçiminde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, karar vermiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık müdafiinin dilekçesi ekinde sunduğu hastane evrakından da anlaşılacağı üzere oğlu ...'nin Bakırköy Sadi Konuk Hastanesinde 05.01.2022 tarihinden beri halen yatmakta olmasından dolayı, tebligattan haberdar olamadığından temyiz dilekçesi verme olanağı olmadığına, mağdurenin ve tanık Rümeysa'nın ifadelerinde geçen mağdurenin kuzeni ... ile ... isimli şahısların ifadelerine başvurulması, mağdurenin facebook ve varsa diğer sosyal medya hesaplarının incelenmesi, mağdurenin hazırlıktaki ifadesinin ses veya görüntü kaydının duruşmada dinlenilmesi ve izlenilmesi taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın savunmasının aksine sanığın mağdureye nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığına, mağdure ifadelerinde çelişki olduğuna, özel hayatın gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ifşa suçlarının işlenmediğine, ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması ve en üst sınırdan ceza tayinin, sanığın suçu cebir ve tehditle işlediğine dair kurulan hükmün, sanığın çocuğun cinsel amaçlı alıkonulması suçunu birden fazla kez işlediğine dair kurulan hükmün hukuka aykırı olduğuna, beraat hükmü yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin sanık ...'ın nitelikli cinsel istismarına uğradığının dosya kapsamından kesin olarak anlaşıldığına, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, sanığın mağdureye karşı eylemlerini gerçekleştirdiği sırada mağdureye hakaret ettiği bu nedenle sanığın hakaret ve kasten yaralama suçundan da ayrıca cezalandırılması gerektiğine, indirim uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık ... hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunun oluştuğuna, mağdurenin annesi olması sebebiyle aile hukukundan doğan yükümlülüklerini defalarca ihlal ettiği gibi, mağdure kızını sanık ...'ın yanına göndererek çocuğun nitelikli istismarı suçuna katıldığının dosya muhteviyatı itibariyle sabit olduğuna, sanıkların atılı tüm suçlardan teşdiden cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ve katılan kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. C.Temsil Kayyımı ...'nın Temyiz İstemi Hakaret ve kasten yaralama suçlarının mağdure beyanları ile sabit olduğuna, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal ve özel hayatın gizliliğini ifşa suçlarından alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık ... hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçunun oluştuğuna, diğer sanık ...'ın her türlü eylemlerine yardımcı olmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına katılmak suretiyle bu suçları işlediğinin kendi beyanları ile de sabit olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dosya kapsamından, son olay tarihi olan 09.06.2020 günü, yüksekten düşme olayının soruşturulması sırasında olay tarihinde 11 yaş 5 ay 26 günlük olan mağdurenin beyanlarıyla sanık ...'ın kendisine zorla uyuşturucu madde kullandırdığı, bu durumun adli tıp kurumu raporu ile de tespit edildiği, sanığın eylemleri sırasında şiddet uyguladığı, organ sokma suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarında bulunduğu, bu durumun da tıbbi raporla tespit edildiği, mağdurenin annesine, mağdurenin çıplak çekilmiş fotoğrafını gönderdiği, sanıkların 7 yıldır sevgili olduğu, sanık ...'in sanık ...'in evine giderken mağdureyi de yanında getirdiği, muhtelif zamanlarda mağdurenin sanık ... ile aynı evde yalnız kalmalarına müsaade ettiği, sanık ...'in 2014 yılından beri mağdureye karşı, göğüslerini elleme, öpme, okşama şeklinde başlayan eylemlerinin son 6 aydan itibaren birden fazla kez organ sokma şeklinde nitelikli cinsel istismar kapsamındaki eylemlere dönüştüğü, geçen zaman içerisinde mağdurenin farklı yaşlarda çıplak fotoğraflarını çektiği ve bu fotoğrafları olay günü diğer sanık ...'in telefonuna gönderdiği kabulüyle hukuki sürç başlığında yer verilen şekilde hükümler kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... ile ilgili kuralan hükümler açısından bir isabetsizlik görülmediği, Dosya kapsamında; sanık ...'in çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının son bendi ve 62 nci maddesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de mağdurenin annesi sanık ...'in savunmasında özetle; sanık ...'in 7 yıllık sevgilisi olduğunu, kızı mağdurenin zaman zaman tek başına sanık ...'in yanına gittiğini ve döndüğünde gezip eğlendiğini