7. Ceza Dairesi 2021/23410 E. , 2023/5644 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/414 E., 2018/157 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği tem…
**7. Ceza Dairesi 2021/23410 E. , 2023/5644 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/414 E., 2018/157 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.08.2013 tarihli ve 2013/597 Esas, 2013/551 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üstü tehdit suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 3 ... 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 13.01.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 2.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13.01.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 24.02.2015 tarihinde hakaret suçunu işlediğinin Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli ve 2015/167 Esas, 2015/515 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.07.2016 tarihli ve 2016/165 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, açıklanması geri bırakılan 22.08.2013 tarihli ve 2013/597 Esas, 2013/551 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın üstü tehdit suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.(Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.07.2016 tarihli ve 2016/165 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 27.12.2016 tarihli ve 2016/623 Esas, 2016/655 Karar sayılı ilamıyla; 25.7.2016 tarihli ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile (668 sayılı KHK) Jandarma teşkilatını Türk Silâhlı Kuvvetleri bünyesi dışında, genel kolluk statüsünde yapılandırmak yoluna gitmiş ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nun (2803 sayılı Kanun), “Disiplin ve soruşturma usulleri” başlıklı 15 inci maddesinin (d) bendinde değişiklik yaparak, Jandarma personeline askerî görev verildiği takdirde bu görevlerden doğan suçların muhakemesinin, Jandarma personelinin emrine verildiği askerî birlik personelini muhakeme etmekle görevli ve yetkili olan askerî mahkemede görüleceğini öngördüğü, jandarma personelinin askerî görev verilmesi hali dışında işlediği tüm suçlar yönünden, askerî mahkemelerde yargılanmalarına son verildiği dolayısıyla sanığa atılı üstü tehdit suçu askerî suçlardan olmakla birlikte, kanuna uygun olarak verilmiş bir askerî görev bulunmadığı ve bu görevden dolayı suç işlenmesinin söz konusu olmadığı göz önüne alındığında mahkûmiyet hükmünün, görev yönünden hukuka aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/414 Esas, 2018/157 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üstü tehdit suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; adli sicil kaydı olmadığı halde hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve üzerine atılı suçun uzlaştırma kapsamında bulunduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suç tarihi itibarıyla Manisa Kırkağaç 6. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı emrinde er olarak görev yapan sanık ...'ın 26.02.2013 tarihinde banka kartını almak için tabur komutanının izni ile birlik dışarısına çıktığı, işinin bitmesine müteakip birliğine geri dönen sanığın takım astsubayı ile karşılaştığı, şahısların birbirleri ile konuştuğu esnada mağdur Jandarma Üsteğmen ...'nin sanığı görerek takım astsubayından sanık ile konuşmamasını istediği, takım astsubayının tarafların yanından ayrılmasının ardından sanığın da bölük binasına ... hareket ettiği, bu sırada mağdurun sanığa hadi yürü ananın yanına git şeklinde konuştuğu, sanığın bu söze tepki vererek mağdurdan düzgün konuşmasını istediği, yaşanan tartışma sonucunda gelişen süreçte sanığın mağdura memleketten akrabaları getirteceğim, bundan sonra sokakta rahat gezemeyeceksin dediği, bu konuşmalar üzerine mağdurun suça konu olay ile ilgili tutanak tuttuğu maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmalarında özetle; olay tarihinde 15 günlük ... olduğunu, banka kartı ile ilgili bir işlem için tabur komutanının izniyle bankaya gittiğini, geri geldiğinde mağdurun da orada bulunduğunu, bankaya birlikte gittiği ... Başçavuş'un kendisine hallettin mi işini diye sorduğunu, mağdurun bir anda lafa girerek bırak şunu anasının yanına gitsin dediğini, kendisinin mağdurdan düzgün konuşmasını istediğini, mağdurun bunu üzerine kendisine sinkaflı küfürlerde bulunduğunu ve itelediğini ardından tabur komutanını arayarak kendisinin mağduru tehdit ettiğini bildirdiğini ifade ederek beraatini talep etmiştir. 3.Tanıklar İsmail Bilgin ve İbrahim Oğulcan 'ın usulüne uygun olarak tespit edilen yeminli ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir. 4.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Çaycuma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli ve 2015/167 Esas, 2015/515 sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 5.Olay tespit tutanağı, sanık hakkında düzenlenmiş olan vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunan diğer bütün belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. 6.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; ... kişilerin askeri suçları ile bunların ... kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. 2.Askeri suçlar hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanabileceğine dair 1632 sayılı Kanun'da, (mülga) 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nda (353 sayılı Kanun) veya başka bir kanunda herhangi bir hüküm bulunmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.” şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında, sanığın atılı suçla ilgili uzlaştırma hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir. 3.(Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.07.2016 tarihli ve 2016/165 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararı ile hükmün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince aynen açıklanması gerekirken paraya çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 4.Dosya kapsamında bulunan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın üstü ve bölük komutanı sıfatıyla amiri konumunda bulunan mağdura yönelik memleketten akrabaları getirteceğim, bundan sonra sokakta rahat gezemeyeceksin şeklinde sarfettiği sözlerin muhatabı üzerinde korku ve endişe yaratacak uygunluk ve yeterlilikte olduğunun kabulüyle 1632 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinde düzenlenen üstü tehdit suçuna konu eylemin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2017/414 Esas, 2018/157 kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.