3. Ceza Dairesi 2011/792 E. , 2011/6469 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine, cezasının teciline dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; 1- Orman mühendisinin suç vasfını belirlemek için alınan ek raporlarında kendisine yeniden yemin verilmemesi veya eski yemininin hatırlatılmamasıyla CMK'nun 64. maddesine aykırılık oluşturulması, 2- Sanığı…
**3. Ceza Dairesi 2011/792 E. , 2011/6469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine, cezasının teciline dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; 1- Orman mühendisinin suç vasfını belirlemek için alınan ek raporlarında kendisine yeniden yemin verilmemesi veya eski yemininin hatırlatılmamasıyla CMK'nun 64. maddesine aykırılık oluşturulması, 2- Sanığın tüm aşamada ısrarla yeri dededen babadan kaldığı gibi kullandığını savunmasına, orman mühendisinin de keşif sonrası düzenlediği raporunda yerin tek parça olarak 10-15 yıldır kullanıldığını ifade etmesine karşın, sonrasında ise ek raporunda suç yerinin suç tarihinden 2 yıl öncesinden açılıp sürüldüğünü belirtmesine göre, orman mühendisi raporlarında davaya konu yerin hangi tarihde açıldığı hususunda kendi aralarında çelişki bulunduğunun ve yine suç yerinin mesahası konusunda da orman bilirkişi raporları ile fenni bilirkişi rapor ve mütalaası arasında çelişki olduğunun anlaşılmasına göre, bu çelişkilerin tam olarak giderilebilmesi için mahallinde yeniden iki orman bir harita mühendisinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak suç tarihinde henüz orman tahdidi de kesinleşmediğinden en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı, amenejman planı ve tarihde kesinleşmiş ise arazi kadastro kayıtları ve haritası mahalline uygulanarak tapulu taşınmazdan suç tarihi itibariyle ormana tecavüz olup olmadığı, var ise mesahası ve hangi tarihde açıldığı, suç tarihinde kullanımda olup olmadığı tam olarak araştırılıp sonucuna nazaran bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden bu yönden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, 3- Eylemin, keşif sonucu madde zarara yol açıp açmadığının tam olarak tespiti durumuna göre CMK'nun 231/5. maddesi uygulanması hususunun yeniden değerlendirilmesi gereği, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.