(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14925 E. , 2012/12819 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebe…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14925 E. , 2012/12819 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren, davacının sorumluluklarını süreklilik arzeder şekilde ihmal etmeye başladığını, 22.04.2009 tarihinde müşterinin far ayarına itirazı üzerine onaylanan ekiteti plakadan sökerek Tüvturk' un kurumsal kimliğine zarar verdiği için yazılı uyarı verildiğini, 30.05.2005 tarihinde muayenesini yaptığı aracı kanaldan çıkışı sırasında kanal kapısına çarpması sebebiyle şirketi maddi zarara uğrattığı için kınama cezası verildiğini, 30.06.2009 tarihinde amiri ile tartıştığı için ağır kınama cezası verildiğini, 18.02.2010 tarihinde araç muayenesini normal süreden daha kısa bir sürede gerçekleştirdiği için kınama cezası verildiğini, aynı tarihte kontrol görevini ihmal ettiği kusuru nedeniyle ağır kınama cezası verildiğini, son olarak 12.08.2010 tarihinde muayene tekrarını yaptığı aracın kontrol denetimini yapmak isteyen amiri ....,' a bilgi vermediğini ve ters tepki verdiği için savunması alındıktan sonra görevden çıkartma disiplin cezası verildiğini, feshin haklı nedenle yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, fesih bildiriminde sebep olarak gösterilen olayların üzerinden haklı fesih için tanınan altı iş günü geçmiş olması ve hepsinin disiplin cezası ile sonuçlandırılmış olması nedeniyle ikinci kez ceza verilmesi anlamına gelecek şekilde fesih sebebi olarak gösterilmesinin mümkün olmaması, son olay olan 12.08.2010 tarihli olayda, amiri konumundaki kişi ile tartışmış olmasının da işten haklı nedenle çıkartılmasını gerektirecek ağırlıkta olduğunun ıspatlanamaması, aralarında kısa süreli ve hakarete yada fiziksel müdahale boyutuna varmayan tartışma yaşanmasının davalı işverene haklı fesih imkanı veren bir olay olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından haklı fesih olduğuna dair davalı savunmasının ıspatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı işverence temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının iş sözleşmesinin davacıya verilen uyarı ve kınama cezaları ile görev ve sorumluluklarını açıkça yerine getirmemesi, işyeri disiplin kurallarına süreklilik arz eder şekilde aykırı davranması, amirine nezaket kuralları dışında davranması nedeniyle haklı sebeple feshedildiği anlaşılmıştır. Davalı işverence davacıya 22.04.2009 tarihinde yazılı uyarı cezası, 30.05.2009 tarihinde kınama cezası, 30.06.2009 tarihinde ağır kınama cezası, 18.02.2009 tarihinde iki kez kınama cezası uygulanmıştır. Fesihten önceki son olayda davacının amirinin talimatına direndiği anlaşılmaktadır. Tutanaklarla tespit edilen ve tanıklarca da doğrulanan davranışların tamamı fesih bildiriminde fesih sebebi olarak belirtilmiş olup bu davranışların tamamı birlikte değerlendirildiğinde fesih için haklı sebep oluşturmasa da geçerli sebep oluşturacağı açıktır. Davalı işverence yapılan fesih bu itibarla geçerli sebebe dayandığı halde mahkemece geçmişte cereyan etmiş olan olayların geçerli fesih kavramı içerisinde değerlendirilebileceği gözardı edilerek hatalı yorumla davanın reddi yerine kabülü doğru olmamıştır. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 08.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.