8. Ceza Dairesi 2010/16318 E. , 2012/29603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kavgada silah boşaltma HÜKÜM : - Sanık ... hakkında kavgada silah boşaltma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; - Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; - Sanık ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık, kavgada silah boşa
**8. Ceza Dairesi 2010/16318 E. , 2012/29603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme ve kavgada silah boşaltma HÜKÜM : - Sanık ... hakkında kavgada silah boşaltma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; - Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; - Sanık ...'ın 6136 sayılı Yasaya aykırılık, kavgada silah boşaltma ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçlarından hükümlülüğüne Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık ... ve ... haklarında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE), mercide yanılma nedeniyle CMK.nun 264. maddesi gözetilerek sanıklar müdafiinin isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesine, 2- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; A- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: Somut olayda 765 sayılı TCK ve 647 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu ve uygulamanın da buna göre yapılmasına karşın, takdiri indirim maddesi uygulanırken 5237 sayılı Yasanın 62 . maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün takdiri indirim uygulandığı bölümünden “5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi” ibaresinin çıkartılıp yerine “765 sayılı TCK.nun 59. maddesi” ibaresinin ilavesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), B- Sanık hakkında korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde ateş etme ve kavgada silah boşaltma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak: 5237 sayılı TCK.nun 7. maddesinde "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunlar uygulanır" ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinde de “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükümleri karşısında; şikayetçi ... ile aralarında çıkan tartışma sırasında sanığın üzerinde taşıdığı tabanca ile havaya ateş etmesi eyleminin 765 sayılı TCK.nun 264/7 de tanımlanan korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde ateş etme ve aynı yasanın 466/2 maddesinde tanımlanan kavgada silah boşaltma suçlarını oluşturduğu halde, 264. maddenin 7. fıkrasında yer alan " eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca bu fıkra ile cezalandırılacağına" ilişkin ibarenin 5237 sayılı TCK.nun 170. maddesinde yer almaması karşısında, kast ve 5237 sayılı TCK.nun 44. maddesi gözetildiğinde eylemin bir bütün halinde silahlı tehdit suçunu oluşturacağı, aynı anda birden fazla ateş edilmesinin tek bir suç olup zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek uygulama yapılıp sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.