başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu olayların geçtiği tarihlerde kurmay albay rütbesi ile çankırı mekanize piyade tugay komutan yardımcılığı görevini yürütmektedir başvurucu yılının kasım ve aralık aylarında üstlerinden aldığı emirler doğrultusunda komutanlıkta görevli personel ve ailelerinin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla bir dizi konferans vermiştir askeri emirlerle tertip edilen ve bu sebeple katılımın zorunlu olduğu sö
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu olayların geçtiği tarihlerde kurmay albay rütbesi ile çankırı mekanize piyade tugay komutan yardımcılığı görevini yürütmektedir başvurucu yılının kasım ve aralık aylarında üstlerinden aldığı emirler doğrultusunda komutanlıkta görevli personel ve ailelerinin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla bir dizi konferans vermiştir askeri emirlerle tertip edilen ve bu sebeple katılımın zorunlu olduğu söz konusu konferanslar ağırlıklı olarak atatürkçü düşünce sistemiyle ilgilidir yılının nisan ayında başvurucunun verdiği konferanslarda kaydedilen sesler ve slayt görüntüleri senkronize edilerek sitesinde yayımlanmıştır daha sonra başka siteler de söz konusu kaydı yayımlamışlardır aynı yılın başvuru numarası karar tarihi haziran ayında kara kuvvetleri komutanlığı askeri savcılığı siyasi faaliyette bulunmak suçundan cezalandırılması için başvurucu hakkında kamu davası açmıştır yılının nisan ayında kara kuvvetleri komutanlığı askeri mahkemesi başvurucunun siyasi faaliyette bulunmak suçundan cezalandırılmasına karar vermiş fakat askeri yargıtay dairesi mahkumiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar vermiştir bozma sonrası yapılan yargılamada başvurucu ilk olarak sitesinde ve daha sonra diğer bazı sitelerinde yayımlanan slayt görüntülerini inkar etmiş sesin ise kendisine ait olmakla birlikte yöntemiyle farklılaştırıldığını delillerin hukuka uygun olmadığını ileri sürmüştür kara kuvvetleri komutanlığı askeri mahkemesi tarihli kararı ile başvurucunun bir kez daha siyasi faaliyette bulunmak suçundan cezalandırılmasına karar vermiştir derece mahkemesi başvurucunun ilgili tarihlerde kullandığı bilgisayarındaki kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırmış konferansta kullanıldığı ileri sürülen slaytlarla aynı veya benzer içerikte kayıtlar tespit edilmiş konferanslara katılan çok sayıda kişinin tanık sıfatıyla yeminli beyanları alınmıştır derece mahkemesi ilk olarak sitelerinde yayımlanan kayıtların hükme esas alınamayacağına karar vermiştir mahkeme bununla birlikte çok sayıda tanık deliline ve başvurucunun olay tarihinde kullandığı kurum bilgisayarından elde edilen slayt görüntülerine dayanmıştır başvurucu söz konusu slayt görüntülerini kendisinin hazırlamadığını ileri sürmüş ise de ilk derece mahkemesi dosyanın oluşturulma tarihi ile suç tarihinin uyumlu olduğunu tespit ederek başvurucunun itirazlarını reddetmiştir derece mahkemesine göre başvurucu askeri personel ve onların eşleri için tertip edilen bir dizi konferansta yılında yeni seçilmiş olan cumhurbaşkanı abdullah gül ile o tarihlerdeki hükumet üyelerini ve hükumet politikalarını eleştirmiş ülkenin genel politik seyrine ilişkin yorumlar yapmış hükumetin irticai faaliyetler yaptığını ileri sürmüş ve bazı siyasetçilerin eşlerinin başörtülü olmasını eleştirmiştir mahkeme başvurucunun konferanslar sırasındaki sunum ve sözleri ile dinleyicilerin siyasi tercih ve görüşlerini etkilemeyi hedeflediğine ve bunun siyasi faaliyette bulunmak suçunu oluşturduğuna başvurucunun tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir askeri yargıtay dairesi temyiz itirazlarını reddederek ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır başvurucuya tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı askeri ceza kanununun siyasi faaliyetlerde bulunanlar kenar başlıklı maddesi şöyledir askeri şahıslardan a siyasi bir partiye üye olmak için müracaat eden veya herhangi bir suretle siyasi partilere girenler b siyasi amaçla toplantı yapan veya aynı amaçla siyasi gösterilere katılanlar c siyasi amaçla nutuk söyleyen demeç veren yazı yazan veya telkinde bulunanlar d siyasi toplantılara resmi veya sivil kıyafetle katılanlar e herhangi bir sebeple yalnız veya toplu olarak siyasi mahiyette beyanname hazırlayan hazırlanmış beyannameyi imzalayan imzalatan veya yayın organlarına ulaştıran veya dağıtanlar başvuru numarası karar tarihi fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde bir aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar bu seferberlikte