14. Hukuk Dairesi 2015/11541 E. , 2016/4154 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.01.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa muhdesatın aidiyetinin tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair verilen 28.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri…
**14. Hukuk Dairesi 2015/11541 E. , 2016/4154 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.01.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa muhdesatın aidiyetinin tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair verilen 28.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil mümkün olmaz ise ağaç ve ev niteliğindeki muhdesatın davacılara ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine yazılması isteğine ilişkindir. Davacılar, asıl ve birleştirilen davada, 453 ve 454 sayılı parsel malikleri ile yaptıkları yarıcılık sözleşmesi sonucu taşınmazları bahçe haline getirdiklerini ve kendilerine bırakılacak kısma ev yaparak iyiniyetli olarak 30 yıldan fazla kullandıklarını, kullandıkları alanın tapusunun iptali ile adlarına tescilini, mümkün olmaz ise dikmiş oldukları ağaçların, evin mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tespiti ve beyanlar hanesine yazılmasını istemişlerdir. Bir kısım davalılar davayı kabul etmiş, bir kısmı davanın reddini istemiş, bir kısmı da duruşmalara katılmamıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TMK'nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK'nın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüz (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. TMK'nın 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin TMK'nın 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a)Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır.