T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/208 - 2025/1610 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/208 KARAR NO : 2025/1610 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.12.2023 NUMARASI : 2022/30 Esas 2023/742 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/208 - 2025/1610 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/208 KARAR NO : 2025/1610 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.12.2023 NUMARASI : 2022/30 Esas 2023/742 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.03.2021 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın, lastiğinin patlaması sonucu, araç sürücüsünün aracını emniyet şeridine yaklaştırmak istediği sırada, arkasından gelen ve sürücülüğünü davacı ...'ın yaptığı tırın arkadan çarpması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının %20 oranında sürekli iş göremezlik ve 3 ay geçici iş göremezlik durumunun oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini istemiş, yargılama aşmasında sürekli iş göremezlik nedeniyle talebini 430.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; kazanın iş kazası niteliğinde olduğunu, öncelikle SGK'dan iş kazasına ilişkin dosyanın getirilmesi ve davacılara bağlanan gelirin, rücuya tabi peşin sermaye değerinin tespit edilmesi gerektiğini, tarafların kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, davalı açısından temerrüt tarihinin başvuru sonrasında başladığını kaza tarihinden faiz talebinin kabulünün mümkün olmadığını, kazanın iş kazası olması nedeni ile ticari faizin de mümkün olmadığını savunarak, davanın öncelikle usulden reddini, aksi durumda esastan reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığı tarafından sunulan raporda, davacının kaza nedeni ile tüm vücut engel oranını %20 olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeni ile kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği rapor edildiği; dava konusu kaza nedeni ile tarafların kusur oranları ve tazminat miktarının hesaplanması amacı ile kusur ve aktüer bilirkişiden alınan 11.10.2022 tarihli rapor ve 28.11.2023 tarihli ek raporda, davacı lehine 464.651,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak kök raporda geçici iş göremezlik tazminat hesabı yapılmadığı, ancak ek raporda, 25.433,10 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi ek raporunun mahkemece hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edildiği; yapılan yargılama, toplanan deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi ek raporu ile birlikte yapılan değerlendirme neticesinde; davacının bilirkişi raporuna göre zararını davalından talep edebileceği gerekçesiyle; "Davanın Kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının ruhsal rahatsızlığı nedeniyle maluliyeti meydana geldiğine yönelik raporun karar vermeye elverişli olmadığını, yeterli tedavi süresi ve iyileşme süresi beklenilmeden rapor tanzim edildiğini, raporun Adli Tıp Kurumundan alınması ve ayrıca, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek istinaf edinin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığından ve hesaplamanın uygun olmadığından bahisle istinaf edilmiştir. 1-Davalının maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mevcut yaralanması nedeniyle sürekli sekel halini alan arazlarının olup olmadığı, mevcut arazların çalışma gücünün azalmasına ya da yitirilmesine etki edecek boyutta olup olmadığı, etki edecek boyutta ise hangi oranda maluliyetine/engeline neden olacağının ve mevcut arazlarının kaza ile illiyetinin kaza sonrası tedavi evrakları ve muayenesi yapılarak, son durumu da değerlendirilmek suretiyle alanında uzman doktorlaca tanzim edilecek raporlarla değerlendirilmesi ve varsa maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Somut olayda, 02.03.2021 kaza tarihinde davacının, kaza neticesinde yaralanarak maluliyetinin meydana geldiği iddiası ile eldeki dava açılmış, mahkemece davacının dava açılmadan önce başvurusu üzerine düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan rapora göre yapılan aktüerya hesabına göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten, davacının davadan önce başvurusu üzerine alınan raporda 08.09.2021 tarihinde yapılan fiziki muayenesi ve 13.09.2021 tarihli Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanından alınan 13.09.2021 tarihli son durum raporu değerlendirilerek tanzim edilen 20.09.2021 tarihli raporda; kaza neticesinde davacının anksiyete bozukluluğu meydana geldiği kabul edilerek, vücut engel oranın %20 olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığının belirtildiği görülmüştür. Söz konusu rapor dava açılmadan önce davacının başvurusu üzerine sadece adli tıp uzmanları tarafından tanzim edilmiş olup, Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanın raporunda; "... oğlu, 01.05.2021 doğumlu ...'