8. Hukuk Dairesi 2015/4478 E. , 2017/5738 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu Belediye vekili, ilamda alacağın brüt olarak hüküm altına alındığını, işveren olarak kendilerinin bu ücretlerden ilgili yerlere yatırmak z…
**8. Hukuk Dairesi 2015/4478 E. , 2017/5738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu Belediye vekili, ilamda alacağın brüt olarak hüküm altına alındığını, işveren olarak kendilerinin bu ücretlerden ilgili yerlere yatırmak zorunda oldukları gelir ve damga vergisi ile bazı yasal kesintiler olduğunu, oysa tazminatlar ile diğer ücret alacaklarının net olarak belirlenmesi ve talep edilmesi gerektiğini, bu miktarlar değişince asıl alacaklara işletilmiş faiz kısımlarının da değişeceğini, faiz oranlarının yüksek olduğunu belirterek, icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, alacak kalemlerinin net olarak hesaplanıp takibe konulması gerekirken, brüt üzerinden takibe konulup, yine brüt üzerinden faiz hesabının yapıldığı belirtilerek takipte fazla talep edilen kısmın iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94, 61, 103 ve 104. maddeleri gereğince, ücretten kesilmesi gereken vergiler ve sigorta primlerinin, ilgili kamu idaresine ödenmesi zorunluluğu borçlu işverene aittir. Bir başka deyişle alacaklı, ilam konusu bedelden kesintiler yapıldıktan sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabilir. Ancak ilamda açıkça net olduğu belirtilmemiş ise bunun da brüt miktar olduğunun kabulü gerekmektedir. Verginin ödenmesi bakımından vergi dairesine karşı yükümlü olan borçlu idarenin ilamda yazılı alacaklarda “vergi sorumlusu” sıfatı ile gelir vergisine mahsuben vergi dairesine ödemeye zorunlu olduğu miktarlarda kesinti yapmak ve kalan kısmı da icra dosyasına yatırmak suretiyle borçtan kurtulması mümkün olacaktır (HGK.nun 27.06.1984 tarih ve 12-280/752 sayılı kararı). Takip dayanağı ilam içeriği ile ilgili yasal düzenlemeler nazara alındığında, işverence işçiye ödenen ücretin ödenmesi sırasında, işçinin mükellefi olduğu gelir ve damga vergisi ile sigorta prim borçlarının, kaynaktan yatırılması kuralı gereğince, işverence ödemeler sırasında kesilerek ilgili kurumlara yatırılması zorunludur. İşveren tarafından eksik ödenen ücretin ilamla brüt olarak tespit edilmiş olması halinde de, ödeme hangi tarihte yapılması gerekiyor ise, o tarihte ödenecek miktar matrah alınacak ve yine o tarihteki oranlar uygulanacaktır. İlamla belirlenen toplam alacak matrah alınmak suretiyle takibe konulduğu tarihteki oranlar üzerinden hesaplama yapılamaz. Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, gelir vergisi, damga vergisi ve sigorta prim kesintilerinin matrahının ne olduğu belirtilmediği gibi hangi oranda kesinti yapıldığı da açıklanmamıştır. Bu hali ile rapor denetime elverişli değildir.