Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/19362 E. , 2024/5972 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/19362 Karar No : 2024/5972 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tari…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/19362 E. , 2024/5972 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/19362 Karar No : 2024/5972 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut delile dayanmadan kamu görevinden çıkarıldığı, idarece takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı ve gerekçe yükümlülüğünün yerine getirilmediği, idarenin takdir yetkisini kullanırken verdiği kararın gerekçesinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği, işlemin hangi sebeple yapıldığının bildirilmediği, hakkında ceza soruşturması dahi bulunmadan fonksiyon gaspıyla işlem tesis edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari nitelikte olduğu, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, idarece disiplin suçunu oluşturan eylemlerin açık bir şekilde belirtilmediği, kişiselleştirme yapılmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, işlem tarihi itibariyle FETÖ/PDY’nin silahlı terör örgütü olduğuna ilişkin kesin olarak verilmiş bir yargı kararının bulunmadığı, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, kamu görevlilerinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu, aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkûm edilemeyeceği, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve hürriyetlerden faydalanmaya engel teşkil etmediği, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından hukuka aykırı olarak elde edilen ByLock verilerinin hukuka aykırı olduğu ve hiçbir yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, aksi ispatlanmadığı sürece ByLock kullanma iddiasının hukuka uygunluk karinesinden yararlanacağı, ByLock’a ilişkin dijital materyallerin tarafına verilmediği, hakkında suçlama yöneltilen tarih itibariyle söz konusu STK’ların terör örgütünün kontrolü altında olduğuna dair mahkeme kararının bulunmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, eşitlik ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, öngörülebilirlik ilkesi, isnadı öğrenme hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, hukukun üstünlüğü ilkesi, konut ve haberleşmeye saygı hakkı, etkili başvuru hakkı, kanunla kurulmuş mahkeme önünde yargılanma hakkı, gerekçeli karar hakkı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesi, belirlilik ilkesi, eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, çalışma hakkı, ayrımcılık yasağı, non bis in idem ilkesi, ölçülülük ilkesi, örgütlenme özgürlüğü, çelişmeli yargılama ilkesi gibi hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan etkin pişmanlık kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının etkin pişmanlıktan yararlandığından bahisle davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.