20. Hukuk Dairesi 2011/16485 E. , 2012/5021 K. * TAPU SICILININ TUTULMASINDAN KAYNAKLANAN * TAZMINAT * ZAMANAŞIMI * TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 1007 "" ÖZET: DEVLET, TAPU SİCİLİNİN TUTULMASI NEDENİYLE DOĞAN ZARARLARDAN OBJEKTİF OLARAK SORUMLU İSE DE, TMK’NIN 1007. MADDESİ HÜKMÜNE GÖRE AÇILACAK TAZMİNAT DAVALARINDA ÖZEL BİR ZAMANAŞIMI SÜRESİ ÖNGÖRÜLMEDİĞİNDEN BORÇLAR KANUNU’NUN 125. MADDESİNDEKİ 10 YILLIK GENEL ZAMANAŞIMI SÜRESİ UYGULANIR. Taraflar arasındaki davanın yapıl…
**20. Hukuk Dairesi 2011/16485 E. , 2012/5021 K.** * TAPU SICILININ TUTULMASINDAN KAYNAKLANAN * TAZMINAT * ZAMANAŞIMI * TÜRK MEDENİ KANUNU (4721) Madde 1007 **"İçtihat Metni"** ÖZET: DEVLET, TAPU SİCİLİNİN TUTULMASI NEDENİYLE DOĞAN ZARARLARDAN OBJEKTİF OLARAK SORUMLU İSE DE, TMK’NIN 1007. MADDESİ HÜKMÜNE GÖRE AÇILACAK TAZMİNAT DAVALARINDA ÖZEL BİR ZAMANAŞIMI SÜRESİ ÖNGÖRÜLMEDİĞİNDEN BORÇLAR KANUNU’NUN 125. MADDESİNDEKİ 10 YILLIK GENEL ZAMANAŞIMI SÜRESİ UYGULANIR. Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı gerçek kişiler 21.10.2010 tarihli dilekçeyle, T… ilçesi K… köyü H… mevkiinde bulanan 119 ada 8, 124 ada 58 ve 120 ada 53 sayılı parsellerin, Erbaa Mal Müdürlüğü’nce 04.01.1933 ve 30.05.1933 tarihlerinde yapılan müzayede ile murisleri Hopalı Şalap oğlu Hakkı Efendi’ye ihale edildiği, orman ve Hazine ile ilgisi olmadığı halde, bu yerlerin kadastroda orman sınırları içinde bırakıldığı, bu şekilde zararın oluştuğu, söz edilen parsellerin Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ve adlarına tescili, olmadığı takdirde bu yerler yerine kendilerine başka yer verilmesi, başka yer verilmeyecek ise, ya da bu yerlerin belirlenecek rayiç bedellerinin kendilerine verilmesi iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece çekişmeli parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 20.08.1999 gün ve 1995/30-93 sayılı kararı ile birlikte 15.02.2000 tarihinde kesinleştiği, karar tarihinden sonra dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği gerekçesiyle, tapu iptal tescil isteminin reddine, dava konusu taşınmaz büyüklüğünde taşınmaz verilmesi, verilmez ise günün rayicine göre bedelinin ödetilmesi, davası sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Yasası’nın 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tazminata ilişkindir.