kendisine anlattığını, hiç bir zaman böyle bir olaydan kendisine bahsedilmediğini, son yıllarda kızı mağdure Sude'yi tek başına göndermesini istediğini söylediğini, göndermeyince aralarındaki ilişkiyi eşine ve oğluna söylemekle tehdit ettiğini bu nedenle gönderdiğini, kızını ders çalıştırdığı düşüncesiyle gönderdiğini, olay günü kızını aradığını, kızının İsmail'in kendisine zorla tecavüz ettiğini söylediğini beyan ettiği, katılan mağdure Sude Naz'ın annesi sanık ...'e arkadaşının yanına ders çalışmaya gittiğini, arkadaşlarıyla buluşacağı gerekçesiyle annesinin haberi olmadan sanığın yanına gittiğini, annesinden şikayetçi olmadığını beyan ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'ın atılı suçlardan mahkumiyetine yeterli kesin, her türlü şüpheden uzak somut delil olmadığı kabulüyle beraatine hükmedilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında; Hakaret, Kasten Yaralama, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal, Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Suçları ile Sanık ... Hakkında Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık ... hakkında, özel hayatın gizliliğini ihlal ve özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa suçlarından hükmedilen cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına, sanık ...'ın beraat ettiği hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezanın ağırlaştırıcı haller nazara alınmaksızın üst sınırının on yılın altında olmasından dolayı 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince bu suçtan kurulan beraat hükmüne, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi gereğince sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık ... hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlali suçundan verilen düşme hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup temyiz edilemediğinden, sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan temsil kayyımının söz konusu hükümlere yönelik temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Sanık ... müdafii tarafından sunulan temyiz dilekçesi süresinde değil ise de oğlu ...'nin Bakırköy Sadi Konuk Hastanesinde 05.01.2022 tarihinden itibaren yatmakta olmasından dolayı, tebligattan haberdar olamadığından temyiz dilekçesi verme olanağı olmadığını belirtmiş ve 27.03.2023 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu Bakırköy Sadi Konuk Hastanesinin 07.02.2022 tarihli yazısına göre sanık müdafiinin oğlu ...'nin 05.01.2022 tarihinde hastaneye yatışının yapıldığı ve hala yatmakta olduğu anlaşılmış olup eski hale getirme talebi kabul edilmiş, bu nedenle temyiz isteminin süresinde yapıldığı anlaşılmıştır. Olayın intikal şekli, mağdure beyanları, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, tıbbi raporlar, mağdurenin telefonundaki mesaj içerikleri, sanığın telefonu ile evde ele geçen flash bellekteki görüntüler ve 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan temsil kayyımının temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsîleştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan atılı suçtan hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. C. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden Kurulan Hükümler Yönünden Bölge Adliye Mahkemesince sanığın müsnet suçları işleyip işlemediği hususunda yapılacak değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde sanığın üzerine atılı suçlara ilişkin hükmünün kaldırılarak, "Sanığın atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında; Hakaret, Kasten Yaralama, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal, Özel Hayata İlişkin Görüntü ve Sesleri İfşa Suçları ile Sanık ... Hakkında Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan temsil kayymının temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun kısmen olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçları Yönünden Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B-1) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/1967 Esas, 2021/2567 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan temsil kayyımı ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, kısmen Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B-2) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili, katılan temsil kayyımı ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sanık ... açısından başkaca yönleri de incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/1967 Esas, 2021/2567 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.