4. Hukuk Dairesi 2009/9394 E. , 2010/4966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/02/2009 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar veri
**4. Hukuk Dairesi 2009/9394 E. , 2010/4966 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 10/02/2009 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasına dayanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davalının sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle yaralandıklarını, kazanın davalının kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğini, hakkında açılan kamu davasında davalının cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararın davalıdan alınmasını istemişlerdir. Davalı ise, kazaya davacı küçüklerin kusurlu davranışlarının yol açtığını, asıl kusur küçüklerde olmasına rağmen manevi tazminat isteminin haksız olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın oluş biçimi, küçüklerin yaralanma dereceleri, olayın meydana geldiği gün gözetildiğinde, davacılardan küçük Kader Aktı yararına takdir edilen 1.500,00 TL, diğer davacı küçük Münevver Aktı yararına takdir edilen 300,00 TL manevi tazminat tutarları azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacılardan küçük Kader Aktı yararına 3.000,00 TL, diğer davacı küçük Münevver Aktı yararına 600,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin ilk paragrafında yer alan “…1.500…” ve “…300…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…3.000,00…” ve “…600,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin ikinci paragrafında yer alan “…97,20…” ve “…132,30…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…194,40…” ve “…35,10…” sayı dizilerinin yazılmasına; davalının tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.