17. Hukuk Dairesi 2014/13466 E. , 2015/389 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; müvekkilinin işyerinin davalı şirkete işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, yoğun yağmur nedeniyle meydana gelen heyalan, çö…
**17. Hukuk Dairesi 2014/13466 E. , 2015/389 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; müvekkilinin işyerinin davalı şirkete işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, yoğun yağmur nedeniyle meydana gelen heyalan, çökme, ve zemin yürümesi neticesinde işyerinde hasar meydana geldiğini, davalı şirkete yapılan ihbara rağmen hasar ödemesi yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili daha sonra verdiği ıslah dilekçesiyle talebini 336.720,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili; hasarın zemine uygun olarak inşa edilmeyen ayıplı binanın oturmasından kaynaklandığını, yer kayması olmadığını, zararın teminat kapsamında kalmadığını, talep miktarının fahiş olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile, 336.720,00 TL'nin 13.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Her ne kadar dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmış ise de, söz konusu raporlar uyuşmazlığın kapsam ve niteliğine göre karar vermeye yeterli değildir. Bu halde üniversitelerin jeoloji mühendisliği bölümlerinden seçilecek akademik kariyere haiz iki jeoloji mühendisi ile bir inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu marifetiyle gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak rizikonun yer kaymasından ileri gelip gelmediği, işyerinin mermer atolyesi olduğu ve ağır malzemelerin bulunduğu hususu da nazara alınarak binanın, zemin(toprak) yapısı, eğim durumu, temel derinliği, dolgu yüksekliği, iklim özelliği ve bölge koşullarına uygun yapılıp yapılmadığı ve sigortalı tarafından zararın artmasına neden olunup olunmadığı konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.