10. Hukuk Dairesi 2024/2681 E. , 2024/3175 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/596 E., 2023/666 K.... KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, …
**10. Hukuk Dairesi 2024/2681 E. , 2024/3175 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/596 E., 2023/666 K.... KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.10.1990 ile 11.10.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı işveren cevap dilekçesinde; davalının vefat eden annesinin, 2001-2002 yıllarından itibaren davacı ve ailesinin davalıya ait evin bahçesinde bulunan müştemilatta kalmasına izin verdiğini, davacının hizmet akdine tabi çalışması olmadığını davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2013/987 Esas, 2015/315 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.01.2007 tarihinden itibaren davalı yanında çalıştığının tespitine, bu tarihten öncesine ait süre yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. 21.Hukuk Dairesinin 29.05.2017 tarih ve 2016/2681 Esas, 2017/4523 Karar sayılı kararında; davacının çalışmasının kesintisiz olması halinde 01.01.2007 tarihinden önceki çalışma yönünden hak düşürücü sürenin dolmayacağı da göz önüne alınarak, emniyet, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde ve çevre evlerde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa sahipleri re'sen araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği, süresi, gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde beyanlarını almak ve çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermek gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2018 tarih ve 2017/288 Esas 2018/354 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının askerlik süresi olan 29.08.1992 -21.12.1993 dönemi hariç olmak üzere 15.10.1990 ile 11.10.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdiyle kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. 21.Hukuk Dairesinin 21.10.2019 tarih ve 2018/5361 Esas, 2019/6343 Karar sayılı kararında; "davacının 2006 sonrasında davalı işveren nezdinde geçen hizmeti banka kayıtları ve diğer yazılı belgelerle ispatlanmışsa da, 2006 öncesine ilişkin çalışma iddiası bakımından bu kadar uzun süreyi kapsayan hizmet tespiti istemi hakkında yöntemince araştırma yapılmadan sadece tanık beyanlarına dayanılarak karar verilmesinin doğru bulunmadığı; nüfus müdürlüğünden ve muhtarlıktan davacının ikametgah kaydı araştırılarak, davacının Mahkemece kabul edilen 15.10.1990-11.10.2013 tarih aralığında hangi adreslerde kayıtlı olduğunu sormak, PTT’den bu dönemde davacının davalıya ait adreste davalı adına tebligat alıp almadığını sormak, davacının çocuklarının okullarına tespiti istenen dönemde bildirilen adresini araştırmak, 01.01.2006 öncesine ilişkin banka kayıtlarını araştırmak, öncesinde davalı tarafından davacı hesabına yapılan ödeme olup olmadığını sormak, davacının davalı yanında çalışmasının kesintisiz olup olmadığını belirlemek,çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermek gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli 2019/438 E., 2022/459 K. kararı ile, davacının 2004 yılı içerisinde ikametini Adalar ilçesine aldırması, banka kayıtları, komşu tanıkların beyanları, okul kayıtları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 05.01.2004-11.10.2013 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. E. 3'üncü Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece; " bozma öncesi ve sonrası toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar Büyükada Maden Mahallesi Muhtarlığının 06.01.2020 tarihli yazısında davacının, İstanbul Adalar Büyükada Maden Mahallesinde dört kişilik ailesi ile birlikte Van Erciş Karlıkaya köyünden 05.07.2004 tarihli nakili ile kayıt yaptırdığı bildirilmişse de, davacının nüfus kayıtlarına göre, 24.06.1996 doğumlu ilk çocuğun ve 1998 doğumlu ikinci çocuğunun doğum yerinin Adalar olduğu, çocukların okul kayıtları incelendiğinde Adalar ilkokulunda eğitim gördükleri, komşu işyeri tanığı olarak Mahkemece resen tespit edilen ve dinlenen tanıkların beyanları ile hizmet cetveli ve ikamet kayıtlarından davalı işyerine komşu olduğu anlaşılan davacı tanıklarının beyanlarında, mahkemenin kabulünde olan dönem öncesindeki çalışma iddiasının da doğrulandığı, nitekim hizmet cetvelinde 01.09.1995 tarihinden itibaren komşu işyeri adresinde kayıtlı bulunan ...'in beyanında kendisi işe başladığında davacının burada çalışmakta olduğunu ifade ettiği yine aynı şekilde tanık ...'in davacının çalışma iddiasını doğruladığı dikkate alınarak, dosya içinde komşu işyeri tanıklarının çalışma kayıtları ile doğrulanabilen tarihten itibaren davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 15.10.1990-28.08.1992 ve 22.12.1993-11.10.2013 arası asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, davacının sürekli olarak çalıştığını ileri sürdüğü taşınmazın senenin 4-5 ayı boyunca yazlık olarak kullanılan bir ev olduğunu, iş yeri vasfı taşımadığını, davalının annesinin vefatından evvel bahçede yaptığı küçük işler için masraflar ve verilen emek karşılığı belli dönemler bahşiş olarak ödeme yaptığını, davacının evin müştemilatında halen fuzuli şagil olduğunu, kış ve bahar aylarında geçimini başka işlerle sağladığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili, davanın kamu düzenine ilişkin olup tanık beyanlarına dayalı karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.