8. Hukuk Dairesi 2012/13758 E. , 2013/15667 K. "" ..... Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .....Mahkemesi'nden verilen 27.04.2010 gün ve 141/133 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalıya ait olan 482 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan…
**8. Hukuk Dairesi 2012/13758 E. , 2013/15667 K.** **"İçtihat Metni"** ..... Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .....Mahkemesi'nden verilen 27.04.2010 gün ve 141/133 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalıya ait olan 482 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan 9177,72m2 lik bölümüne ilişkin tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu 482 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ifrazen 6 ve 7 numaralı parseller olarak tapuya kayıtlı olduğunu ve taşınmazın kadastrosunun 1960 yılının başlarında yapıldığını, idarece kıyı kenar çizgisinin 1994 yılında belirlendiğini ve bu haliye davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, hak düşürücü süreden reddine dair önceki hüküm davacı Hazine'nin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 23.11.2009 tarih, 10226 Esas, 12234 Karar sayılı ilamıyla özet olarak “ ...3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Hazine'nin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine, dava tarihi itibariyle davacı Hazine'nin haklı olduğunun anlaşıldığına ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 5641 sayılı Kanun gereğince davalının tüm yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretlerinden sorumlu tutulması” gereğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, yukarıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3.fıkrasına eklenen cümlede: “bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer Kamu Tüzel Kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanuna eklenen geçici 10.maddesinde ise; “Bu Kanunun 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazine'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. ./. ....