ın 23.03.2021 tarihinde muayene geldiği, organik veya semptomatik mental bozukluk ve yaygın anksiyete bozukluğu tanıları konulduğu, tedavi ile işlevselliği kısmen iyileşebileceği, tedaviyle çalışma olanağı oluşmayacağı, iyileşme sürecinin tamamlanmadığı, mevcut durumun 03.03.2021 tarihli kaza ile illiyetinin olma ihtimalinin yüksek olduğu " denilerek, son durum değerlendirilmesi yapıldığı, son durumda raporunda, kazadan 20 gün sonra yapılan muayeneden bahsedilmesi yanı sıra, mevcut yaralanması söz konusu sonucu meydana getirecek boyutta olup olmadığına yönelik değerlendirme içermediği, kaza ile illiyeti yönünden ihtimalden öteye açıklama içermediği, iyileşme sürecinin tamamlanmadığının açıklandığı ve aksiyete bozukluğunun olduğu kabul edilse dahi engel oluşturacak boyutta olup olmadığına yönelik açıklama içermediği , H.Ü.T.F Adli Tıp Raporu içeriğinden anlaşılmaktadır. Davadan önce alınan söz konusu rapora davalı tarafından itiraz edilmiştir. Bu haliyle, davacının iyileşme süresi içerisinde adli tıp uzmanlarından alınan maluliyet raporu, mevcut yaralanmasının, sürekli sekel halini aldığını, kazayla illiyetini, maluliyet/özür oluşturacak boyutta olup olmadığını, tedavi ile iyileşme ihtimalini değerlendirilmesi açısından yeterli olmadığı gibi, maluliyet raporunda bu kapsamda ruhsal ve zihinsel hastalıklar konusunda uzman hekim tarafından değerlendirme yapılmadığı, Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanından alınan değerlendirmenin de, davacının kazaya bağlı sebeplerle, maluliyet/engel oluşturacak boyutta, kazaya bağlı, sürekli ve sekel halini alan yaralanmasının tespiti açısından yeterli olmaması nedeniyle söz konusu rapor, karar vermeye ve denetime elverişli değildir. Bu durumda, davacının tüm tedavi evrakları, dosyaya kazandırılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından bedensel zarar nedeniyle çalışma gücünün kaybı ve azalmasının tespitinde esas aldığı "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan heyete psikiyatri uzmanı doktor bilirkişide dahil edilerek, davacının meydana gelen kaza nedeniyle geçici ve sürekli maluliyetinin meydana gelip gelmediği, travma sonrası stres bozukluğu yahut anksiyete nedeniyle tedavi görüp görmediğinin, tedavisinin sona erip ermediğinin, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi, sürekli maluliyet meydana gelmiş ise süresinin ve oranı ile kaza ile illiyetinin tespit ediliği, rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve davalı tarafından itiraz edilmesi nedeniyle karar vermeye elverişli olmayan, maluliyet raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin hesap raporuna yönelik olarak istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Davacı vekili tır sürücüsü olan, davacının çalıştığı esnada meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını beyan etmiş, SGK tarafından 06.06.2021 tarihli yazı ile SGK tarafından davacıya meydana gelen kaza nedeniyle gelir bağlanmadığı bildirilmiş ise de, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 26.12.2022 tarihli beyan dilekçesi ile, davacının geçirmiş olduğu kazanın trafik iş kazası olması nedeniyle SGK soruşturmasının halen devam ettiğini, neticesinin beklenilmesini, bağlanacak gelirin peşin sermaye değeri belirlendikten sonra bilirkişiden rapor alınmasını istemiştir. Davacı vekilinin beyanına göre, trafik iş kazası nedeniyle davacının gelir bağlanmasına yönelik talebi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda aradan geçen süre ve davacının bu yöndeki beyanı nazara alınmaksızın, SGK'dan davacıya gelir bağlanıp bağlamadığı, bağlanmış ise ile ilk peşin değeri sorulmaksızın, eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklandığı üzere eksiklikler giderilerek, kararın davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle, usuli kazanılmış haklar korunarak, yeniden aktüer rapor alınması gerektiği durumda kaldırılan karara esas rapor tarihindeki veriler çerçevesinde alınacak rapora göre, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı sigorta şirketi vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırlan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/56 D.İş 2024/56 K. Sayılı icranın geri bırakılmasına ilişkin kararına istinaden, Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü 2023/269166 E. Dosyasına depo edilen 900.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.