12. Ceza Dairesi 2020/9097 E. , 2023/5254 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/160 E, 2016/43 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihin…
**12. Ceza Dairesi 2020/9097 E. , 2023/5254 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/160 E, 2016/43 K SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/160 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; 1.Türk Ceza Kanunu’nun 24 üncü maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alındığında sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine, 2.Diğer temyiz nedenlerine ilişkin. III. OLAY VE OLGULAR A.Yerel mahkemenin kabulü;"İddia, sanık sorgusu, katılan kurum vekili beyanları, toplanan deliller, yapılan yargılama ve oluşan vicdani kanıya göre; sanığın Toprak Mahsülleri Ofisi Genel Müdürlüğünün Sivrihisar İlçesi Kaymaz Mahallesinde bulunan Silo İnşaatını yapan As İnşaat isimli firmanın yetkilisi olduğu, bu iş yerinde yapılan çalışmalar sırasında arkeolojik bulgulara rastlanıldığı, ilgili firma görevlilerince İlçe Jandarma Komutanlığına bildirildiği, İl Kültür Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda inşaat alanının Kaymaz Birinci Höyük I. derece Arkeolojik Sit sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği ve her türlü çalışmaların durdurulduğu ancak sanığın 26.02.2014 tarihli ve 1279 sayılı Toprak Mahsülleri Ofisi Genel Müdürlüğü Teknik İşler Daire Başkanlığının "...söz konusu parsellerde silo inşaatı çalışmalarının yürütülmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. söz konusu bölgenin sit alanı içerisinde olması nedeniyle çalışmaların son derece dikkatli bir şekilde yürütülmesi hususunda bilgi ve gereğini rica ederim" şeklindeki yazı cevabı doğrultusunda sanığın inşaat faaliyetlerine devam ettiği, söz konusu inşaatın Toprak Mahsülleri Ofisi Genel Müdürlüğüne ait olduğu sanığın As İnşaat isimli firmanın yetkilisi olduğu, inşaatı onları talebi ve talimatı üzerine devam ettiği anlaşılmıştır. Böylece değerlendirecek olursak; sanığın üzerine atılı suçun kasten işlenebileceği, sanığın ise inşaata devam etmesinde kastının bulunmaması sebebiyle beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde mahkemece karar verilmiştir. B.Sanık savunmasında;"Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olayla ilgili bir hukuki sorumluluğum yoktur. Bu hususta daha önce ifade vermiştim o ifademi aynen tekrar ederim, ekleyecek bir husus yoktur, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE 1.Sanığın Toprak Mahsülleri Ofisi Genel Müdürlüğünün Sivrihisar ilçesi, Kaymaz Mahallesinde bulunan Silo İnşaatını yapan ... İnşaat isimli firmanın yetkilisi olduğu, bu iş yerinde yapılan çalışmalar sırasında arkeolojik bulgulara rastlanıldığı, ilgili firma görevlilerince İlçe Jandarma Komutanlığına bildirildiği, 22.01.2014 tarihli müze müdürlüğü raporunda; inşaat alanının bir bölümünün I. Derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde kaldığı, çalışmaların mahallinde yapılan tutanak ile durdurulduğu belirtilmiş, Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 21.02.2014 tarihli kararı ile suça konu alanın Toprak Mahsülleri Ofisi tarafından satın alındığı tarihte beyanlar hanesinde I. Derecede arkeolojik sit alanı olduğuna dair şerh konulmadığı ve kamu yararı gözetilerek suç duyurunda bulunulmasına gerek olmadığına ancak bundan sonra kuruldan izin almaksızın herhangi bir fiziki ve inşai müdahalede bulunulmaması konusunda ilgililerin uyarılmasına karar verildiği, akabinde Toprak Mahsülleri Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından ilgili firmaya suça konu parsellerin sit alanından çıkarıldığı, inşaat çalışmalarının yürütülmesinde herhangi, bir sakınca bulunmadığı, ancak söz konusu bölgenin sit alanı içerisinde olması sebebiyle dikkatli olunması gerektiğine ilişkin yazı yazıldığı, sanığın da bu yazıya istinaden inşaata devam ettiğinin anlaşılması üzerine Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 18.04.2014 tarihli kararı ile suç duyurunda bulunulduğu ve sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla; suça konu alanın I. Derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı, yargılama aşamasında alınan arkeolog bilirkişi raporu ile suça konu faaliyetlerin 2863 sayılı Kanun'da belirtilen hususlara muhalefet durumunda olan faaliyet niteliğinde olduğunun belirtilmesi, sanığın da Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 21.02.2014 tarihli kararına rağmen kuruldan herhangi bir izin almadan Toprak Mahsülleri Ofisi Genel Müdürlüğünün yazısına istinaden inşaata devam ederek üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. 2.Sanığın savunmalarında 26.02.2014 tarihli talimata istinaden çalışmaların tekrar başlatıldığını beyan etmesi karşısında mahkemesince talimatı veren yönetici hakkında zamanaşımı süresi içerisinde suç duyurusunda bulunulabileceği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sivrihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/160 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.