işlenirse ceza iki misli olarak hükmolunur tarihli ve sayılı türk silahlı kuvvetleri hizmet kanununun maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir türk silahlı kuvvetleri mensupları siyasi faaliyette bulunamaz b uluslararası hukuk avrupa hakları mahkemesi b no kararında asker kişinin ifade özgürlüğü hakkında değerlendirmeler yapmıştır komutanına mektup yazarak ordu hakkında ağır eleştiri ve isnatlarda bulunan bir askerin orduyu aşağılamak suçundan cezalandırılmasını ifade özgürlüğüne müdahale saymış ve şu değerlendirmelerde bulunmuştur mahkeme uygulanabilir prensipleri vogt almanya kararında aşağıdaki şekilde belirtmiştir bkz b no özgürlüğü demokratik bir toplumun esaslı temellerinden birini oluşturup toplumun ilerlemesi ve her bir bireyin gelişimi için temel koşullardan biridir özgürlüğü maddenin ikinci fıkrasına tabi olarak sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız görülen veya ilgilenmeye değmez bulunan haber ve düşünceler için değil fakat aynı zamanda aleyhte olan çarpıcı gelen ve rahatsız eden haber ve düşünceler için uygulanır bunlar çoğulculuğun hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olup bunlar olmaksızın demokratik toplum olamaz sözleşme maddesinde belirtildiği üzere bu özgürlüğün istisnaları vardır ancak bu istisnalar dar yorumlanmalı ve bir kısıtlama ihtiyacının bulunduğu inandırıcı bir şekilde ortaya konmalıdır bkz tarihli krallık b no b no b no sözleşme fıkrası kapsamındaki gerekli sıfatı toplumsal ihtiyaç baskısı varlığını ima etmektedir sözleşmeci devletler böyle bir ihtiyacın olmadığını değerlendirirken belli bir takdir alanına sahiptirler ancak bu takdir alanı hem ulusal mevzuata hem de bağımsız bir mahkeme tarafından verilmiş olsa bile bu mevzuatı uygulayan mahkeme kararlarını da kapsayan avrupa denetimi ile birlikte el ele gitmektedir mahkeme bundan dolayı bir sınırlamanın madde tarafından güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile bağdaşır olup olmadığı konusunda son kararı vermeye yetkilidir iü mahkeme bu denetim yetkisini kullanırken görevi kendini yetkili ulusal makamların yerine almak olmayıp ulusal makamların takdir yetkileri gereğince aldıkları kararları maddeye göre incelemektir bu demek değildir ki denetim davalı devletin takdir yetkisini makulce özenle ve iyi niyetle kullanıp kullanmadığını tespit etmekle sınırlıdır mahkeme yapması gereken şey şikayet konusu müdahaleye olayın bütünlüğü içinde bakmak ve müdahalenin izlenen meşru amaçla orantılı olup olmadığını ve müdahaleyi haklı kılmak için ulusal makamlar tarafından gösterilen gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığını belirlemektir sunday times no birleşik krallık b no mahkeme bunu yaparken ulusal makamların maddede yer alan ilkelerle uyumlu olan standartları uyguladıklarına ve ayrıca maddi olayları kabul edilebilir bir şekilde takdir ederek karar verdiklerine ikna olmalıdır bkz sözleşme maddesi kışlanın kapısında durmaz bu madde sözleşmeci devletlerin egemenlik alanı içinde bulunan diğer insanlara olduğu gibi asker kişilere de uygulanır bununla birlikte mahkeme daha öncede belirttiği gibi silah altındakilerin askeri disiplini zayıflatmalarını önlemek için düzenlenmiş hukuk kuralları bulunmadan bir başvuru numarası karar tarihi ordunun gereği gibi görev yapabileceğini düşünmek mümkün olmadığı için askeri disipline karşı gerçek bir tehdidin bulunması halinde sözleşmeci devletler ifade özgürlüğüne kısıtlamalar koyabilmelidirler bkz ve avusturya b no ancak ulusal makamlar ifadesi bir kurum olarak ordunun kendisine karşı yöneltilmiş olsa bile ifade özgürlüğünün içini boşaltmak amacıyla bu tür kurallara dayanamazlar bu davada başvurucu komutanına bir mektup göndermiş bu mektubun silahlı kuvvetleri aşağıladığı kabul edilmiştir başvurucunun komutanı bu nedenle konuyu daha ileriye götürmeye ve başvurucu hakkında askeri ceza yasasının göre dava açılmasına karar vermiştir bkz mektubun yunan ordusu ile ilgili bazı sert ve kızgın ifadeler içerdiği doğrudur ancak mahkeme söz konusu ifadelerin askeri yaşama ve bir kurum olarak orduya yönelik genel ve uzunca bir eleştirel söylev şeklinde dile getirilmiş olduğunu kaydeder mektup başvurucu tarafından yayınlanmamış veya bir kopyasının bir subaya verilmesi dışında daha geniş bir kitleye dağıtılmamış ve başka kimselerin de bu mektubu bildiği iddia edilmemiştir mektupta mektubun gönderildiği kişiye veya başka bir kimseye yönelik bir aşağılama da ye almamıştır bu durum karşısında mahkeme mektubun askeri disiplin üzerinde objektif etkisinin önemsiz olduğunu kabul eder v