Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı bir iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı bir iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/11/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1982 doğumlu olan başvurucu, bireysel başvuru konusu olayların gerçekleştiği tarihte Konya'da ikamet etmektedir. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 6/1/2016 tarihli iddianamesi ile aralarında başvurucunun da bulunduğu bir kısım şüpheli hakkında birden fazla kişi ile birlikte cebir, tehdit veya hileyle cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından kamu davası açılmıştır. Konya Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen yargılamanın 9/6/2016 tarihli celsesinde başvurucu, müdafiinin de hazır bulunmasıyla savunma yapmıştır. Başvurucu, savunmasında mağdurun yaşı konusunda hataya düşürüldüğünü ileri sürmüştür. Yargılama sonucunda başvurucunun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatine; çocuğun cinsel istismarı suçundan 10 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan ise 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 9/6/2016 tarihinde karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararında dosyada yer alan sanık anlatımları ve diğer delillere göre olay tarihinde mağdurun yaşının küçük olduğu hususunun başvurucu tarafından bilindiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir. Başvurucu; mağdurun yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düştüğünü, bu hususu yargılama aşamasında ileri sürmüş olmasına rağmen mağdurun gerçek yaşının tespit edilmesi amacıyla Mahkemece herhangi bir inceleme yapılmadığını belirterek karara karşı temyiz kanun yoluna müracaat etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 19/9/2017 tarihli kararı ile hüküm onanmıştır. Başvurucu, mağdurun yaşı konusundaki itirazlarını bu defa 22/1/2019 tarihli dilekçesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletmiş ve itiraz kanun yoluna gidilmesi yönünde talepte bulunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu itirazların daha önce yargılama ve temyiz makamlarınca değerlendirildiği gerekçesiyle başvurucunun talebi 17/2/2019 tarihinde reddedilmiştir. Öte yandan başvurucu 10/9/2019 tarihinde Ilgın Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek mağdurun nüfus bilgilerinde yazılı yaşının gerçeği yansıtmadığını, mağdurun ailesi tarafından nüfus kaydı sırasında doğum tarihinden sonraki bir tarihin doğum tarihi olarak bildirildiğini ileri sürerek mağdurun yaşının düzeltilmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucunun müracaatı üzerine resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan başlatılan soruşturma sonucunda başvurucunun soyut nitelikteki iddiaları dışında herhangi bir delil elde edilemediği gerekçesiyle 10/10/2019 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucunun bu karara itirazı Akşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 1/11/2019 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bu karar 13/11/2019 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu28/11/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.